Hüseyin Şuekinci’nin hazırlayıp sunduğu Spor Hikâyeleri’nin bu haftaki konuğu, Lig Radyo program yapımcılarından Cüneyt Kaşeler’di.

Lig Radyo’da 2011’den bu yana hafta içi her akşam saat 18.00-20.00 saatleri arasında “Cüneyt Kaşelerle Gol Yolları” adlı programı hazırlayıp sunan deneyimli ismin radyoculuk geçmişi, özel radyoların yeni açılmaya başladığı 1990’lı yıllara kadar uzanıyor.

Cüneyt Kaşeler, yayının başında kendisini şu sözlerle ifade etti; şu an spor medyasındayım ancak muhabir değilim, muhabirlere saygısızlık edemem. Muhabirlik çok kutsal ve çok zor bir iş. Gazeteci değilim çünkü bu işin okulunu okumadım ama radyocuyum diyebilirim.

Uludağ Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olan Cüneyt Kaşeler’le mesleğe nasıl başladığını, spor medyasını, tribünleri ve hayata bakış açışını konuştuk.

Cüneyt Kaşeler’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

MÜZİĞİ, EDEBİYATI VE SİNEMAYI ÇOK SEVİYORUM

“1994’te Kent FM’de başladım bu mesleğe. Müziği, edebiyatı ve sinemayı çok seviyordum. O dönemlerde bu işlerden kazandığınız para geçinmeye yetmiyordu. Dolasıyla başka işlerde çalıştım ancak 2001’de Kent FM kapanana radyodan hiç kopmadım. Sonrasında 10 yıl ara vermek durumunda kaldım.

“BU SORULARI NERDEN BULUYORSUN?” DİYENLERE CEVABIM: DÜŞÜNÜYORUM

Bu mesleğe şu yüzden çok önem veriyorum. Muhabirlik, çok değerli, kutsal bir iş. Aslında milyonların yerine soru soruyoruz. İnsanların haber alma hakkını yerine getiriyoruz. Kendimi tatmin etmek için ya da manşet almak için soru sormuyorum. İnsanlar neyi merak ediyor diye hafta içinde düşünüyorum, maç içinde düşünüyorum. Onlarca kişiye soruyorum ‘Ne sorayım?’ diye. Düşünüyorum, düşünmeden olmuyor bu işler.

* Babamın çocuklarını affetmeyeceği tek şey okumamaktı.

* Favori at olmamak lazım, favori olup kaybedince onu göğüslemek çok zor oluyor.

* Bizde futbolu yorumlayanlar sadece futbolu ve tuttuğu takımı konuşuyor, bu çok sıkıcı.

* Hayat tek bir konu üzerinden açıklanabilecek sığ bir şey değil.

* İnsanların tuttuğu takım hayatlarındaki küçük bir teferruat aslında.

* Tuttuğu takım için her şeyden vazgeçebilen taraftarlar var.

* İnsanlar çok mutsuz ve bu nedenle taraftarlığa çok fazla anlam yüklüyorlar.

* Sınırlı şeylere ulaşmak çok değerliymiş, bugün her şeye ulaşılsa da tatminsizlik var.

* Özümüze döndüğümüzde daha mutlu olabiliriz.

* Bu sıkıntılı dönemi yardımlaşarak, daha fazla insan olarak aşacağız.

* Vazgeçebilmek büyük bir güçtür aslında.

* Kendimizi başkalarının istediği gibi ifade etmek zorunda değiliz.”

Cüneyt Kaşeler ile Spor Hikâyeleri’nde yaptığımız sohbetin tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.