Amerika Birleşik Devletleri ‘nin (ABD) Beijing Büyükelçiliği ve Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi yönetimi ortaklaşa “Xinjiang Güzel Bir Yer” konulu bir video konferans düzenledi. Xinjiang’dan gelen yetkililer ve sakinler, yaşam hikâyelerini anlattı ve Amerikalı katılımcılarla temasta bulundu.

Toplantıdan önce Çin tarafı ABD Kongresi üyeleri ve asistanlarını davet etmişti. Ancak sürekli Xinjiang’daki “insan haklarına” önem verdiklerinden bahseden Amerikalı politikacılardan neredeyse hiçbiri etkinliğe katılmadı.

Yaptıkları neden söylediklerinden farklı? Çünkü çok iyi biliyorlar, Çin karşıtı düşünce kuruluşları ve oynayan “aktörlerle” birlikte Xinjiang hakkında uydurdukları yalanlar, Çin’in gösterdiği gerçeklere karşı savunmasız hale gelecek. Gerçeklerle yüzleşmeye cesaret edemeyen Amerikalı politikacılar kendi kendini kandırma oyunu içinde. Ancak bölgeye dair gerçekler her geçen gün yalanları bastırıyor.

Mevcut ABD yönetimi iktidara geldikten sonra, eski yönetimin uyguladığı Çin politikalarını sürdürmeye gayret ediyor. Müttefikleriyle birlikte Xinjiang konusunda manipülasyonlar yayarak Xinjiang’ın pamuk endüstrisini itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Amaçları bölgenin ekonomik gelişimini baltalamak. Böyle bir çabanın en çok da o bölgede yaşan Uygur veya Han olsun Çin vatandaşlarına zarar verebilecek olması umurlarında değil. Bunu kendilerince bir “insan hakkı ihlali” olarak görmüyorlar.

Oysa gerçek insan hakları boş bir laftan ibaret değil. İnsanca yaşamak için güvenlik ve refah şart. Veriler bunu gösteriyor: Çin hükümetinin politikaları sayesinde, geçen dört yıldan uzun sürede Xinjiang’da herhangi bir terör olayı meydana gelmedi. Bölge ekonomisi ve toplumu istikrarlı bir şekilde gelişti.

2014-2019 yıllarında Xinjiang’ın Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) yıllık ortalama yüzde 7,2 arttı ve bölge sakinlerinin kişi başına harcanabilir geliri yıllık ortalama yüzde 9,1 oranında büyüdü. 2020’de Xinjiang’ın GSYİH’sı yüzde 3,4 büyüdü ve bu sayı Çin’in ortalama seviyesinden 1,1 puan yüksek. Xinjiang tüm dezenformasyon kampanyasına rağmen gelişiyor.

Geçtiğimiz birkaç yıl içinde 100’den fazla ülkeden bin 200’den fazla diplomat, gazeteci ve dini yetkililer Xinjiang’i ziyaret etti. Sosyal medya fenomenleri Xinjiang sokaklarında röportajlar yaptı. Bu gözlemcilerin anlatımları, barış ve huzur içinde bir Xinjiang gösteriyor. Bazı Amerikalı politikacılar Xinjiang’daki gerçekleri görmekten korkuyor ve gelişen Xinjiang’la yüzleşmeye cesaret edemiyor. Çünkü Xinjiang’ın kalkınma başarıları, onların “insan hakları” kisvesiyle Çin’in gelişimini baltalama girişimlerini boşa çıkaracaktır.