Global Times / Yu Ning

Giderek Batılı bir siyasi araca dönüşen İnsan Hakları İzleme Örgütü, çarşamba günü yayınladığı bir raporda Beijing destekçilerini ve Çin hükümetini Avustralya’daki Çinli “demokrasi yanlısı” öğrencileri taciz etmek, gözdağı vermek ve gözetlemekle suçladı.

“’Sahip Olduğumuz Korkuyu Anlamıyorlar’: Çin’in Uzun Süreli Baskıya Ulaşması Avustralya Üniversitelerinde Akademik Özgürlüğü Nasıl Zayıflatıyor?” başlıklı 102 sayfalık raporda, Avustralya‘daki üniversitelerde Çin ile ilgili dersleri veren “demokrasi yanlısı” akademisyenlerin ve öğrencilerin Beijing yanlısı sınıf arkadaşlarının yapabileceği tehdit veya zorbalıklardan ve Çin’deki yetkililere “rapor edilme” stresinden kaçınabilmek için otosansür yapmaları gerektiği ve bu konularda baskı hissettikleri belirtildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, özellikle Hong Kong ve Xinjiang ile ilgili meselelerde olmak üzere Çin’i itibarsızlaştırmak için basmakalıp söylentiler ve yalanlar üretmesiyle bilinir. Bu raporda da aynı söylem kullanılıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, son raporunu 24 öğrenci ve Çin topraklarında veya Hong Kong’da eğitim veren ya da uzmanlık alanları Çin olan 22 akademisyenle görüşmeler yaparak oluşturdu. Bu rapora göre, Avustralya’daki Çinli “demokrasi yanlısı” öğrencilerin hassas konular hakkında yorum yapmaları durumunda taciz edildikleri ve cezalandırılma korkusu yaşadıkları sonucuna ulaştı. Avustralya’daki üniversitelere kayıtlı yaklaşık 160 bin Çinli öğrenci bulunmakta. Güvenilir ve bilimsel bir araştırma yapıyor olsaydı, İnsan Hakları İzleme Örgütü tamamı takma isimler kullanan bu kadar küçük bir grup insana başvurmazdı.

Rapor somut kanıtlar sunmuyor. Ayrıca, suçlamaların dayanağı yok. Örneğin, 2014’teki Hong Kong protestolarını destekleyen “J” takma isimli bir katılımcı “Hong Kong’daki öğrencilerden ailelerin fişlenerek tehdit edildiğini duyumunu aldığından dolayı” Çin topraklarında yaşayan ailesi için endişelendiğini söyledi. Açık konuşalım; J’nin ailesi herhangi bir şekilde tehdit edilmedi. İnsan Hakları İzleme Örgütü, J’nin bir söylentiye dayanan iddiasını öylece gündeme getirdi ve Çin’e çamur atmak için kanıt olarak kullandı. Böyle absürt bir iddiaya dayanan rapor tutarlı olamaz.

İNSAN HAKLARI İZLEME ÖRGÜTÜ’NÜN AMACI “ÇİN’İ İTİBARSIZLAŞTIRMAK”

East China Normal Üniversitesi Avustralya Araştırmaları Merkezi’nde profesör ve yönetici olan Chen Hong, Global Times’a verdiği demeçte “Korkarım Avustralya kampüslerindeki gerçek durum, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporunun gösterdiğinin tam tersi.” dedi. Chen, Avustralya’daki Çin karşıtı histerinin son yıllarda kontrolden çıkma seviyesine ulaştığını belirtti. Ona göre, “McCarthy korkusu” sadece Avustralya siyasetinde değil, üniversitelerde de hüküm sürüyor. Birçok ana kara öğrencisi Çin sistemine veya Çin’in Hong Kong ile Xinjiang politikalarına desteklerini açıkça ifade etmeye cesaret edemiyor.

18 Mart’ta Melbourne Hukuk Fakültesi’nin resmi olmayan öğrenci gazetesinde Çin hükümetinin Uygur Müslümanlarına yönelik iddia edilen vahşeti nedeniyle Melbourne Üniversitesini Çinli öğrencileri kabul etmeyi durdurmaya çağıran isimsiz bir makale yayınlandı. Bu olay, Çinlilere ve Asyalılara karşı olan ırkçılığın daha da alevleneceğine dair endişe kıvılcımları yarattı. Böylesine yoğun Çin karşıtı ve Çinli öğrencilere karşı ayrımcı bir atmosferde, ana karadan birçok öğrenci Xinjiang veya Hong Kong’daki gibi hassas konularda sessiz kalmak zorunda. Bu öğrenciler, Avustralya’daki Çinli öğrenci topluluğunun çoğunluğunu oluşturuyor. Çin’de doğup büyümüşler. Çin hakkındaki gerçeği biliyorlar ve Çin’in sistem ile politikalarını destekliyorlar, ancak “sessiz çoğunluk” olmak zorundalar. İnsan Hakları İzleme Örgütü neden onların engellenmiş ifade özgürlüklerine ve Avustralya’da yaşadıkları ayrımcılığa hiç dikkat etmiyor?

Doğrusu şu ki; bu insan hakları grubu, Avustralya’daki ifade özgürlüğünü ve akademik özgürlüğü hiç umursamıyor. Hong Kong ayrılıkçılarının az sayıdaki destekçilerini kurban olarak göstermek için yalanlar üretmek gibi kirli oyunlar oynuyorlar. Gerçek amaçları, Avustralya’daki üniversiteleri Hong Kong ayrılıkçıları için bir sığınağa dönüştürmektir.

Geçmiş yıllarda Avusturya, bazı yabancı Çin karşıtı güçlerin kışkırtması altında Çin karşıtlığında sersemce ön saflara geçti. Bu durum, Çin kamuoyunun Avustralya ve Avustralya’daki üniversiteler hakkındaki görüşlerini kötüleştirdi. İnsan Hakları İzleme Örgütü, çarpık ve yanlış bilgilendirilmiş raporuyla Çin hakkındaki yanlış algıyı körüklemeye ve Avustralya kampüslerindeki Çin karşıtlığını daha da kışkırtmaya çalışıyor. Eğer Avustralya üniversitelerinde bu Çin karşıtı kışkırtmaların daha da yoğunlaşmasına göz yumarsa bu Çinli öğrenciler için denizaşırı akademik çalışmaları için seçeneklerinden birini kaybetmelerine neden olur, fakat, ülkedeki uluslararası öğrencilerin yaklaşık yüzde 40’ını Çinli öğrencilerin oluşturduğu Avustralya bu tercihinin sonuçlarına katlanmak zorunda kalacaktır.