İngiltere Başbakanı Boris Johnson, önümüzdeki yıllarda İngiliz savunması, kalkınması ve dış politikası hakkında değerlendirme ve öneriler içeren bir raporu açıkladı. “Rekabetçi Çağda Küresel Britanya” başlığını taşıyan 114 sayfalık raporda Çin’den 27 kez bahsedildi.

Rapor hükümetin 2025’e kadarki kapsamlı ulusal güvenlik ve dış politika hedeflerini ortaya koymaktadır.

Reuters’te yer alan haberde, raporun Soğuk Savaş’ın sona ermesinden 30 yıl sonra İngiliz dış ilişkiler ve savunma politikaları üzerinde yapılan en büyük ve kapsamlı bir değerlendirme olduğu belirtildi.

“EN BÜYÜK MÜTTEFİKİMİZ ABD OLACAK” 

Belgedeki bazı politikalar Brexit sonrası İngiltere’nin ABD’yi “en yakın müttefiki” olarak gördüğünü gösteriyor. New York Times’ın haberine göre, Brexit sonrası dış politikası için uzun zamandır beklenen plana göre, Avrupa Birliği’nden çıkan İngiltere, kendisini tehlikeli bir dünyada ABD’ye daha yakın tutmak istiyor.

Johnson, Parlamento’da “Birleşik Devletler bizim en büyük müttefikimiz ve savunma, istihbarat ve güvenlikte benzersiz bir yakın ortağımız olacak” dedi ve ekledi: “Değerlerimizin yanı sıra çıkarlarımız için de ayağa kalkacağız.”

Ancak rapor bir yandan Çin ile ticari ilişkileri geliştirmeyi teşvik ederken, diğer yandan Çin’i “büyük bir tehdit” olarak görüyor. Uçak gemilerinin konuşlandırılmasıyla Hint-Pasifik bölgesindeki varlığın güçlendirilmesi istenirken, Çin’i dengelemek ve nükleer savaş başlıklarını artırmak istedi ifade ediliyor.

Uluslararası çıkarlar bölümünde Çin’in artan uluslararası itibarının bugün dünyadaki en önemli jeopolitik faktör haline geldiğine ve İngiliz değerleri ve çıkarlarının yanı sıra uluslararası düzeni de etkilediğine işaret edildi.

Raporda ayrıca Çin’in önümüzdeki 10 yıl içinde küresel ekonomik büyümeye diğer tüm ülkelerden daha fazla katkıda bulunacağı ve Çin ve İngiltere’nin iki taraflı ticaret ve yatırımdan faydalanacağı dile getirilirken, ancak Çin’in İngiltere’nin ekonomik güvenliğine “büyük bir ulusal tehdit oluşturacağı” iddia edildi.

Raporda ulusal güvenlik ve değerler korunurken, Çin ile pozitif bir ticaret ve yatırım ilişkisi aramaya devam edilebileceği ifade edildi. Raporda, iklim değişikliği gibi uluslararası zorlukların çözümünde Çin ile işbirliğinin sürdürüleceği belirtildi.