Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) ev sahipliğinde 40 ülke liderinin katıldığı çevrim içi İklim Zirvesi’nde konuşan dünyanın farklı ülkelerinden liderler, “karbon nötr” olma hedefinin önemini vurguladı.

Güney Kore (Kore Cumhuriyeti) Devlet Başkanı Moon Jae-in, zirvedeki konuşmasına, ABD Başkanı Joe Biden’a, ülkesini Paris İklim Anlaşması’nı yeniden taraf haline getirdiği ve İklim Zirvesi’ni düzenleyerek bu alanda liderlik etme iradesini ortaya koyduğu için teşekkür ederek başladı.

Güney Kore’nin, Covid-19 salgının yarattığı zorluklara rağmen geçen yıl, 2050’de karbon nötr olma hedefini ortaya koyduğunu anımsatan Devlet Başkanı Moon, bu hedefe ulaşmak için detaylı senaryolar üzerinde çalıştıklarını belirtti.

Moon, ülkesinin Birleşmiş Milletler’e (BM) geçen yıl yaptığı bildirimde ulusal karbon emisyonunu 2017’deki düzeyin yüzde 24,4’üne kadar azaltmayı taahhüt ettiğini, bu hedefe ulaşmak için emin adımlarla ilerlediklerini aktardı.

Güney Kore’nin 2018 yılında karbon emisyonu açısından en yüksek düzeye ulaştığını belirten Moon, 2019 ve 2020’de karbon emisyon oranında yıllık yüzde 10’dan fazla azalma kaydedildiğini bildirdi.

KÖMÜRE BAĞLI ENERJİ ÜRETİMİNE SON

Karbon nötr olma doğrultusunda tüm ülkelerin kömüre dayalı enerji üretimine son vermesinin hayati önemde olduğunu vurgulayan Moon, “Biz Güney Kore olarak, Kore şirketlerinin yurt dışında kurduğu kömür bazlı elektrik santrallerini için kamu teşviklerine son veriyoruz. Göreve geldiğimizden bu yana yurt içinde hiçbir kömür santralinin kurulmasına izin vermedik, mevcut eski tesislerin zamanından önce kapatılmasını sağladık. Bu yolla enerji üretiminde kömüre bağlılığımızı büyük ölçüde azaltmayı başardık.” dedi.

Kömür yerine güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesine öncelik verilmesi gerektiğine dikkati çeken Moon, “Ancak gelişmekte olan ülkeler kömüre bağımlılıktan kurtulmakta zorlanabilirler. Bu yüzden onlara gerekli destek sağlanmalı, böyle bir adımın sektörlere, işletmelere ve istihdama verebileceği zarara karşı tedbirler alınmalı. Biz ülke içinde ve dışında bu türden girişimlere finans desteği sağlamayı sürdüreceğiz.” diye konuştu.

YENİLENEBİLİR ENERJİ TEKNOLOJİLERİNE YATIRIM

Avustralya Başbakanı Scott Morrison da zirvedeki konuşmasında, ülkesinin hâlihazırda Paris Anlaşması’ndaki taahhütlerini yerine getirme yolunda olduğunu ve Glasgow’da yapılacak yeni iklim toplantısına kadar uzun vadeli emisyon azaltma hedeflerini güncelleyeceklerini ifade etti.

2030 yılına kadar kişi başına karbon salımı düzeyini yüzde 70 düşürmeyi hedeflediklerini kaydeden Başbakan Morrison, “Avustralya karbon emisyonunda net sıfıra ulaşma yolundadır. Amacımız bu endüstrilerimiz daha üretken kılan teknolojiler yoluyla bu hedefi en kısa zamanda yakalamaktır.” ifadelerini kulandı.

Avustralya’da yenilenebilir teknolojileri kullanma oranının dünya ortalamasına kıyasla kişi başına 10 fazla olduğuna dikkati çeken Morrison, “Avustralya için karbon nötr olma meselesinde ‘acaba’ ve hatta ‘ne zaman’ sorusu mevzubahis değildir. ‘Nasıl’ sorusu daha önemlidir. Bu yüzden Teknoloji Yatırım Yol Haritası inisiyatifi ile teknolojik çözümlere yatırım yapıyoruz. Temiz hidrojen, çevreyle uyumlu çelik üretimi, enerji depolama ve karbon tutma gibi alanlara 20 milyar dolar yatırım yaparak bunları ticari bakımdan kârlı hale getirmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu alanlara 80 milyar dolar yatırım gelmesini bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Avustralya’da temiz hidrojen enerjisini üretiminde dünyaya öncü olmayı hedeflediğini vurgulayan Morrison, şunları kaydetti:

“Sayın Başkan ABD’de sizin Silikon Vadi’niz var, biz ise Avustralya’da hidrojen vadileri yaratma yolundayız. Ulaştırma sektörümüzü, madencilik ve yeraltı kaynakları sektörümüzü, imalatımızı ve enerji üretimimizi dönüştürmeyi hedefliyoruz. Gelecek kuşaklar bizi ne söylediğimizle değil ne yaptığımızla yargılayacak, Avustralya bu anlamda sözüne güvenilir bir ülke olacaktır.”

TEKNOLOJİ TRANSFERİ

Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina ise iklim değişikliği ile mücadelede 4 unsurun altını çizdi.

Hasina, ilk olarak, gelişmiş ülkelerin küresel sıcaklık artışını 1,5° C’de tutmak için karbon salımını azaltması gerektiğini vurguladı.

İkinci olarak, iklim değişikliğine uyum ve karbon salımının azaltılması konusunda yılda 100 milyar dolar mali kaynak sağlanmaması gerektiğini belirten Hasina, ayrıca uluslararası finans kurumlarının ve özel sektörün iklim değişikliği ile mücadelede kapsamında, “ayrıcalıklı iklim finansman planları” geliştirmeleri gerektiğini aktardı.

Son olarak, “yeşil ekonominin” geliştirilmesine vurgusu yapan Hasina, karbon nötr teknolojilerin uluslararası transferinin sağlanması gerektiğini belirtti.