China Daily / Liu Yuanling

Çin-Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilişkileri tarihsel bir düşük seviyede. Joe Biden yönetiminin Çin politikası önceki yönetimin çatışmacı politikasından farklı olsa da, ikili ilişkilerin iyileştiğini gösteren herhangi bir işaret yok.

Bu koşullarda, iklim değişikli eylemleri üzerine görüşmelerde bulunmak Çin-ABD iş birliğini yeniden başlatmak için iyi bir yol olacaktır. Aslında, Çin-ABD iş birliği iklim değişikliğine karşı nükleer mücadelenin başarısı için elzem.

İlk olarak, Çin ile ABD aynı ortak “iklim” değerlerine sahip ve bu nedenle iş birliğini yeniden başlatmak için görüşmelerini bu değerler temelinde yürütebilirler. Biden yönetimi, ABD’nin iklim konularındaki küresel liderliğini yeniden kurmak ve küresel toplumun gelişmesine yardım etmek amacıyla, iklim değişikliğini ABD diplomatik ve güvenlik stratejisinin merkezine koyma sözü verdi.

Çin 2050’de refah içinde, güçlü, demokratik, kültürel olarak gelişmiş, uyumlu ve güzel büyük bir modern sosyalist ülke haline gelme ve insanlık için ortak bir geleceğe sahip toplum kurmaya yardım etme hedefi nedeniyle, iklim sorununa büyük önem veriyor ve iklim değişikliğine karşı küresel mücadelede öncü bir rol oynuyor. İklim değişikliği hem ABD hem de Çin’e büyük bir tehdit oluşturuyor bu nedenle iki ülke bunu iklim konusundaki iş birliklerine yeniden başlamak için kullanmalıdır.

İkincisi, iklim konusundaki Çin-ABD iş birliği sadece küresel iklim yönetişimini teşvik etmeyecek, aynı zamanda iki tarafın kendi iklim hedeflerine ulaşmalarına da yardım edecek. ABD ile Çin dünyanın iki en büyük ekonomisi ve aynı zamanda büyük sera gazı salımı yapan ülkeler. Ve onların toplam karbondioksit salımları dünya toplamının yüzde 40’ından fazlasını oluşturduğu için, eylemleri küresel iklim mücadelesinin başarısını belirleyecek.

Üçüncüsü, Çin-ABD iklim iş birliği birçok başka konuyu da etkileyecektir. Eğer ikili ilişkilerin kötüleşmesinin iklim değişikliği için iş birliği potansiyelini yok etmesine izin verirlerse, ya da ticari ve ekonomik anlaşmazlıkların ikili iklim diplomasisini kirletmesine izin verirlerse, trajik artan bir anlaşmazlık ve karşılıklı zarar gerçeği ile karşı karşıya kalacaklar.

BEIJING VE WASHINGTON KÜRESEL İKLİM YÖNETİŞİMİNİ TEŞVİK ETMELİ

Alaska’nın Anchorage kentinde geçen ay yapılan çok da dostça olmayan Çin-ABD görüşmelerinde bile Çin yetkilileri tekrar tekrar iki tarafın iklim hareketlerinde iş birliği yapabileceklerini ve yapmaları gerektiğini söyledi. Öyleyse, Çin-ABD iklim iş birliğini desteklemek için ne yapılması gerekiyor?

Başlangıç olarak, iki tarafın iklim iş birliğinin yeniden başlaması için doğru koşulları yaratmak için, iklimle ilgili konularda, uzmanlar, akademisyenler ve hatta iş insanları arasındakiler olmak üzere, farklı düzeylerde iletişimi artırması gerekir.

Ayrıca Beijing ile Washington’ın birlikte küresel iklim yönetişimini teşvik etmesi gerekir. ABD ve ABD sırasıyla 2050 ile 2060’tan önce karbon nötre ulaşma sözü verdi. Ama kendi karbon nötr hedeflerine ulaşmak için iş birliği yapar ve bilgi paylaşırlarsa, karbon salımını azaltma küresel görevine daha fazla ülkenin katılmasını sağlayabilirler.

Küresel iklim hareketinde öncü ve örnek bir rol oynayan Avrupa Birliği (AB), iklim değişikliğine sağlamak için ABD ve Çin ile birlikte çalışmak istediğini açıkladı. Ve üç taraf arasındaki iş birliği Paris Anlaşması’nın uygulanmasına yardım edecek ve sağlam bir küresel iklim yönetişim mekanizması kurulmasına yardım edecektir. İklim değişikliği aynı zamanda bir kalkınma sorunu olduğu için, ekonomi ve ticaret, yatırım, finans, bilim ve teknoloji alanlarıyla ilgilidir. Dolayısıyla, eğer Beijing ile Washington iklim konusunda sağlıklı bir rekabet ve aktif iş birliğine girebilirlerse, diğer ikili ilişkileri de çözmenin yollarına bulabilirler.

Üçüncüsü, iki ülkedeki eyalet ile kent yönetimlerinin iklim konusundaki ilişkiler ve iş birliğini yeniden başlatmak için kullanabilecekleri iklim eğitimi gibi alanlarda iş birliği için büyük bir alan var. Tesadüfen, ABD Başkanı Biden’ın özel iklim temsilcisi John Kerry, bir iklim politikası ve eylem belirmenin önemli yönlerinden birinin iklim eğitimi olduğunu söyledi. Dolayısıyla, iki tarafın Çin-ABD iklim iş birliğini teşvik etmek için iklim eğitimi konusundaki ortak çabaları yeniden başlatması gerekir.

Ulaştırma, gibi diğer alanlarda da Çin-ABD iş birliği için yeterince alan var, çünkü 2040’ta motorlu araçlardan kaynaklanan salımı sıfıra indirme hedefine ulaşmak için dünyanın küresel araç filosunu mevcut hızın en az iki katı hızla dönüştürmesi gerekiyor. Ve bunu yapmanın en iyi yolu, diğer şeylerin yanı sıra, bu tür araçların maliyetini düşürmek için sıfır salımlı araçların kullanılmasını teşvik etmek gerekir. Çin ve ABD bu alanda iş birliği için büyük bir potansiyele sahip, çünkü sadece dünyadaki en yüksek araç sahibi olan ülkeler değiller, Çin en büyük elektrikli araç üreticisi ve kullanıcısı.

İki ülke iklim değişikliği ile mücadelede zengin deneyim ve karşılaştırmalı avantajlara sahip. Eğer birbirlerinin güçlerini ve zayıflıklarını tamamlarlarsa, sadece diğerinin iklim hedeflerine ulaşmasına yardımcı olmaz, aynı zamanda iklim değişikliğine karşı küresel mücadeleyi de güçlendirirler.