CGTN / Tim Buckley

Küresel dönüş noktaları geçmişe bakıldığında aşikârdır ama şu anda zorunlu olarak anlaşılabilir olmaları gerekmez. Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü 2021’deki altı gelişmenin toplam etkisinin muhtemelen küresel sermayenin geleceğin sıfır salımlı endüstrilerine doğru dönüşünü haber verdiğini düşünüyor. Bu dönüş yeni yıkıcı teknolojilerin artması, fosil yakıtlarından yatırımcı sermaye kaçışı ve bilimsel gereklilik tarafından destekleniyor. Bu gelişmelerin her biri tek başına önemli. Hepsi bir arada küresel tutku ve on yılların teknoloji yarışında peş peşe gelen değişiklikleri ortaya koyuyorlar.

2021’in havası mayısta Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) 2050 Net Sıfır Emisyon Yol Haritasının açıklanması ile başladı. Bu yol haritası net sıfır emisyonun ve 1,5 derece ısının ne anlama geldiğini çok açık biçimde ortaya koydu, hemen uygulamaya geçmek üzere, yeni petrol, gaz ve kömüre hayır. IEA ayrıca yıllık 4 trilyon dolarlık yatırımdan bahsetti, bu büyük bir meydan okuma ve devasa bir fırsat. Buna ek olarak Nisan 2021’de Birleşmiş Milletler (BM) liderliğindeki en geç 2050’de Net Sıfır için Finansal İttifak’ın açıklanması köklü bir çığırın açılmasıydı, bunun 70 trilyon dolarlık bir ortak varlıkla desteklendiği dikkate alınırsa. Bu finansal ittifak, Eylül 2021’e gelene kadar geçen 4 aylık dönemde yönetilen varlıkların (AuM) yüzde 30 artarak 90 trilyon dolara yükselmesiyle birlikte, hemen küresel bir öneme sahip oldu.

ÇİN 2030’DA YEŞİL HİDROJEN ENERJİ KAPASİTESİ KURMAYI PLANLIYOR

Sadece Ekim 2021’de AuM, Japonya sigorta sektörünün büyük şirketlerinin yanı sıra hepsi de tarihsel olarak devasa fosil yakıt finansörü olan JPMorgan Chase, Wells Fargo ve Goldman Sachs ve 6 büyük Kanada katılmasıyla birlikte 100 trilyon doları aştı. Küresel finans radikal olarak 2021’deki hedefini değiştirdi. 1,5 derece için vadeliden bu ortak 100 trilyon dolara karşı bahse girmek doğru olmaz.

Küresel öneme sahip olan üçüncü gelişme Hint milyarder Mukesh Ambani’nin Reliance Industries 2035’te Net Sıfır Emisyon sözü vermesidir. Ambani normal olarak 2050 hedefi ile uyumlu olmasa da bu hedefe gelişmiş dünyadan 15 yıl önce ulaşma sözü v ererek şirket liderlerine küresel olarak meydan okudu. Hindistan’ın en zengin kişisi harekete geçtiğinde bunun sonuçları dünyanın üçüncü büyük elektrikli sistemlerine sahip, dünyanın ikinci büyük kömür üreticisi-tüketicisi ve enerji güvenliği dengesiz fosil yakıt ithalatı ile en zayıf durumda olan Hindistan için çok önemli olacaktır. Ambani 2 ila 3 yıl içinde 10 milyar dolar yatırım sözü verdi ve sadece Ekim 2021’deki dört ayrı işlemde yapılan 1 milyar dolardan fazla yatırım, bu kapasite kurmanın iyi yolda olduğunu gösteriyor. 2021-2022’nin ilk yarısında sıfır salımlı kaynaklardan gelen yeni kapasitenin yüzdü yüz inşası ile, Hindistan’daki değişim de gerçekleşmektedir.

Dördüncü küresel olarak önemli gelişme ise Çin’in “N+1″ politika çerçevesinin ilan edilmesidir. Bu Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping çığır açan karbon salımlarını 2030’da azaltmaya başlama ve 2060’da net sıfır emisyon hedefini gerçekleştirme sözünü vermesinin yıl dönümünde açıklandı. Bu Çin ekonomisini temelden değiştirmeye yönelik olağanüstü detaylı 37 noktadan oluşan bir plandır ve Çin Bankası’nın yurt dışında yeni kömür santrallarını finanse etmeyi derhal durdurma sözüne dayanmaktadır.

KUŞAK YOL İNİSİYATİFİ KÜRESEL ETKİLEŞİMİN MERKEZİNDE

Kuşak Yol İnisiyatifi’nin yeşillendirilmesi de şimdi Çin’in küresel etkileşiminin merkezindedir ve Çin’in bu sermayeye en çok ihtiyaç duyulan yükselmekte olan ülkelerdeki rüzgâr, güneş, elektrikli araçlar, piller ile şebeke ağlarındaki küresel teknoloji liderliğine siyasi ve finansal destek vermektedir.

Bunun, daha önce görülmemiş boyutlarda sıfır salım ülke içi altyapılarını kullanıma sokma kapasitesini sağlayarak potansiyel olarak çok büyük jeopolitik sonuçları olacak. Çin harekete geçtiğinde, yaparak öğrenme ve ölçek çığır açıcı olacak. Örneğin, Çin 2030’da 100 milyar vat (gigawat) yeşil hidrojen enerji kapasitesi kurmayı planlıyor.

Bu belki alışılmadık bir tercih ama yeni gelişmenin 5. potansiyel kilidi olarak, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Hazinesi’nin Ekim 2021’deki Finansal İstikrar Denetim Komitesi’nin raporunun yayınlanmasına işaret edelim. Raporda ABD Hazinesinin kilit finansal risklerin değerlendirilip tamamen açıklanması için Sermaye Piyasası Komitesi (SEC) ile birlikte çalıştıkları belirtiliyor. Birçok finansal kurum iddialı 1,5 dereceye uyum sağlama sözlerini nasıl uygulayacaklarını belirlemeye çalışırken, hızlı kapasite kurulumunun devam etmesini bekleyebiliriz. Ancak verilen sözlerin gerçekliğini sağlamak için yatırımcıların düzenleyici sorumlulukları, yeşil göz boyamacılığın azaltılmasını sağlayabilir. Ve ABD sermaye piyasalarına erişimin önemi dikkate alınırsa, bunun da küresel sonuçları vardır.

KÜRESEL YATIRIMCILARDAN YENİ ENERJİ SİSTEMLERİNE YATIRIM YAPMA KARARI

Altıncı küresel olarak önemli gelişmemiz firmaların küresel hidrojen elektrolizör üretim kapasitesini 2025 gibi kısa bir gelecekte 20 katına çıkarma konusundaki ortak açıklamasıdır. İngiliz elektrolizör üreticisi ITM Power 2024’e kadar 5 gigavatlık kapasite kurmak için 250 milyon sterlin koydu. Alman Thyssenkrupp bunu takiben, toplam yıllık elektrolizör üretim kapasitesini şu andaki 1 gigavattan 5 gigavata çıkarma planlarını açıkladı. Ve bunu tamamlayan bir şekilde, Fortescue Metals Group (FMG) daha yeni Queensland’daki Gladstone’da 22 gigavatlık bir fabrika kurma planlarını açıkladı.

Yeşil hidrojen bugün ticari olarak kullanımdan hayli uzak ama elektrolizör üretiminde kademe atlanması ticarileşmeye giden yolu desteklemek için gereken yatırım maliyetinin azaltılmasını destekleyebilir. Dolayısıyla küresel yatırımcılar yıllık olarak yeni enerji sistemlerine 4 trilyon dolar yatırım yapma kapasitesi kurarken, politika ile düzenleyici çerçeve ve hazırlanıyor.

Altı yıllık bir aradan sonra Paris Anlaşması’nın artan iddiası geçen yıl, Çin, Japonya ile Güney Kore’nin öncülüğünde başlangıç aşamasını geçti ve ardından ABD Başkanı Biden’ın yeni iklim sözleri ile hızlandı. Hindistan’ın hem enerji güvenliğini hem de düşük fiyatlı sürdürülebilir enerjiyi birlikte sunabilmesi için bu büyük fırsatı yakalamak için iyi bir konumda olmasını sağlamak için Reliance Industries bu küresel teknoloji yarışına katıldı. Bu gezegenimizdeki herkes için bir kazançtır.