CGTN

Covid-19 şu anda mücadele ettiğimiz tek salgın değil. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) en yetkili enfeksiyon uzmanı Anthony Fauci “iki Amerika” ifadesini ilk kez kullanan kişiydi. Aşı vurmadaki eşitsizlik, uzun süredir uluslararası toplum tarafından tartışılmış olsa da dünyanın başını ağrıtmaya devam ediyor.

Aslında, aşılara ulaşabilmek, en çok değilse bile, en çok tartışılan konulardan biri. CGTN Think Tank’in 18 ülkenin sağlık bakanlıklarının resmi Twitter hesaplarını 29 Haziran ile 15 Temmuz arasında inceleyen bir araştırmasına göre, bu konu neredeyse bütün kıtalarda en çok tartışılan konuların başında geliyor. Bu konu, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Asya, Afrika’da en çok tartışılan konu, Okyanusya’da ikinci. Avrupa’da ise üçüncü sırada. Bu zamanımızın sorunu.

Ancak yine de bu eşitsizlik sinirlendirici. Associated Press’in 19 Temmuz’da yayınladığı bir haberde, Afrika Birliği’nin aşı temin temsilcisi Strive Masiyiwa durumu “Zenginlerin fırıncıyı yakaladıkları bir kıtlığa benziyor” diye tarif etti. Kanada, İngiltere, Avrupa Birliği (AB) ve ABD gibi zengin ülkeler ve bölgeler aşı dozlarını hayal edilemeyecek şekilde yağmaladı. Kanada her vatandaşı için 10,5 doz, İngiltere 8,2 doz, AB 6,9 ve ABD 4,6 doz aşı temin etti.

Bunun aksine, Bangladeş şimdiye kadar her vatandaşı için 0,2, Pakistan 0,3 ve Afrika Birliği 0,4 doz aşı temin etti. Bu durum düşüncü kuruluşunun raporunda Afrika’da ölümün neden en çok konuşulan konu olduğunu açıklıyor. DSÖ’ye göre, Afrika’da haftalık Covid-19 ölümleri yüzde 43 artabilir. 1,2 milyar insanın yaşadığı bütün kıtada, sadece 16 milyon ya da nüfusun yüzde 2’sinden azı tam aşı oldu. Afrika’daki 19 ülkenin Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı’nın (COVAX) temin ettiği aşıların yüzde 80’den fazlasını kullandığı bildirildi.

EŞİTSİZLİĞİN UZUN DÖNEMLİ SONUÇLARI OLUR

Böyle bir eşitsizliğin uzun dönemli sonuçları olur. Sağlam temellere sahip büyük ekonomiler az ya da çok Covid-19 şokunu atlatabilir. Çin, ABD ve AB bir ekonomik dönüşü ya zaten yaşıyor ya da bekliyor. Ama aşılanmamış ve ekonomik olarak az gelişmiş ülkeler için salgının yıkıcı etkileri var. BM Turizm Örgütü küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) kayıplarının yüzde 60 kadarının gelişmekte olan ekonomilerde meydana geleceğini tahmin ediyor. Birçoğunun ekonomilerinin turizme dayandığı yoksul ve az aşılanmış ülkelere gelen turistlerin sayısında yüzde 75 azalma olacağı tahmin ediliyor. Bütün dünyada doğrudan turizm sektöründe 100 milyon ile 120 milyonluk bir istihdam kaybının yaşanması söz konusu.

Küresel nüfusun büyük çoğunluğu aşılanmadığı sürece, seyahat normale dönmez ya da normale çok uzaktan benzeyen bir şeye bile dönemez. Hatta çok aşılandığı söylenen ülkelerin çoğunda bile, durum kötü. Bloomberg’in Covid Dayanıklılık Sıralaması’nın ilk sırasında olan ABD kısıtlamaları gevşetmekte aceleci davrandı ve Covid-19 vakalarında artış yaşıyor. CGTN Think Tank’in araştırması, Amerikalıların ülkelerinin Covid-19 önlemleri ile ilgili Twitter’dan yaptığı yorumların yüzde 85,7’sinin olumsuz olduğunu, yüzde 14,3’ünün ise tarafsız olduğunu belirledi. Olumlu yorum ise hiç yok, yüzde 0 düzeyinde. Raporun vatandaşların kendi ülkelerinin Covid-19 önlemleri ile ilgili yorumları sıralamasında 18. sırayı aldı.

Covid-19, 20. yüzyılın başındaki 1918 grip salgınından bu yana en zor salgın. Bu küresel bir tehdit ve onunla mücadele etmek ortak bir sorumluluk. Herkesin birlikte çalışması gerekiyor çünkü, hiç kimsenin kıyıda durmasına izin verilemez. Dünya nüfusunun bir kısmına yardım etmemek ve terk etmek virüsle iş birliği yapmaktır.