Global Times / Mario Cavolo

Ulusal Halk Kongresi (NPC) yıllık toplantı zamanının gelmesi ile birlikte ve daha fazlası ile heyecan verici bir haftaya girdik. Dünyadaki en önemli ve son zamanlarda en ihtilaflı ülkeler olan Çin ile Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yaşanan yasama süreçleri ve sonuçlarının bazı yönlerinin karşılaştırılması, Çin 14. Beş Yıllık Planı sunarken, uğraşmaya değer bir durum.

Gelin “Ulusal Halk Kongresi: Fonksiyonları ve Üyelik” başlıklı, Harvard Kennedy Okulu Ash Demokratik Yönetişim ve Yenilik Merkezi Direktörü Tony Saich’in yazdığı mükemmel bir raporun kilit bazı noktalarını anlamak için alıntılayarak başlayalım: “NPC (yaklaşık 3 bin üyesi var) ABD Kongresi ya da İngiliz Parlamentosu’nun Kamaralarındaki gibi işleyen bir yasama organı değildir.”

Aslında, NPC Daimi Komitesi’nin 150 civarındaki üyesi “aktif olarak yasa yapma ve yasaların düzenlenmesiyle ilgilenir.” Ancak NPC’nin anayasayı değiştirme, ulusal ekonomik plan ve bütçeyi onaylama, üst düzey devlet yetkililerinin atanması ve başka geniş güçleri de vardır. 

Yapı ile ilgili konuşmaktan biraz sıkılıyorum ve daha çok gerçek dünyada neyin önemli olduğuyla ilgileniyorum. Öncelikler; eylemler ve sonuçlar. Bu bakımdan, Çin’in gelecek 5 yıl için kalkınma yolunun haritasını çıkaran en önemli yıllık toplantısı, Çin karşıtı uzmanlar ister beğensin ister beğenmesin, istikrar ve kapasitedeki öncü yönetişim modelidir. Birçok suçlayıcı Çin’in hükümet sisteminin katı totaliter rejimin göz korkutucu sistemi olduğunu ileri sürer. Fakat, geçen 20’den fazla yılda bu hükümet sisteminin toplumunun ihtiyaçlarına yanıt veren bir evrimsel politika ve yasama dönüşüm devresi içinde olduğunu göz ardı ediyorlar.

İKİ TOPLANTI’DAN ÇIKAN MESAJ

Öncelikler ve sonuçlar bize, ABD hükümetinin övgüye değer ideal demokrasi olması istenen biçiminden çürümüş bir zenginler yönetimine dönüştüğünü açıkça gösteriyor. Bu kötüleşmeye tanık olmak bizim için bir neşe ya da mutluluk değil. Kararlar açık bir yanlılık ve öncelikle ilk olarak en yüksek şirketler düzeyinde kurumları ve bankaları desteklemek için alınıyor. Sorun elbette, Matthew Stewart’ın The Atlantic dergisinde Haziran 2018’de yayınlanan makalesinde çok iyi tanımladığı gibi, milyarlarca kurtarma parasının asla “yüzde 9,9”luk zenginlik düzeyinin altına asla iniyormuş gibi görünmemesidir. Stewart’ın belirttiği gibi, “yavaşça ekonomiyi boğan, Amerikan siyasetini istikrarsızlaştıran ve demokrasiyi aşındıran bir sürecin birincil suç ortaklarıyız.”

Tabii ki, onun bahsettiği demokrasinin aşındırılmasında başka herhangi bir faktörden daha fazla Kongre ve Temsilciler Meclisi sorumludur. Yasaların yarattığı zenginlik eşitsizliğini ele almayı sürekli reddetmek ABD kıyılarından çok daha uzakta da istikrara yönelik tehdidi artırıyor.

Ayrıca eski başkan Trump’ın çok göklere çıkarılan vergi indirimi planının ilan edilmesiyle bu soruna daha açık tanık olduğumuzu hatırlayabiliriz. Daha sonra Trump’ın vergi indirimlerinin işçilerin yararına kullanılmadığı, hiç artmayan ücretleri ya da araştırma gelişmeyi ya da sermaye yatırımlarını artırmak için değil, basitçe şirketlerin borsa fiyatlarını artırmak için hisse senetlerinin geri alınmasında kullanıldığı bildirildi. Zengin sınıfın çıkarları önünde toplumun ihtiyaçlarına karşı bu kadar büyük ölçekte böyle bir hakaret, NPC tarafından asla hoş görülmez.

İki Toplantı’nın yapılması, istikrar, kapasite ve yolsuzluk bakımından geçen 30 yılda farklı yönlere gidiyormuş görünen Çin ile ABD siyaset sistemleri arasındaki mevcut farklılıkların sert biçimde hatırlatılmasını sağlıyor. ABD Kongresi ile Senatosu toplum ve ekonomi üzerindeki yıkıcı etkilerine bakmaksızın, böyle bir yolsuzluğu pratikte yasal hale getiren yasaları yürürlüğe sokarak, şirket, lobici ve milyarder bağışçılarına minnetini ödemektedir.

Eğer niyetim hakkında hâlâ açık bir fikre sahip değilseniz, şöyle açıklayayım;

Haneler için 20 yıldır en düşük ücretlere izin verirken aynı zamanda multi milyarderlerin tek bir günde Wall Street’te daha fazla milyarlar kazanmasını sağlayan bir hükümet işini yapan bir hükümete benziyor mu?

Siyasi idealizm ile ahlaki üstünlük, gerçek ihtiyaçları ele alma ve gerçek sonuçlar edinme yönündeki politikaları karşılaştırmaya engel değildir. Benim için, bu yılki Ulusal Halk Kongresi toplantısı ve İki Toplantı’nın mesajı budur.