CGTN / Freddie Reidy

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Çin arasındaki gerginlikler, önemli diplomatik zorluğu ortaya koyan mart ayında Alaska’da yapılan soğuk görüşmelerle bir kez daha karmaşıklaştı. Fakat ABD iklim Temsilcisi John Kerry’nin Shanghai’ya gelmesi ABD Başkanı Joe Biden görev başındayken, ihtiyatlı iyimserlikler arasında, Orta Krallık’a yapılan en yüksek düzeydeki ilk ziyaret oldu.

Yine de bu tür ihtiyatı iyimserlik 18 Nisan’daki ortak açıklama ile ödüllendirildi. “ABD ile Çin ciddiyetle ve aciliyetle ele alınmayı gerektiren iklim değişikliği ile mücadele için birbirleriyle ve diğer ülkelerle iş birliği yapmaya kararlıdır.”
Açıklama dünyanın iki büyük ekonomisinin ilişkilerinde bir dönüm noktası oluşturuyor, ama aynı zamanda ABD’nin Paris İklim Anlaşması’ndan Trump’ın başkanlığı sırasında çıkmasından sonra ilk önemli olayla yeniden dâhil olması anlamına da geliyor.

Ortak açıklama ayrıca, hiçbir ülkenin diğerin yükümlülüklerinden ekonomik avantaj kazanmadan karbon salımını düşürmekte karşılıklı olarak anlaşma ihtiyacından dolayı da özel bir öneme sahip. Bu haliyle, iki ülke “2020’lerde Paris Anlaşması’nın ayarladığı sıcaklık sınırına ulaşılabilir kılmak amacıyla salımları düşürmek için somut adımlar atmak” konusunda görüşmek üzere anlaştı.

Covid-19 sonrası ekonomik toparlanma sürdürülebilir büyüme yaratmak için çevre endişelerini konuya dâhil etmek için bir fırsat olduğu için bu tür vaatler önemlidir. ABD için, somut biçimde bu muhtemelen petrol ve doğal gazı azaltmak için söz vermeyi gerektirecek ve Çin için kömür kullanımını azaltmayı gerektirecek. Bu amaca ulaşmak için, iki taraf da düşük karbon girişimlerinin yüksek karbonlu projelere karşı devlet desteği ve yardımı için tercih edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Aslında, Greenpeace’in üst düzey danışmanlarından Li Shou, zirveyi “olumlu” olarak tanımladı ve ortak açıklamanın “bu özel konuda Çin ve ABD’nin iş birliği yapacağı konusunda çok açık (aynen böyle) bir işaret gönderdiğine. Shanghai’daki toplantıdan önce, bekleyeceğimiz mesaj bu değildi.” dedi.
Daha önce bahsettiğimiz “ihtiyatlı iyimserlik” Çin ve ABD’nin koordineli eyleminin asli doğası için doğruyken, iyimserlik eşit derecede iklim aciliyeti konusundaki eylemin mevcut diplomatik açmazı kırmak için bir araç olabileceği umudu için de söylenebilir.

ÇEVRE KONUSUNDA KOORDİNASYON VE İŞ BİRLİĞİ ŞART

Eski başkan Donald Trump her zaman “büyük işler”, “hep ya da niçin gerekli” gibi semboller etrafında politikalar geliştirirken, bunlar genellikle “maksimum baskı”ya neden olur, sıklıkla da hareketsizlik ve terk etme ile sonuçlanırdı. Bu özellikle ABD’nin Kuzey Kore’ye karşı politikasında böyleydi.

Belki de Merkel’in esin kaynağı olduğu bölümlere ayırma ve kademeli değişiklik, daha iyi bir bölüm başlığı olurdu. Almanya ve AB örneğin, Aleksey Navalnıy konusunda Rusya ile diplomatik bir gerginlik yaşıyor, ama bu Kuzey Akım 2 boru hattına ortak bağlılıklarını engellemiyor.

 

O zaman Çin-ABD ilişkileri için, çevre konusunda koordinasyon ve iş birliği daha geniş bir yakınlaşmanın temelini ve köşe taşını oluşturabilir. Çin ve ABD büyük yapısal değişikliğe öncülük etmeden, kasımda Glasgow’da iyileştirilmesi eklenen küresel hedeflere ulaşma ümidinin küçük olacağı inkâr edilmez bir gerçek.

Şu anda Çin’in NDC derecesi “oldukça yetersiz”, ABD’ninki ise daha da kötü ve “kritik olarak yetersiz” seviyesinde, ama Beijing’in 2060’ta karbon nötre ulaşma taahhüdü bu dava için büyük bir değişim ve ABD’nin de bu örneği devam etmesi için zorunlu baskı yapılmasına yol açacak.

Ortak açıklama ayrıca Çin ile ABD’nin sınırları ötesinde de önemli. İki ülkenin gelişmekte olan ülkelere önerebileceği teknolojik, lojistik ve finansal yardım küresel hedeflere ulaşılmasında hayati öneme sahip olacak. Joe Biden’ın iklim değişikliği konusundaki Dünya Günü zirvesi bu hafta yapılacak, Çin ise bu konuda hevesli olduğunu açıkladı.

Covid-19 ortak tehditlere karşı koordineli eylemin gereğini ama aynı zamanda eylemsizliğin tehlikelerini de ortaya koydu. Bu dünyanın şimdi karşı karşıya olduğu en önemli tehditte, dünyanın iki önde gelen ekonomisi olan Çin-ABD ortak açıklaması gerçekten de bir iyimserlik nedeni. Her iki ülke de yeni bir tarafsızlığı büyütme ve iklim değişikliğine karşı başarılı biçimde karşı koyma konusunda umutlu.