Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) diğer ülkelerle ilişkilerinde uzun bir iş birliği alanları, genelde ise sorunlar listesi olur. Bu, Türkiye kamuoyunun yabancı olmadığı bir durum. Son günlerde bu konuları konuşup duruyoruz. Terör örgütlerine verilen destekler, soykırım suçlamaları vb. Çin-ABD ilişkilerinde de benzer bir durum var. Bu ilişkilerdeki en hassas sorunun Tayvan konusu olduğunda herkes hemfikir. Zaten ABD’nin ikili ilişkilerindeki “hassas sorunlar” Türkiye ve Çin ile ilişkilerinde olduğu gibi diğer ülkelerin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ilgilendiriyor.

ABD’NİN TAYVAN PLANI

Mesela ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nde kısa süre önce başlığı “Stratejik Rekabet Yasası 2021” olan bir yasa tasarısı onayladı. 200 sayfadan geniş olan bu tasarıda Tayvan’ın ismi 50’den fazla kez geçiyor. Tasarıda ABD’nin Tayvan’a düzenli olarak silah satması, Tayvan’ın uluslararası örgütlere katılmasını desteklemesi ve Tayvan yönetimine diğer hükümetlerle “eşit muamelede” bulunulması gerektiği belirtildi.

Çin basınında yer alan yorumlarda, “Çin’in temel çıkarlarına ilişkin bu konuda ateşle oynayan ABD’nin söz konusu girişimi, “Tek Çin” ilkesine yönelik ciddi bir provokasyon olduğu” değerlendirmesi yapılırken, Çin ile ABD arasında imzalanan üç ortak bildiriye ve ABD’nin Çin’e verdiği siyasi taahhütlere de aykırı olduğu hatırlatıldı.

“Tek Çin” ilkesi, yani Çin Halk Cumhuriyeti hükümetinin Çin’in tek yasal temsilcisi olduğu uluslararası toplumda genel kabul görüyor ve Çin’in de kırmızı çizgisi. Hatta, Beijing yönetimi bu konuda “güç kullanmama” taahhüdünde bulunamayacağını defalarca açıkladı. Çin ile diplomatik ilişki kuran ülkeler bu ilkeyi ve Tayvan’ın Çin topraklarının bir parçası olduğunu kabul ediyor ve bu taahhüdünün altına imza atıyor.

AA’NIN SORUNLU HABER DİLİ

Gelelim Anadolu Ajansı’nın (AA) bu konudaki tutumuna. AA’nın 16 Haziran günü abonelerine servis ettiği haberin başlığı “Çin,28 savaş uçağıyla Tayvan’ın hava sahasını ihlal etti” şeklindeydi. Haberde “bu ihlalin bugüne kadarki bir günde en çok savaş uçağıyla yapılan girişim olduğu belirtildi” denirken “Çin savaş uçaklarının Tayvan havasını ihlali G-7 ve NATO zirvelerinin ardından geldi” gibi ifadelerle bu zirvelerin bildirilerine atıfta bulunarak sözde yorumlara yer verilmiş. Zaten sorun da haberin veriliş tarzı ve kullanılan dilde.

Anadolu Ajansı, bir devlet kurumu; ajans veya TRT’nin “haber dili” devletin dış politikasından farklı olamaz. AA’nın bu haberi devletin dış politikadaki çizgisini ihlal eden örneklerden biri. Bu iki kurum, yani AA ve TRT bazı grupların farklı siyasi gündemlerine alet olmamalı, olamaz. Çin basınında sık sık vurgulandığı gibi “Tayvan, ABD için siyasi bir kozdan başka bir şey değil.” ABD’nin gemisine binen onun yenilgisini de paylaşır.

Kamil Erdoğdu