Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın ardından Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) kürsüye gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Gara operasyonu ile ilgili meclise bilgi verdi. Soylu yaptığı açıklamada “Şimdi vereceğim rakam Türkiye Cumhuriyeti’nde  ilk kez söylenen rakamdır. 1984’ten bugüne kadar terör örgütü 6021 sivil katliam gerçekleştirdi. O insan hakları denilen canı çıkasıca  dernek bir tanesi için bunları söyledi mi?” ifadelerini kullandı.

Bakan Soylu’nun açıklamalarından satır başları:

Bir hüzünlü günde, bir yas gününde hep birlikteyiz. Gara’da şehit olan, kaçırıldığı günden bu yana 5-6 yıldır ailelerinin dertleriyle dertlendiğimiz bu evlatlarımızın şahadetine Allah’tan rahmet diliyorum.

Dün ben de arkadaşlarım gibi cenazedeydim Mersin Bozyazı’da. Ünzile Anneyi dün tanımadım. Gardırop siyasetçisi değiliz biz.

Ünzile Teyze evladıyla ilgili, acısıyla ilgili bir şey söylemedi. Üç defa ‘dik durun, dik durun, dik durun’ dedi

Sadece o mu? Müslüm Altuntaş’ın babası Şevket Altuntaş, başımız sağ olsun demeye gerek kalmadan, ‘gam yok, keder yok Bakan bey’ dedi.

Çok şehit cenazesine katılıyorum ama bu kadar uzun bir süreçten sonra ailelerin bu metaneti, ortaya koydukları sabır dün ve akşam ve dün bir ders daha verdi. Bu çocuklarımızın hiçbiri pikniğe giderken kaçırılmadı. Bu olayın duyulduğu ilk andan itibaren Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD), sosyal medya, diğer bir takım cereyanlar içinden söylenenler bir amaca matuf biçimde söylenenler. Bu çocuklar ailesi ve eşinin yanında kaçırıldılar.

2016’da en son kaçırılanlar açık öğretim imtihanına giderken kaçırıldılar. Yaklaşık 5 yıldır bu olayı hep beraber yaşıyoruz. Bu ailelere sadece vatandaş muamelesi yapmadık, evlat muamelesi yaptık, her 3 ayda bir görüştük. Derdimiz ne Gara’da? Niçin Hakurk?

Allah razı olsun TSK’dan. Gara’nın 3 boyutlu haritasını görseniz. Gerçi bir vekil yakın zamanda gitti oralarda boy gösterdi. İsmini sorarsanız söyleriz.

Bu operasyonda, ilk tezvirat şu oldu, bu evlatlarımız ayın 10’unda şehit oldu. Ailelere telefon açtılar, Belçika numaralı bir telefondan dediler ki; ‘Bombalıyorlar çıkın deyin ki, Türk Silahlı Kuvvetleri burayı bombalamasın’. Çocuklarımız şehadete kavuştuktan sonra, onları katlettikten sonra aileleri nasıl 5 yıl istismar etmişlerse, ölümlerinde de istismar etmeye çalıştılar.

Emre Uslu denen müptezelden FETÖ’nün tüm müptezellerine kadar Allah’ınızı severseniz terör örgütünden vicdan bekleyen vicdansızdır, terör örgütünden hukuk bekleyen hain oğlu haindir.

Cumhurbaşkanımızı ailelerle görüştürdü, ben de oradaydım. Cumhurbaşkanım talimat verdi, ‘getirsinler sınırdan alalım, bir şey olmayacak. ‘ Yalanın boyu bu kadar olur mu? Adalet Ağaoğlu senden ayrılırken dedi ki kurucusu olduğu dernekten ayrılırken ‘bu derneği PKK’lılar ele geçirdi’ dedi.

Biz terör örgütüyle terazinin aynı kefesiyiz öyle mi? Tam 5 kere benim bakan yardımcım bir yılda görüştü. Biz devletiz. Aileleri alıp Irak’a götürdüler, elleri boş döndü. Terör örgütünün ilk katliamı mı?