CGTN / Daryl Guppy

Yavaş yavaş gelen ve durdurulamayan felaketi izlemede korkunç bir büyüleyicilik vardır. Avustralya Federal Hükümeti, Victoria eyaletinin Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu ile 2018 ve 2019 yıllarında imzaladığı Kuşak ve Yol İnisiyatifi mutabakat zaptını geçen hafta iptal etti. Düzenlemelerin, “Avustralya’nın dış politikasına aykırı veya Avustralya’nın dış ilişkilerine ters olduğu” düşünülüyordu.

Bu diplomatik kaza iş dünyasına aynı korkunç felaketin büyüleyiciliğini yaşatıyor. Avustralyalı iş dünyası, bu felaketin kaçınılmaz olduğunu biliyordu ve tıpkı Çin’in tepkisinin ve Avustralya-Çin ilişkilerinin daha da kötüleşmesinin kaçınılmaz olduğunu bildikleri gibi. Avustralya’da Aralık 2020’de uygulamaya konulan Dış Düzenlemeler Tasarısı, Dışişleri Bakanı’na yabancı ülkelerle yapılan anlaşmaları bozma yetkisi veriyor.

Anlaşmaları reddetmenin üç boyutu var. Birincisi bir iç siyasi çekişme. Federal hükümet ve medyanın bazı kesimleri Victoria eyaleti Başbakanı Daniel Andrews’a karşı derin bir hoşnutsuzluk duyuyorlar. Victoria eyaletinin Kuşak ve Yol İnisiyatifi anlaşması bir iç siyasi çekişmenin parçasıdır.

İkinci boyut, Avustralya’nın Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ni ulusal seviyede reddini yansıtıyor. Bu yüzden Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne destek vermek Avustralya’nın çıkarlarına karşı olmak gibi görünüyor. Dış Düzenlemeler Tasarısı’nın gözden geçirme süreci Avustralya Dışişleri Bakanı Marise Payne tarafından yönetiliyor ve Payne ile diğer hükümet yetkilileri Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne karşı muhalefetlerini açıkça ortaya koydular. Avustralya Federal Meclisi’nde Çin karşıtı grup için bu arzulanan bir zaferdi.

Victoria eyaleti için kaçınılmaz olanı kabullenmeye razı olmak söz konusu. Kuşak ve Yol İnisiyatifi anlaşmalarının, Dış Düzenlemeler Tasarısı’nın ilk siyasi hedefi olduğu konusunda asla şüphe yok. Birçok mutabakat zaptında olduğu gibi Victoria eyaletinin Kuşak ve Yol İnisiyatifi anlaşmaları, eyalet hükümetini özel projeler vadederek bağlamamıştır ve yasal olarak zorunlu değildir. Düzenlemeler iş birliğiyle ilgiliydi ve Çin ile bu iş birliğinin reddi bu kararın en önemli özelliklerinden biridir.

“KUŞAK VE YOL İNİSİYATİFİ” BÜYÜK BİR İVMEYE SAHİP

Federal hükümetten bazı bakanlar Victoria anlaşmasının Çin’e, hükümetin Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne muhalefet konusunda oluşturmaya çalıştığı iç uzlaşmayı bölmesine izin verdiğine inanıyordu.

Üçüncü boyutu ise uluslararası etkiye sahip olmasıdır. Bazıları Victoria anlaşmasının, Kuşak ve Yol İnisiyatifi kapsamında yatırım anlaşmaları imzalamadan veya Çin’den Covid-19 yardımı kabul etmeden önce Avustralya’nın diğer bölge ülkelerini ihtiyatlı davranmaya ikna etme girişimlerine zarar verdiğini de düşünüyordu. Elbette bu tavsiye çok geç oldu, çünkü birçok Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması’na (RCEP) taraf ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) üyesi ülkeler Kuşak ve Yol İnisiyatifi anlaşmalarını zaten imzaladılar ve Singapur gibi bazı ülkeler aktif olarak daha derin ilişkiler arıyor. Sonuçta mutabakat zaptını iptal etmek ve Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne muhalefet etmek Avustralya’nın RCEP’de önemli liderlik rolü oynama isteğiyle ile çelişmektedir.

Bazı gözlemciler, Avustralya’nın açıklamasının zamanlamasının Çin Misyon Başkan Yardımcısı Wang Xining’in Ulusal Basın Kulübü’nde yaptığı konuşmadan sonrasına gelmesine dikkati çekti. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in Boao Asya Forumu’nda yaptığı konuşmadaki küresel iş birliği ve saygı temalarını yansıtan Wang Xining, Çin’in birlikte çalışmaya ve iş birliği yapmaya hazır olduğunu vurguladı.

Avustralya Dışişleri Bakanlığının açıklamasının zamanlaması uzatılan zeytin dalının reddi olarak görüldü. Ağustos 2020’de Wang Xining’in Avustralya-Çin ilişkilerinin düzelebilmesinin yollarını önerdiği konuşmasını takiben Avustralya Başbakanı Scott Morrison bu iyi niyetli yaklaşımı da reddetmiş ve Çin ile yapılan anlaşmaları iptal etme sözü vermişti.

Avustralya hükümetinin bu haftaki açıklamasından hemen sonra ve belki de ulusal hükümetin kenara çekilmemesi için niyetli olan bazı iş dünyasından kuruluşlar dikkat çekmemeye çalıştılar, ancak bu durum iş dünyası kuruluşların üyelerinin, Kuşak ve Yol İnisiyatifi anlaşmasına dâhil olmadaki fırsatların kaybı ve Avustralya’da Çin yatırımları üzerindeki uzun vadeli etkisi konusundaki artan kaygılarını ifade ettikçe değişebilir. Araştırmalar, zaten Avustralya’daki Çin yatırımlarının yüzde 61 oranında düştüğünü gösteriyor.

AVUSTRALYA’NIN KARARININ SONUÇLARI HIZLI OLACAK

Kuşak ve Yol İnisiyatifi çok büyük ve Avustralya’nın bu kararıyla engellenemeyecek kadar büyük bir ivmeye sahiptir. Çin’in tepkisi anlaşılabilir, fakat konuya bütün kapsamıyla bakıldığında, hemen hemen hiç dikkat dağıtıcı bir durum değil.

Avustralyalı işletmelere etkisi çok daha önemli, çünkü Avustralyalı şirketlerin Kuşak ve Yol İnisiyatifi projelerine katılımını çok daha zor hale getiriyor. Bu karar, Çin ile olan iletişim kanallarını daha fazla kapatacak ve Avustralya’nın Çin’in bölgeyle ilişkisini cesaretlendirme fırsatlarını azaltacaktır. Karar ayrıca Avustralya’yı Çin yatırımları için bir yer olarak daha az çekici hale getiriyor ve bu da Avustralya ekonomisi ve iş yapmak için kötü bir durum.

Bu kısa vadeli iç siyasi çekişmelerin yönlendirdiği ve Çin’in büyümesini veya küresel düzende meşru yerini tanıma niyetinde olmayanların desteklediği bir karardır.

Avustralya, Çin ile ilişkisi ve Çin’in uluslararası rolünün büyümesi konusunda karmaşık bir ortamla karşı karşıya bulunuyor. İç siyasetin uluslararası ilişkilerle karıştırılması, uzun vadede olumsuz etkilere taşıyan ve içinden çıkılmaz çözümlere yol açıyor. Bu Avustralya için büyük bir karar, ancak Çin ve Kuşak Yol İnisiyatifi için çok az öneme sahip bulunuyor. Bu yavaş ilerleyen bir felaket, ancak sonuçları çok hızlı olabilir.