CGTN / Bradley Blankenship

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın 28 Nisan’da Kongre oturumunda görevdeki 100. gününü kutlamak için yaptığı konuşma üzerinde daha fazla düşününce, ABD’nin yeni bir siyasi paradigmaya geçtiği açıkça görülüyor. ABD siyasetine uzun zamandır, bir zamanlar “bizim sorunumuzun çözümü hükümet değildir, hükümet sorundur” sözü meşhur olan eski Başkan Ronald Reagan’ın düşüncesi hakimken, Biden buna sırtını döndü ve yeni bir sayfa açmaya yöneldi.

CNN’den Chris Cillizza’nın belirttiği gibi, Biden’ın konuşmasında kritik bir cümle var; “Sevgili Amerikalılar, aşağı damlayan ekonomi asla işe yaramadı.” Biden bununla Reagan’ın ABD’nin özel sektörün hız kesmeden, rahatsız edilmeden ve sonunda kontrol edilmeden yoluna devam etmesine izin vermek için küçük bir hükümete ihtiyacı olduğunu fikrini kökünden söktü.

Fakat bu sadece ilginç bir siyasi duruş değil, veriler tarafından da destekleniyor. İki Britanyalı akademisyenin Aralık 2020’de yayınladığı bir araştırma, aslında damlama ekonomisinin söylendiği gibi çalışmadığını ortaya koydu. Teorinin mantığı zenginler için vergi kesintileri ve şirketlerin kontrol edilmesinin ekonomik büyümeyi teşvik edeceği, bunun herkese fayda, iş, yüksek ücretler sağlayacağı ve benzeri şeklindeki olsa da, bu doğru değil.

London School of Economics Uluslararası Eşitsizlikler Enstitüsü misafir araştırmacısı David Hope ve Londra’daki King’s College’de ekonomi politik hocası Julian Limberg’e göre, çalışan insanların birinci elden deneyimlerine dayanarak o kadar uzun zamandır söylediklerine benzer şekilde, bu mantık aslında eşitsizliği artırıyor ve “ekonomik büyüme ve işsizlik üzerinde herhangi bir önemli etkisi de” yok.

ABD SİYASİ KRİZ İÇİNDE

ABD devasa ölçüde eşitsiz bir toplum ve derin bir siyasi kriz içinde. Biden ve ekibinin açıkça anladığı üzeri, bunların ikisi de açık ki birlikte yaşanıyor. Ayrıca gerçek dünyada hükümetin sadece ekonomiyi yönetmek dışında ne kadar önemli olduğunu gösteren örnekler de var, yani Covid-19 salgını. Eski Başkan Donald Trump’un salgına karşı bırakınız geçsinler yaklaşımı yüz binlerce Amerikalının ölümüne neden olurken, Biden’ın daha güçlü federal hükümet yaklaşımı, işlerin sadece birkaç ay önce ne kadar berbat olduğu düşünüldüğünde, üstün performans gösterdi.

Açıktır ki, neredeyse salgına karşı hareketsiz kalma yaklaşımı gösteren bütün hükümetlerin can kayıpları ve vaka sayısında ilk sıralarda olmaları bir tesadüf değil. Ekonomiye geri dönersek, basitçe, sosyal refah programları işe yaradı. Bu programlar dünyanın birçok bölgesinde salgın sırasında insanları bir “bütün” halinde tuttu ve şimdiye kadar en kötü senaryo olan ekonomik çöküşü engelledi. İşler hiçbir şekilde iyi değil ama hükümet yardımı olmasa da çok daha kötü olurlardı. Aslında, daha önce ileri sürdüğüm gibi, ABD’deki teşvik yasaları bir kuşak Amerikalıya hükümetlerinin daha fazlasını yapabileceğini ve yapması gerektiğini gösterdi.

Aralık ayındaki ikinci büyük Biden harcama yasası üzerine yorum yaparken, o zaman “açık olalım; bu yasa imzalanmasaydı, milyonlarca işçi işsizlik yardımlarını kaybedecekti, milyonlarca aile evlerinden atılacaktı ve yüz binlerce federal hükümet çalışanı zorunlu izne çıkarılacaktı.”

İleri giderken, hükümet basitçe en ağır sorunlarımızda liderliği ele almak zorunda. İklim krizi iyi bir örnek teşkil ediyor çünkü birçok insan uzun zamandır özel sektörün insanlığı bu durumdan çıkarabileceğine inanıyordu ama bu basitçe, imkânsız.

HÜKÜMET ÇÖZÜM BULMALI

Hükümetler gezegenimizi temizleme konusunda sorumluluk almakta liderlik edebilirler ve itmek zorundalar çünkü başka bir örgütlenme yasal ve pratik olarak bunu yapabilecek onanıma sahip değildir ve bundan geri durmanın nelere yol açacağını görebiliyoruz. Örneğin, durumu kötüleşen yeryüzünden kaçmak için diğer gezegenleri sömürgeleştirmeyi uman büyük özel sektör projeleri, kontrol edilmeyen özel sektörün iklim sorunu ve çözümü konusunda ne kadar hayalci hale geldiğini gösteriyor.

Bunların hiç biri özel sektörün toplumda yeri olmadığını söylemek anlamına gelmiyor. Kesinlikle yeri var. Özel girişim insanların maddi yaşamlarına faydası dokunan ekonomik büyümenin motoru olabilir ve hizmetler ile mallar için sürtüşmeyi azaltmaya yardımcı olabilir. Fakat temel güdüleri kâr etmek olduğu için, kamu sağlığı, gelir eşitsizliği ya da iklim değişikliği gibi kamu yararına merkezi konuları ele alamazlar.

Biden, “hükümetimizin hâlâ çalıştığını ve insanlara hizmet edebileceğini” kanıtlamak zorunda olduğumuzu söyledi ve hükümetin kendi yerini bulabileceği bu sütunda bahsedilmeyen sayısız sorun var. Onlarca yıldır, Amerikalılar hükümetin geri durması nedeniyle toplumlarında bir felaketin doğmakta olduğunu gördü. Şimdi hükümeti çözüm yapmanın zamanı geldi.