China Daily / Zhou Bajun

Uluslararası Para Fonu’nun 8 Ocak’ta yayınladığı bir raporda, ilk kez, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Çin’e karşı finansal yaptırımlarından, Çin’in ekonomik büyümesini engelleyen olumsuz bir faktör olarak bahsedildi. Rapor ayrıca IMF uzmanlarının Biden yönetiminin baskıcı Çin politikasından vazgeçmeyeceğini ve Çin-ABD finansal kopuşunun hakim eğilim olacağını söylediklerini belirtti.

Hong Kong’un dikkat etmesi gereken bu rapor, sadece Çin ana karasındaki geçen iki yıldaki ekonomik durumu incelemekle kalmıyor, ayrıca ABD’nin Çin ana karasına ve Hong Kong’a karşı finansal yaptırımlar koymaya devam edeceği tahmininde bulunuyor. Bu orta ve uzun vadede Hong Kong finansal piyasasının yapısını ve genel ekonomisinin sermaye yapısını kötü yönde etkileyecek ve kısa dönemde Hong Kong ekonomisine önemli zarar verecektir.

Washington şimdiye kadar Hong Kong finansal piyasalarına doğrudan bir yaptırım getirmemiş olsa da, Çin ana karasındaki firmalara karşı yaptırımları çoktan Hong Kong menkul kıymetler piyasasına şok dalgaları gönderdi. ABD yatırım firması BlackRock yasaktan etkilenen Çin ana karası hisse senetlerine artık yatırım yapmayacağını açıkladı.

YATIRIMCILARIN YAPISI DA DEĞİŞECEKTİR

Hong Kong Yatırım Fonu, Hong Kong ile Asya’da en fazla ticareti yapılan fondur ve piyasa değeri 100 milyar HK dolarıdır (12,9 milyar dolar). İki ateş arasında kalan yöneticisi, mütevellisi ve vasisi ABD’deki State Street Corporation ilk başta BlackRock’un yaptığını yaptı ama iki gün sonra fikrini değiştirdi.

Yerel olarak, Hang Seng İndeksi yasağı umursamadı ve China Mobil, China Unicom ile CNOOC’u bileşen hisselerinden çıkarmadı. Yine de eğer Washington Çin ana karası şirketlerine karşı baskılarına devam eder ve Çin ana karası üzerindeki finansal yaptırımlarını yoğunlaştırırsa, Hong Kong’daki Amerikan şirketleri ve ilgili Çin firmaları kesinlikle büyük baskı altında olacak. Bu nedenle Hong Kong hükümetinin bir acil durum planının olması gerekir.

Böyle mantık dışı önlemler karşısında merkezi hükümet bazı karşı önlemler aldı. Ticaret Bakanlığı 9 Ocak’ta 16 maddelik bir “Yabancı Yasaların ve Diğer Önlemlerin Haksızca Ülke-dışı Uygulanmasına Karşı Kurallar”ı yayınladı ve yürürlüğe soktu. 7. Madde “yönetici mekanizmalar, değerlendirmelerden sonra, yabancı yasaların ve diğer önlemlerin haksızca ülke-dışı uygulandığına karar verirse, Devlet Konseyi’nin ilgili ticari birimlerinin, ilgili yabancı yasalar ve diğer önlemlerin kabul edilmediğine, uygulanmadığına ve uyulmayacağına dair bir yasak kararı yayınlamasına karar verebilir.” diyor. Bu kurallar “Bir Ülke, İki Sistem” ilkesi gereği Hong Kong Özel İdari Bölgesi’ne uygulanamayacağı için, Hong Kong baş yöneticisi ile yönetici ekibinin benzer yapıda ve uygulanabilir yasaları yürürlüğe koymayı düşünmeleri gerekiyor.

ABD YAPTIRIMLARI ÇİN EKONOMİSİNİ KÖTÜ YÖNDE ETKİLEYEBİLİR

ABD yaptırımlarına karşı koymak için yasal araçları kullanmak Hong Kong’da iş yapan Amerikalı, Çin ana karasını ve Hong Kong finansal kurumlarını sadece taraflarını seçmeye zorlamayacak, aynı zamanda buradaki yatırımcıların durumlarının değiştirilmesine de yol açacaktır. Yerel ve Çin ana karası sermayesinin yanı sıra, Çin’e dost olan yabancı finansal kurumlar da Hong Kong finansal piyasasında egemen güç haline gelecektir. Yatırımcıların yapısı da aynı şekilde değişecektir.

IMF raporu ayrıca, Çin için 2021’de beklenen Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) büyüme oranını, kıta Çin’i yabancı yatırımları çekmek için büyük oranda Hong Kong’a bağlı olduğu için, yüzde 8,2’den yüzde 7,9’a indiriyor. Hong Kong Çin’in toplam hisse senedi finansmanının üçte birini, offshore tahvil finansmanının üçte ikisini ve iç ile dış doğrudan yatırımlarının yüzde 60’ını karşılıyor. Çin ana karasının şirketlerine getirilen ABD yaptırımları Çin ekonomisini kötü yönde etkileyebilir. Bu nedenle Hong Kong Özel İdari Bölgesi hükümetinin Hong Kong’un bu yılki ekonomik büyümesi üzerine olumsuz etkiler üzerinde düşünmesi gerekir.

HONG KONG, ÇİN’İN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR

Finans bakanı Hong Kong’un son ekonomik durumu ile ilgili analizinde, Çin-ABD düşmanlığının Hong Kong için olumsuz bir faktör olduğunu söylemekte haklı. Bundan sonraki adım bu durumu Hong Kong’un yararına dönüştürmeye çalışmak ve dönüştürmektir. Hong Kong Özel İdari Bölgesi hükümeti Hong Kong’daki Amerikan finansal kurumlarının Washington’ın Çin ana karasına getirdiği yaptırımlara uyarken yatırımcıların çıkarlarını ve Hong Kong’un istikrarını tümüyle dikkate almalarını sağlamak için durumdan en iyi şekilde yararlanabilir ve yararlanmalıdır. Aynı zamanda Hong Kong Özel İdari Bölgesi hükümeti Hong Kong finansal piyasasının yapısal reformunu desteklemek için tasarlanan düzeltici yasaların çıkarılmasını hızlandırmalıdır. Asgari çizgi, ABD finansal kurumlarını Hong Kong’da kalmaya ama başka her yerde yaptıkları gibi Hong Kong yasalarına uymaya teşvik etmektir. Bu kuruluşlar siyaset ile ticareti birbirinden ayırmalı ve hükümetleri tarafından Çin’e karşı bir araç olarak kullanılmayı reddetmelidirler. Küresel güç paradigmasında yüzyılda bir gerçekleşen değişiklik koşullarında Hong Kong’un ABD ya da başka herhangi bir yabancı finansal kuruluşun ayrılmasını engellemeye ihtiyacı yok, ama bunun yerine Çin ana karası ve uluslararası yatırımcıların uzun dönemli büyümedeki boşlukları doldurmasını memnunlukla karşılaması gerekir. Sonuç olarak, Hong Kong Çin’in ayrılmaz bir parçasıdır ve kaderinde ana vatanla birlikte büyümek vardır.

Hong Kong Özel İdari Bölgesi hükümetinin Hong Kong ekonomisinin yavaşlamadan durgunluğa ya da hatta bunalıma kaymasını önlemek için elinden geleni yaparken ABD hükümetinin daha fazla yaptırımıyla uğraşmaya da hazır olması gerektiğini vurgulamak gerekir. Bunu yapmak için baş yönetici ve üst düzey yetkililerden oluşan ekibinin, Hong Kong’un sağlıklı ekonomik kalkınmasına yeniden dönmesi için, en kısa zamanda hayatın her alanından insanların Covid-19’dan “sıfır etkilenme”sine liderlik etmesi ve “salgın sonrası” yeni normal için etkili salgın önleme ile kontrol mekanizmalarını uygulaması gerekir.