Gazeteci Yusuf Özkan, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu ve Avrupa gündemindeki gelişmeleri değerlendirdi.

Hollanda’daki belediyelerin kadınların sokaklarda daha rahat dolaşabilmesi için önlemler aldığını belirten Yusuf Özkan, “Bu kapsamda ülkelerin en büyük ikinci kenti Rotterdam’da, sokakta kadınlara yönelik laf atma, ıslık çalma gibi istenmeyen eylemler cinsel saldırı olarak kabul edildi ve buna yönelik para ve hapis cezalarının uygulanması kararlaştırıldı. Ardından Alkmaar geçen haftada da Enschede Belediyesi benzer bir karar aldı. Enschede Belediyesi, 19 yaşında bir genç kadının başlattığı imza kampanyası doğrultusunda 17 bin imzalı dilekçe ile birlikte bu konuyu gündemine aldı ve belediye meclisi sokakta kadınlara ıslık çalma ve laf atma gibi istenmeyen davranışların cinsel saldırı olarak kabul edilmesini kararlaştırdı. Fakat Hollanda’daki mahkemeler alınan bu kararları hukuk dışı buluyor. Daha önce Rotterdam’da hayata geçirilen bu düzenlemeye yargı itiraz etti. Mahkeme sokakta ıslık çalma ile laf atmayı ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdi ve belediyelerin ifade özgürlüğü kısıtlayacak düzenlemeler çıkarma yetkisinin bulunmadığını bildirdi. Bu durum Hollanda’da yoğun tartışma yarattı. Son yıllarda büyük kentlerin belirli semtlerinde kadınların rahatça sokağa çıkamadığı ve neredeyse yüzde 90’ının cinsel tacize uğradığı yönünde verilerin ortaya çıktığı böyle bir ortamda mahkemenin ifade özgürlüğü kararı tartışmaya neden oldu. Belediyeler de yargı ile tartışmaya girme yerine farklı çözümler aramaya başladılar. Kadınlara yönelik bu eylemleri genel yerel yönetmenliğe dâhil edecekler. Böylelikle yasal engeller aşılmış ya da çevresinden dolaşılmış olunacak.” dedi.

İSVEÇLİ SARIŞIN KADINLAR İLE İLGİ ŞEHİR EFSANESİ

Gazeteci Özkan, sosyal medyada en çok konuşulan konularından olan “İsveçli sarışın kadınlar tecavüz korkusuyla saçlarını koyuya boyatıyor” ile ilgili yapılan araştırma için de şunları söyledi:

“Yapılan araştırmalara göre, bu konunun 2005 yılına dayandığını gösteriyor. Çünkü 16 yıl önce Oslo Üniversitesinden bilim insanı Maria Backman’ın ‘beyazlık ve cinsiyet’ başlıklı seminerine dayanıyor. Ardından buna yönelik bir araştırma yaptı Backman ve bu araştırmada çeşitli lise öğrencileriyle görüştü. Araştırmaya katılan öğrencilerden olan Joseph, sarışınların zekâ konusunda geri olduğuna dair esprilerden rahatsız olduğunu yine sokakta yürürken arkasından laf atılmasından bıktığını ve bazen saçlarını koyu renge boyatmak istediğini söylemişti. Çıkış noktası bu aslında. O zaman üzerinde çok durulmadı. Fakat aşırı sağcılar bunu yıllardan beri kullanıyorlar. Bunların başında da Norveçli aşırı sağcı komplo teorisyeni Peder Are Nøstvold Jensen geliyor. Bu kişi, aşırı sağ kesimde etkili bir isim. İşte bu aşırı sağcı komplo teorisyeni göçmenleri suçlama adına son yıllarda bu tezi daha fazla işlemeye başladı. 2010 yılında açıkmış bir gazete haberi sosyal medyada paylaşılmaya başlanınca tartışmalar yeniden gündem geldi. Konunun başlıca uzmanı olan Oslo Üniversitesinden bilim insanı Maria Backman basının sorularını yanıtladı ve ‘Hayır bu gerçek değil, bu bir şehir efsanesi. İsveçli sarışın kadınlar tecavüz korkusuyla saçlarını koyuya boyatmıyorlar.’ ifadelerini kullandı.”