Global Times / Long Xingchun

Çin Merkezi Askeri Komisyonu Karakurum Dağları’nda görevli 5 Çin sınır subayı ve askerini Galwan Vadisi’nde Haziran 2020’de meydana gelen sınır çatışmasında ulusal güvenliği ve toprak bütünlüğünü savundukları için takdir edildiler. Bu askerlerden 4’ü Galwan Vadisi’ndeki Aktif Kontrol Çizgisi’ni yasa dışı olarak geçmeye çalışan Hindistan askerleri ile girdikleri çatışmada öldürüldüler.

Bu açıklamaya karşı, Bazı Hint medya kanalları ve kamuoyu Çin’in gerçek kayıpları “gizlediğini” ya doğrudan ileri sürdü ya da ima etti. Bazı Hint medya kanalları ise, vaziyeti kurtarmak için, kötü amaçlı olarak gerçeği çarpıttı ve Çin tarafındaki kayıpları abarttı.

Hindistan’ın 1962’deki Çin-Hindistan savaşındaki utanç verici yenilgisini dikkate alarak, birçok Hintli ümitsizce bir zafer peşinde. Bu nedenle, gerçekler ne olursa olsun, bu kez Yeni Delhi’nin galip geldiğinde ısrar ediyorlar. Aslında, Çin’in ulusal gücü Hindistan’ınkinden çok daha büyüktür. Çin’in Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH), Hindistan’ınkinin 5 katı kadar ve Çin’in savunma bütçesi Hindistan’ınkinin yaklaşık 3 katı. Böyle olunca, iki ülkenin orduları aynı anda muharebeleri kesmeye başlamadılar, bu Hindistan daha büyük bir kayıp verebileceği için Hindistan için bir “zafer” olarak görülebilir.

ÇİN ANLAŞMAZLIKLARI BARIŞÇI YOLLARDAN ÇÖZMEK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPIYOR

Stratejik olarak Çin, Hindistan ile askeri bir çatışmaya girmek istemiyor ve anlaşmazlıkları barışçı yollardan çözmek için elinden geleni yapmaya çalışıyor. Ama Hindistan kamuoyu bunu Beijing’in “zayıflığı” olarak görüyor. Yeni Delhi başarısızlığı kabul edemiyor ve bu yüzden kendisini kazanan taraf olarak gösteriyor. Aslında Hindistan’ın Çin tarafının kayıplarını abartmasının bir temeli yok. Bazı Hintliler kazanmayı istiyorlar ve Çin’in kayıplarını abartarak Hindistan’ın kazandığını kanıtlayacaklarını hissediyorlar. Bu nedenle Hint medyası vile kamuoyu kendilerini kandırıyorlar ve gerçekleri çarpıtarak biraz güven kazanmaya çalışıyorlar.

Hindistanlı bir kişi Twitter’da “sadece 4 kişi öldüyse” o zaman Çin’in “geri çekilmiş olmayacağını” yazdı. Bu Hint kamuoyunun genel eğilimini temsil ediyor. Onlar eğer Çin bu kadar büyük bir avantaj elde ettiyse, o zaman Çin askerlerinin tam bir saldırı başlatması gerektiğine inanıyorlar. Ama Çin bunu yapmadı, dolayısıyla onlar Çin yetkililerinin açıkladığı haberlere güvenmiyorlar. Hint kamuoyu sadece Çin’in kendisini dizginlemesini anlamıyor, ama aynı zamanda Çin tarafını ahlaksızca itibarsızlaştırıyor.

Hindistan sıfır-toplamlı anlayış da dâhil Batı zihniyetinden etkilenmiştir. Hint kamuoyu Çin’in anlaşmazlıkları çözme konusundaki samimiyetini anlamıyor. Birçok Hintli için Çin’in neden, ulusal güç, askeri ve ekonomi bakımından avantajlı olduğu halde kendisini dizginlediğini anlamak zor. Çin Hindistan’la sınır anlaşmazlığını kolayca savaş yoluyla çözebilirdi ama Çin bunu yapmadı.

Ayrıca, Çin tarafı Halk Kurtuluş Ordusu şehitleri ile ilgili ayrıntıları şimdi açıklamayı seçti çünkü ülke içindeki ulusal duyguları kışkırtmak istemiyor. Eğer Çin ayrıntıları Galwan Vadisi sınır çatışmaları sırasında açıklasaydı, o zaman bütün ülkede bir öfkeye neden olurdu. Çin, Hindistan ile anlaşmazlığını barışçı yollardan çözmeyi umuyor ve Hindistan’a karşı bir savaşa girmek istemiyor.

ÇİN VE HİNDİSTAN BİRBİRLERİNİ ÇOK İYİ TANIYORLAR

Ama Hint kamuoyu bunu anlamıyor. Bu birçok Hintlinin orman kanununa inandığını ortaya koyuyor, kim güçlüyse saldırmaya hakkı olduğuna inanıyorlar. Ne Çin’in kendini dizginlemesini anlıyorlar, ne de bir ülkenin kalkınmasının asıl olarak ülke içi reformlara, ekonomik gelişmeye ve halkın gayret ile erdemine bağlı olduğunu.

Hindistan’ın genel zihniyeti 1962 ile karşılaştırıldığında çok fazla değişmedi. Hindistan hâlâ çok kibirli. Yeni Delhi Beijing’i kışkırtacak güce sahip olmadığını çok iyi biliyor ama güçlü ulusal duygular nedeniyle yanlış karar veriyor. Fakat 1962’de Çin ile Hindistan karşılıklı anlayıştan yoksundu ve büyük ölçüde, yanlış anlamalar sınır çatışmalarına neden oldu. Şimdi Çin ile Hindistan birbirlerini çok iyi tanıyorlar ve birbirlerinin ulusal güçleri konusunda açık bir anlayışa sahipler. Hindistan ülke içindeki duygular nedeniyle Çin’e karşı gerçekten bir savaş başlatırsa, 1962 ile karşılaştırıldığında daha utandırıcı bir yenilgi yaşayacağını bilmelidir. Aynı zamanda, Hindistan’ın sert tutumuna rağmen neden çok hesapsız davranmadığının nedeni de budur.

Çin’in ırkçı Hint medyası ve kamuoyunu çok fazla dikkate almaya ihtiyacı yok. Aslında, bazı Çinliler konuyu Hintli net kullanıcıları ile tartışabilirler ve gerçeklerin açıklığa kavuşturulması gerekir. Ama Çin bazı Hintlilerin kendilerini kandırmalarına önem vermeme konusunda stratejik bir kararlılığa sahip.