CGTN / Barry He

Hidrojen yakıt hücreli teknoloji iyi bilinmektedir, ancak geniş ölçekte uygulanması zordur. Bununla beraber, potansiyel yeşil faydaları Çin’in geri duracağı bir şey değil ve yetkililer ileriye yönelik teknolojiye ciddi yatırım yapıyorlar. 

Fosil yakıtlara kıyasla daha güçlü ve etkili olan temiz ve esnek enerji kaynağının, Çin’in yeşil isteklerinin sonuç vermesini garanti edecek mevcut ekonomik ve teknik engellerin üstesinden gelmek gerekiyor.

Yeni hidrojenli araç filolarının bir kısmı, Beijing-Tianjin-Hebei bölgesindeki yeni otoyol planları için ulusal altyapı planlarının parçası olmasının yanı sıra Beijing’de yapılacak 2022 Kış Olimpiyat Oyunları için yapım aşamasında bulunuyor. Çin, bu yeni teknolojiye uyumu açıkçası ciddiye alıyor. Bununla birlikte, uygun bir şekilde benzinin yerini alabileceği noktaya ulaşıp yaygınlaşmasını sağlamak için birkaç noktanın çözülmesi gerekmektedir.

Hafif ve son derece düşük yoğunluklu bir gaz olması nedeniyle hidrojenin kolayca depolanması zordur. Normal atmosfer basıncı altında, sadece bir kilogram hidrojenin (100 kilometre gidebilmesi için) 11 metreküp büyüklüğünde olması gerekmektedir. Bu lojistik olarak imkânsızdır ve hidrojen yakıtının güçlendirilmiş tanklarda karbon fiberde yüksek basınç altında tutulması anlamına gelmektedir. Bu yüzden bu basıncı korumak ve tankları doldurmak, kendi içinde hem zaman hem de enerji tüketir. Birçok hidrojen tankı 10 bin Psi civarında bir basınçta tutulur. Bu güçlüğün durumunu anlatmak gerekirse, ortalama araba lastiği sadece 32 Psi’dir. Bununla birlikte, hava basma sırasında aletler gerektiren makul miktarda direniş ortaya çıkar.

Bu sorunu aşmak için araştırmalar devam ediyor ve yetkililer, hidrojen yakıt hücreli teknolojinin maksimum faydaya sahip olmasını sağlamak amacıyla temel araştırmalara yatırımı artırılmalıdır. Bir umut verici alan, hidrojeni sıkıştıran ve serbest bırakan, son derece yüksek basınç ihtiyacı olmadan depolayan emici malzemelerdir. Yüzde 19,6’sı hidrojen olan amonyak borandan oluşan malzemeler, daha az tehlikeli ortamlarda uygun bir şekilde kullanılabilir. Nanoteknoloji malzemelerindeki gelişmeler, bütün yapı düşünüldüğünde nikel, magnezyum ve karbon nanotabakalar ile saha depolama olasılıklarını daha fazla çeşitlendirmektedir. Bu alanın uygulanabilirliğindeki bir gelişme, çabucak gelişen endüstriyi temel düzeyde sert şekilde dönüştürecektir.

HİDROJEN YAKIT İÇİN KÜRESEL BİR PİYASA YARATMAK KOLAY OLMAYACAK

Hükümetlerin düşünmesi gerekli diğer bir alan ise hidrojen yakıtı tehlikesidir. Bu element son derece yanıcıdır ve gazın araçlarda kaldırma gücü formu olarak kullanıldığı zeplin felaketlerinin görüntülerini görmek için tarihe dönüp bakmak zorunda değilsiniz. Hidrojen yakıtının depolanması gereken basınç göz önüne alındığında, havanın varlığındaki herhangi bir sızıntı, en küçük bir kıvılcımla çok kolayca bir patlamaya yol açabilir. Hidrojen için bir patlamayı başlatmak için gerekli enerji miktarı, benzinle aynı kazayı yaratmak için gerekli olan enerji miktarından çok daha küçüktür. Bu, otoparklar veya yeraltı tünelleri gibi kapalı alanlarda belirli bir tehlike olduğu anlamına gelmektedir. Gazın çıplak gözle görülmemesi gerçeği daha fazla sorun yaratır.

Havalandırma sistemlerine ve kaçak tespite yapılan yatırımlar, endüstri için güveni ve geçmiş güvenlik performansını düzeltmek için büyük ölçüde artırılmalıdır. Hidrojen, açık havada neredeyse görülmeyen bir alevle gizli yanma alışkanlığına sahip olduğu için alev algılama teknolojisi de zorunlu altyapı olmalıdır. Burada uzun vadeli güven, zor kazanılan teknik bir başarıdır ve yakıtı günlük yaşamın bir güvenlik unsuru olarak normalleştirmeyi kabul etmek, tüketicinin benimsemesini kazanmanın anahtarı olacaktır.

Hidrojen yakıt için küresel bir piyasa yaratmak kolay olmayacaktır. Yukarıda bahsedilen güçlükler ve stratejiler, araştırma maliyetlerinin muhtemelen tüketici tarafından yüklenileceği anlamına gelmektedir. İklim değişikliğiyle mücadelede uzun vadeli faydalar açıktır, ancak müşterilerin bunu başarmak için yüksek fiyatları karşılamaya niyetli olup olmadığı görülecek. 

Hükümetler, bu tür bir piyasanın büyümesini teşvik etmek için yeni nesil yeşil araçları desteklemeye istekli olmalı. Çin, son on yılda bunu elektrikli araçlarda yapmada kanıtlanmış bir tarihe sahip ve bu nedenle sağlıklı bir iç piyasanın büyüyebilmesini ve küresel olarak çevre dostu bir örnek oluşturmayı sağlamak için iyi hazırlanacaktır. 

Petrol fiyatlarının ve bulunabilirliğinin dalgalı oynaklığıyla, hidrojen yakıt hücreli teknolojinin potansiyel tasarruf yararlarına olan ilgi her zamankinden daha fazla. Güçlüklerine rağmen bu alternatif yakıt kaynağı kolayca bulunabilir, iyi araştırılmış ve çok daha verimli, sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir aday. Çin, daha fazla erişilebilir olmasını sağlamanın yollarının kolaylaştırmak için endüstriyle daha yakından çalışmaya devam etmeli. Gelecek on yıllarda bu çabalardan ortaya çıkacak iç piyasa, hiç şüphesiz dünya lideri olacaktır.