CGTN / Djoomart Otorbaev (Eski Kırgızistan Dışışleri Bakanı, Beijing Normal Üniversitesi Kuşak Yol Okulu’nun seçkin bir profesörü ve Nizami Gencevi Uluslararası Merkezi’nin üyesi)

Eğer insanlık mevcut düzeyde karbondioksit salmaya devam ederse, o zaman dünyanın ortalama sıcaklığı 2030 ile 2050 arasında 1,5 derece artacak. Bu tehdidi akılda tutarak, 2019 Birleşmiş Milletler (BM) İklim Zirvesi’nde 77 ülke 2050’de sıfır karbon salınımı hedefine ulaşma sözü verdi; yeşil hidrojen kullanımını artırmak bu iddialı hedefi başarmak için hayati rol oynayacak.

Üretim teknolojisi ve besleme stokunu kullanarak hidrojeni ayırmak için kimyacılar bir renk skalası kullanır. “Gri” hidrojen metanı dönüştürerek, “kahverengi” hidrojen ise kömürden elde edilir. “Gri” hidrojen suyu hidrojen ve oksijen moleküllerine ayırarak üretilir, bu sürece “suyun elektrikle ayrıştırılması” denir ve “sarı” hidrojen elektrikle ayrıştırma ile elde edilir ama nükleer enerji kullanılarak yapılır. “Mavi” hidrojen doğal gazdan yapılır. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’na (IRENA) göre, dünyadaki hidrojen üretiminin yüzde 95’i şu anda gri hidrojen.

Uzmanlar, gelecekte hidrojenin yenilenebilir enerji kaynakları arasında tartışmasız lider haline geleceğine inanıyor. Aslında güneş ya da rüzgâr gibi geleneksel yeşil enerji kaynaklarını kullanırken, enerji düzensiz bir şekilde üretilir ve biriktirilemez ve bunların altyapısı önemli büyüklükte toprağı işgal eder. Hidrojenin bu tip dezavantajları yoktur. Yeşil hidrojen üretiminde yaratılan enerji herhangi bir kirletici salmaz. Kullanıcılar hidrojeni uzun zaman için ve büyük miktarlarda depolayabilir.

Uzmanlar hidrojenin hayatın çeşitli alanlarında asıl yakıt olarak petrolün yerini alacağına inanıyor. Goldman Sachs’a göre, yeşil hidrojen 2020’de dünyanın enerji ihtiyacının yüzde 25 kadarını karşılayabilecek ve o zaman 10 trilyon dolarlık bir pazar haline gelecek. Ama bu hedefe ulaşmak için, yeşil hidrojenin mevcut enerji taşıyıcılarının maliyeti ile karşılaştırılabilir bir fiyatta üretilmesi zorunlu.

ÇİN, DÜNYA HİDROJEN ÜRETİMİNDE LİDER

Cesaret verici bir şekilde, hidrojen üretim maliyeti şimdi hızla düştü. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Enerji Bakanlığına göre, 2015’te kilo başına 6 dolar olan hidrojen üretim maliyeti 2025’de kilo başına 2 dolara düşecek. Son analizler kilo başına 2 dolarlık üretim oranı yeşil hidrojeni, nakliye, çelik ve gübre üretimi, elektrik üretimi ve daha birçoğu dâhil birçok endüstride rekabetçi hale getirecek kritik eşik olacak.

Uluslararası Enerji Ajansı verileri, küresel düşük karbon hidrojen üretimi 2010’da 0,04 milyon tondan 2019’da 0,36 milyon tona yükseldi. Dünyanın çeşitli yerlerinde yeni hidrojen fabrikalarının açılması ile üretim 2023’de 1,45 milyon tona çıkacak. Bloomberg hidrojen üretim pazarının 2025’te 700 milyar dolara çıkacak.

Gelişmiş ülkeler hidrojen enerjisinin geliştirilmesine yaptıkları yardımı artırıyor. Geçen temmuzda Suudi Arabistan, ABD gaz devi Air Products and Chemicals şirketi ve kendi şirketleri ACWA Power’ın desteği ile dünyanın en büyük yeşil elektrik santralini kurmaya başladı. 5 milyar dolarlık proje günde 650 ton yeşil hidrojen üretecek. Avrupa Birliği (AB) kısa süre önce hidrojen üretimi yatırımlarına 500 milyar dolar ayırdı.

Rusya Enerji Bakan Yardımcı Pavel Sorokin kendilerinin 2030’da hidrojen pazarının yüzde 20’isini ele geçirmeyi hedefliyor. Sorokin “2035’te Rusya’dan yeşil hidrojen ihracatının ‘düşük’ senaryoda 1 ila 2 milyon ton, olabileceğine ve bunun (dünyada hidrojen talebinin daha aktif gelişmesi ile) 7 milyon tona çıkabileceğine inanıyoruz.” dedi.

Rusya, hidrojen enerjisinin geliştirilmesi için taslak kavramda belirtildiği üzere, dünya pazarına 33,4 milyon ton hidrojen satarak, hidrojenin çevreye dost tiplerinin ihracatından yılda 100 milyar dolara kadar para kazanmaya niyetleniyor. Rusya hükümetinin yeşil enerji üretimi planları AB’nin büyük karbon ayak izine sahip enerji taşıyıcılarının ithalatı üzerine özel bir vergi koyma planlarına bağlı. Bu vergi Rusya ihracatçılarına 2025 ile 2030 arasında 33,3 milyar avro vergi faturasına mal olabilir.

HİDROJEN ENERJİSİ DÜNYANIN GELECEKTEKİ ÇEVRE DEVRİMİNİN ASIL TAŞIYICISI OLACAK

Çin yıllık 22 milyon ton ile dünya hidrojen üretiminde liderliği elinde tutuyor. Bu dünya üretiminin yaklaşık üçte biri kadar ve kendi büyük enerji ihtiyacının beşte birini karşılayacak miktarda. Fakat Çin’in üretiminin büyük kısmı fosil yatık yakan gri hidrojene bağlı. Çin yeşil hidrojen enerjisine büyük miktarda ek yatırımlarını hızlandırıyor, bu yatırımlar ülkenin 2021-2025’i kapsayan 14. Beş Yıllık Planı’nda gelecekteki 6 öncelikli sanayiden biri olarak tanımlanan hidrojen endüstrisini geliştirmek için belirlenen hükümet politikaları tarafından yönlendiriliyor. Çin Hidrojen İttifakı Çin’in hidrojen yatırımlarının 2025’te 1 trilyon yuan’a ulaşacağını tahmin ediyor.

Çin’in hidrojen talebi 2030’da 35 milyon tona ulaşacak, bu Çin’in toplam enerji tüketiminin en az yüzde 5’i kadar. Son olarak, 2020’de hidrojen enerjisi Çin’in enerji tüketiminin yüzde 10’dan fazlasını oluşturacak.

CITIC Securities 2050’de hidrojen enerjisi talebinin 180 milyon tonu aşacağını tahmin ediyor. Hidrojen üretimine yapılacak yıllık yatırım 12 trilyon yuan’a ulaşacak. Hidrojen enerjisi dünyanın gelecekteki çevre devriminin asıl taşıyıcısı olacak.

İnsanlık iklim değişikliği ile mücadele için belirleyici adımlar attı. Bugün hem hükümetler hem de özel sektör hidrojen enerjisinin gezegenimizin enerji dengesindeki hayati rolünün farkında. Fakat bu potansiyeli tümüyle kavramak için, hükümetler, yatırımcılar ve değişik ülkelerden sanayi şirketleri, hidrojen ekosistemini genişletmek için birlikte çalışmak zorunda. İş birliklerinin kalitesi bütün dünyadaki iddialı projelerin daha hızla hayata geçirilmesini ve hidrojen enerjisinin temiz, ödenebilir ve geleceğin rekabetçi enerji taşıyıcısı haline gelmesini mümkün kılacak.