Hentbol Duayenleri Platformu’nun Şehit Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan anısına Hendek’te düzenlediği turnuvada “Hocaların Hocası” diye bilinen Sırrı Özşen ve hentbol antrenörü Sinan Öner CRI Türk’e özel açıklamalarda bulundu.

“HENTBOL FUTBOLUN ELLE OYNANI”

Antrenörlük kariyerine giden süreci paylaşan Sinan Öner, Sırrı Özşen’in hayatlarına dokunan ve belli bir yön veren önemli bir şahsiyet olduğunu vurgulayarak; “Sırrı Hocamız Atatürk Lisesi’nde beden eğitimi öğretmenimizdi. 1976 yılıydı, bir gün hocamız farklı branşlarda spor yapan öğrencileri okulda topladı. Elinde de küçük bir top vardı. Biz o zamana kadar ‘hentbol’ nedir bilmiyoruz bile. ‘Bu ne hocam’ diye sorduğumuzda kendisine ‘Bu el topu’ dedi. Tabii hocamız hepimizin ilgisini çekebilmek için ‘Futbolun elle oynananı’ dedi. O günden sonra hayatımızın gidişatı değişti.” ifadelerini kullandı.

“O YILLARDA ANTRENÖR BİLE YOKTU”

Sırrı Özşen’in, ikiz kardeşi Kenan Öner’i ve kendisini antrenörlüğe yönlendiren isim olduğunu da belirten Öner, “O yıllarda hentbol antrenörü yok. Bizi antrenörlüğe yönlendirdi. Biz, bir öğretmenin öğrencisine dokunmasının nasıl etkili olduğunun canlı örnekleriyiz ve halen hentbolun içindeyiz. Bu noktada kendimi çok şanslı görüyorum.” dedi.

“45 YILDIR İRTİBATIMIZ KESİNTİSİZ SÜRÜYOR”

Hentbol Federasyonu’nun Kurucusu Yaşar Sevim’in üniversiteden sınıf arkadaşı olduğunu belirten Sırrı Özşen, “Yaşar Sevim, Almanya’dan dönüp Hentbol Federasyonu’nu kurunca 1976 yılında bir seminerle hentbola yöneldik. Beden eğitimi öğretmeni olarak görev yaptığım Eskişehir Atatürk Lisesi’nde, sporun çok yoğun olduğu bir ortam vardı. Birçok branşta yarışmaya katılıyorduk. Hentbola da başladık ancak hentbol eğitimi almış temelde hiçbir öğrenci yoktu. Özellikle top becerisi olduğu için basketbolcular, koşu ve bireysel yetenekleri nedeniyle atletler ve biraz da futbolculardan olmak üzere bir karma yaptık. Hentbola böyle başladık. Bu çocukların isteğiyle ilk profesyonel takımımız, Eskişehir Hentbol Takımı oldu. Sonra ben Manisa Spor Akademisi’ne üyesi olarak gittim. Ancak çocuklarımı hiç bırakmadım. 45 yıldır irtibatımız kesintisiz olarak sürüyor. O minik yavrularımız spor arkadaşlarımız oldu. Şimdi onlar çocukların hayatlarına dokunuyor ve hepsiyle gurur duyuyoruz.” diye konuştu.