Spor Hikâyeleri’nin bu haftaki konuğu Kadınlar Hentbol Milli Takımımızın ilk iki golünü atarak adını Türk spor tarihine altın harflerle yazdıran Ayten Altun’du.

Türkiye’yi fitnessle ilk tanıştıran isim olan, ünlülerin fitness hocası olarak da bilinen Ayten Altun, Marmara Üniversitesi Spor Akademisi mezunu. 12 yaşından bu yana sporun içinde olan, 40 yılı aşkın süredir Türk sporuna hizmet eden Altun, kurulduğu günden bu yana kesintisiz olarak 28 yıldır Koç Üniversitesinde görev yapıyor ve Kredili Pilates, Total Body Conditioning, Grup Fitness ile Advance Pilates dersleri veriyor.

Milli sporcu ve Spor Eğitmeni Ayten Altun’un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

KADIN SPORCULARIMIZ ÇOK ÖNEMLİ BAŞARILARA İMZA ATTILAR

“Öncelikle şu dönemde kadın sporcularımızı canı gönülden kutluyorum ve çok duygulanıyorum. Olimpiyatlarda çok büyük bir işlere imza attılar. Bizler ay yıldızlı formayı giydiğimiz yıllarda bu kadar güçlü değildik, bu kadar doğru antre edilmeden mücadele ederdik. 

SPORA İLK BAŞLAYIŞIM AİLEMDEN GİZLİ OLDU

Henüz 11 yaşındayken 27 Aralık Atatürk koşusuna, ailemden gizli gizli hazırlandım. Okuldan yaka numarası aldım ve yarışa katıldım. 1. oldum, hediyelerle eve geldiğimde rahmetli annem ‘Nereden çaldın bunları?’ dedi. İnanmadı bana ve elimden tutup beni okula götürdü. Beden eğitimi öğretmenim anneme ‘Kızınız gerçekten çok başarılı, 5 saniye ile Türkiye rekorunu egale edecekti neredeyse.’ Deyince, annem o zaman inandı bana. 

HENTBOLLE ESKİŞEHİR’DE TANIŞTIM

Eskişehir’e taşındıktan sonra Eskişehir Cumhuriyet Lisesi’nde spor hayatım devam etti. Kulakları çınlasın Murat Kılıç Hocamız milli atletken bizleri hentbole başlattı. Kendisine minnettarım. Kısa sürede Milli takıma davet edildim.

MİLLİ TAKIMIN İLK GOLÜNÜ ATMAK BAMBAŞKA BİR DUYGU 

Bulunduğum pozisyon itibarıyla yedek oyuncu olarak antre ediliyordum. İlk milli maçımızda ilk yedide başlayıp takımımızın ilk iki golünü atınca hentbol tarihine ismim geçmiş oldu. Bambaşka bir duygu tabii. Hem atletizm hem de hentbol ikisi bir arada gitmeyeceği için İstanbul’da katıldığım son turnuvada madalyamı kazandım ve atletizme veda ettim.

MERAK VE AZİM SİZİ YUKARILARA TAŞIR

Eskişehirspor, Eskişehir ETİ Spor kulüplerinde oynadın. Marmara Üniversitesi Spor Akademisi mezunuyum. Üniversite ile birlikte İstanbul Arçelikspor Hentbol Kulübü’nü kurup bırakıncaya kadar kaptanlığını yaptım. İş hayatımda ise fitnessi seçtim ve bu yolda ilerledim. Aynı merak, aynı azim, beni yukarılara taşıdı. Disiplinli çalışma, iş hayatımda da başarılı olmamı sağladı. 

FİTNESS SEMİNERLERİ İÇİN 25 YILDIR ABD’YE GİDİYORUM

Her sene Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) gerçekleştirilen fitness seminerlerine katılıyorum. Plates seminerine Türkiye’den giden ilk kadın hocayım. Ofisim sertifikalar, başarı belgeleri ve madalyalarla dolu. En iyiyi öğrenme azmi, bana Türkiye’nin en üst düzey yöneticileri, holding sahipleri, tanınmış sanatçılarıyla birebir çalışma olanağı sağladı. Hâlâ ‘Ben oldum.’ demiyorum. Hiçbir şey aynı kalmıyor. Öğrencilerim bilirler, her seminere gittiğimde çocuk gibi heyecanlanırım.

PİLATESİ TÜRKİYE’YE İLK GETİREN İSİM

Türkiye’de aslında pilatesi ilk yapan Ajda Pekkan’dır, Sevil Sabancı’dır. Onlar da benimle bir ağustos ayında pilates yapmaya başladılar. Pilates ülkemizde zamanla yayıldı, büyüdü, gelişti, federasyonları kuruldu. Bununla da gurur duyuyorum.

UĞUR KILIÇ, HENTBOLE ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLAYACAK BİR ADAY

Uğur Kılıç, Hentbol Federasyonu başkan aday adayı olarak çok desteklediğim, bu işi doğru yapacağına inandığım bir kişi olduğu için, kardeşim gibi arkasında durdum ve duracağım. Sevgili Uğur’a buradan sevgilerimi iletiyorum. Büyük bir aile olarak çok çalıştık, ekip olarak 3-4 yıldır bunun hazırlığı içindeydik. ‘Biz varız.’ diye yola çıktık. Hentbolün ekmeğini yedik. Mevcut yönetimine icraatlarından ötürü kırgınız, küskünüz, üzgünüz ve artık biraz ayağa kalkmak istiyoruz.

BAŞARILARIMDA AİLEMİN DESTEĞİNİN ROLÜ BÜYÜK

Biz 6 kardeşiz. Babam ben 3 yaşındayken hayatını kaybetmiş. ‘Baba kucağı nedir?’ bilmem. Baba kelimesini kullanmadım. Bu çok büyük bir eksiklik. Belki de hayata olan direncim ondan. Başta baba yerine koyduğum ağabeyim Şenel Altun olmak üzere ailem başarılarımla her zaman gurur duydular. Fitness kıyafetlerimi görenler ‘Böyle kılık mı olur başka bir iş yapıyor.’ dediler. Beş vakit namazını kılan, umreye giden annem ‘Bu benim kızımın iş kıyafeti’ deyip arkamda durdu. Her başarımda ailemin desteği büyüktür. Daima yanımda durdular. Okur yazar olmayan, eşini erken yaşta kaybetmiş, 6 çocuğunun tamamını okutmuş ve çocuklarına bir fiske bile vurmayan, fedakârlığı tarif edilmez bir anne tarafından büyütüldük. Bir gün bile yaptığı fedakârlıkları dile getirmeyen yüreği sevgi dolu bir anne. Bu bizim en büyük şansımız.

ELE AVUCA SIĞMAZ BİR ÇOCUKTUM

Yaramaz, hayta, ele avuca sığmayan, enerji küpü bir kız çocuğuydum. Yarışlara da katılıyorum bir taraftan. Tabii karnede notlar düşünce ağabeyim bir gün bana ‘Bu sporu yapmak istiyorsan derslerine çalışacaksın. Bir tane zayıf gelirse bu iş biter.’ dedi. Tabii dönem de kötü bir dönemdi. Siyasi bir dönemdi. Her gece 4’te kalkar ders çalışırdım ki, sporumu yapabileyim. Onun devamında da başarı geldi.

ARÇELİK OKUTTU BENİ ŞİMDİ SIRA BENDE

Koç Üniversitesi’ne başvurduğumda ilk soru şuydu. ‘Neden Koç?’ Cevabım hazırdı. ‘Arçelik beni okuttu. Şimdi sıra bende, ben de Koç’a hizmet etmeliyim.’ dedim. Bende emekleri çok büyüktür. Bu nedenle üniversitede verdiğim dersler nedeniyle ücret almıyorum. Gurur duyuyorum, Koç Üniversiteli olmaktan.