Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hasan Türkyılmaz yangında zarar gören ormanlara dair merak edilen soruları Mehmet Emre Öztürk’ün hazırlayıp sunduğu “Akademik Yorum” adlı programda yanıtladı.

Süreci Antalya’dan takip ettiğini belirten Türkyılmaz, “29 Temmuz’da yangının hemen akabinde Antalya’ya gelmiş Akseki ve Manavgat’taki süreci, arazileri ve koordinasyon ekiplerini ziyaret etmiştim. Birkaç günden beri yine Antalya’dayız sürekli saha ile irtibat halinde git gel yapıyoruz. Tabii çok ciddi bir felaketle karşı karşıya şu anda Türkiye. Akıllarda kalması için söylüyorum. İstanbul depremi olma ihtimali konuşuluyor kamuoyunda, sürekli uzmanlar tarafından. Deprem olduğu zaman yaşanacak olan infial gibi büyük bir yangın süreci yaşıyoruz. Tam onunla uyuşmasa da algı oluşması için söylüyorum. Sıkıntılı bir süreç ancak bu dokuz günlük içerisinde 180’e yakın noktadan yangın kontrol altına alındı ve soğutma faaliyetleri devam ediyor. Şu anda Antalya’daki tablo Marmaris’teki tablo birbirini takip ediyor. Antalya’da birçok yerde kontrol sağlandı. Kamuoyunda kontrol sağlanması yangının söndüğü gibi algılanıyor asla böyle bir durum söz konusu değil sadece yangının devam etme süreci durduruldu. Şimdi arkadaşlarımız, orman kahramanları gece sabahlara kadar bu kontrol altına alınan alanlarda yangın yeniden parlamasın ve bir başka noktaya sıçramasın diye söndürme ve soğutma faaliyetlerini sürdürecek. Sekiz gün öncesine göre çok iyi durumdayız ancak ciddi bir süreç yaşadığımız ortada.” dedi.

“3 YIL İÇİNDE TEKRAR FİDANLARI GÖREBİLECEĞİZ”

Bölgede yanan alanların tekrar eski haline ne zaman döneceği sorularına yanıt veren Türkyılmaz, şunları kaydetti:

“Bu konu çok kamuoyunda tartışılıyor bir sürü de bu konuyla alakalı değişik görüşler ifade ediliyor. Öncelikle şunu net olarak ortaya koyalım yanan orman alanlarının bir metrekaresi bile ormanlaştırma maksadı dışında kullanılamaz, tahsil edilemez ve değerlendirilemez. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 169 maddesi yanan bir alanı hiçbir maksatla ormanlaştırma dışında kullanamazsınız diyor. Türkiye Cumhuriyeti ormanları anayasa ile güvence altına almıştır. Bir şeyin altını çizmek isterim, Türkiye’de devlet yönetiminde her türlü siyasal parti ve ideolojik temsilciler görev almıştır ve icranın başında bulunmuştur. Ancak her birinin bu ormanları tabiatı ve doğayı koruyan 169. maddeye bakışları aynı olmuştur. Kısacası Türk siyaseti ormanları korumak konusunda yasal ve anayasal mevzuata sahip çıkarak ormanların yanında yer almıştır. ‘Bu alanları tekrar ne zaman yeşil göreceğiz’ konusu merak ediliyor. Her konunun kendine mahsus uzmanları var. Bu konunun uzmanları da Türkiye Cumhuriyeti’nde Orman Genel Müdürlüğü’dür. Meslek olarak da Orman Mühendisleri’dir. Mühendislerimiz yangınlar kontrol altına alınıp soğutma çalışmaları yapılırken hiç ara vermenden sahaya çıkacak ve saha analizlerini yapacaklar. Önce yanan bölgelere bakarak doğanın kendi kendini yenileyebileceği yerlerde saha temizliğine hemen başlanacak. Kızılçam ağacı yansa dahi tohumu yanmıyor. Tohum takviyesi yapılarak bu alanlar 2022 yılı Ocak ve Şubat aylarında tohumların toprakla buluşması çimlenmesi yani fidana dönüşmesi beklenecek. Akılda kalsın diye şöyle ifade etmek isterim: bir yıl içerisinde hiçbir bütçe tertibine bakmaksızın bu yanan alanların her bir metrekaresi temizlenip ağaçlandırmaya hazır hale getirilerek, tohum veya fidan ekimiyle ağaçlandırılmış olacak. 1 yıl sonra bu alanlarda yangının ortaya çıkardığı karartı temizlenmiş olacak. Sahanın toprağını tekrar fidanlarla bezenmiş vaziyette görme şansımız olacak ancak tam yeşili görmeniz 3 yıllık bir dönemi kapsayacak. Tabii yanan ağaçların tekrar eski seviyesine ulaşması için 15-20 yıllık gibi bir zamana ihtiyacımız var.”

“ORMAN YANGINLARI İLE MÜCADELE DERSLERİ MÜFREDATA GİRMELİ”

Orman yangınları ile mücadelede eğitimin çok önemli olduğuna değinen Türkyılmaz, “Orman Genel Müdürlüğü Devletimiz adına bu konudaki Orman Mühendisleri ile beraber geçirme memurla beraber uzman bir kurumdur. Az önce belirttiğimiz gibi depremle alakalı bu kadar ikaz ve eğitime rağmen yeterli önlemleri konutlarımızda yaşam alanlarımızda maalesef almıyoruz. Bahsettiğimiz eğitimler ormanlarda yangınlarla mücadele veya ormanların yetiştirilmesi, geliştirilmesi ve sürdürülebilirliği konusunda ilkokuldan üniversiteye kadar ders olarak verilmeli. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a sizler aracılığıyla seslenmek istiyorum. Böyle bir ders müfredata koyulursa ilkokuldan üniversiteye kadar bizler Orman Mühendisleri Odası 18 bin üye ile gönüllü olarak katkıda vermeye hazırız.” ifadelerine yer verdi.