Spor yorumcusu Behçet Üstün, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Üstün, spor gündemindeki son gelişimleri değerlendirdi.

Pandemi nedeniyle haftada çift maç oynandığından artık haftalardan bahsedemediklerini belirten Behçet Üstün, “İki maç önceki yayında ‘Beşiktaş-Fenerbahçe maçına kadar zirvedekiler bu şekilde gider, diye tahmin ediyorum’ demiştim. Fenerbahçe bir, Galatasaray ise iki kez puan kaybı yaşadı. Bu karşılaşmalarda hakem hatalarının da etkilediği karşılaşmalar olsalar da aslen kötü futbol oynayan takımlar puan kaybettiler, diye özetleyebiliriz. Hakemlerden bahsetmişken… Birazdan daha detaylı söz edeceğim ama artık insanlık dışı hâl alan bir durum var. Bazı futbolcular rakiplerinin meslektaşları olduğunun farkında değilmiş gibiler. Aldatma amaçlı hareketler zaten ligimizin alamet-i farikası oldu. Buna alıştık maalesef. Orada oyunu değersizleştirmenin dışında bir zarar yok. En azından fiziksel bir zarar yok. Ama doğrudan sakatlama amaçlı hareketlerin mutlaka, ama mutlaka cezalandırılması gerekiyor. Maalesef bizim hakemlerimiz de VAR hakemleri de bu konuda aynı oranda suçlular. Zira buna hiçbir şekilde ceza vermiyorlar. İş çok kötü bir yere, çok vahim bir yere doğru gidiyor.

Burada defalarca dile getirdiğimiz gibi Türk hakemleri gerçekten de kötüler ve bunun muhtelif nedenleri var. Kariyer noktasındaki birtakım baskılar, kulüplerden gelen eleştiriler gibi konular bir tarafa, problemin asıl kökeninde, Türkiye’de birçok alanda yaşadığımız liyakat sorunu yatıyor. Üst klasmana gelen hakemlerin gerçekten hak ederek mi geldiği yoksa birileriyle akrabalık bağı sayesinde mi o noktaya yükseldiği muamma. Birçok üst klasman hakemi daha önceleri hakemlik yapmış birinci dereceden akrabaya sahipler. Bu bir noktaya kadar anlaşılabilir bir durum. Babanız, amcanız hakem ise sizin de çocuklukta bu konuya ilgi duymanız, onların teşviki ile bu mesleğe kanalize olmanız mümkün elbette. Ancak asıl problem aynı akrabalık bağına sahip kişilerin bu hakemlerin hem atamalarını, hem gözlemciliğini yapması noktasında büyüyor. İşte bu hatalara rağmen aynı hakemler tekrara tekrar maç almaya ve para kazanmaya devam ediyorlar.” dedi

“TÜRKİYE’DE VAR’IN İŞLEYİŞ BİÇİMİ PEK FAZLA BİLİNMİYOR”

Modern futbolun çok daha hızlanması nedeniyle sorunlar yaşayan hakemlere yardımcı olması için teknolojik bir destek getirildiğini hatırlatan Üstün, “Video yardımcı hakem, kısaca VAR. Amaç hataların giderilesi değildi. Maçlarda hatalar her zaman olacak, zaten işin doğasında var hata. Asıl hedef maçlardaki adaleti sağlamakla mükellef karar vericilerin, yani hakemlerin maksimum düzeyde adil ve doğru karar vermesini sağlamaktı. Oyun hızının düşmemesi için de birtakım kurallar koyuldu. Maalesef ülkemizde VAR’ın işleyiş biçimi pek de fazla bilinmiyor, zira bilgilendirici hiçbir yayın yok. Bu işi ele alması gereken kurum Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) iken en ufak bir çaba harcamadıklarını, buna niyetlerinin olmadığını da görüyoruz. Bu konuyla ilgili tek söyledikleri ‘Biz de VAR uygulaması Avrupa’dan bile daha ileri’ ama nasıl uygulandığı konusundan da hiçbir şeffaflık yok. Dolayısıyla ile birçok haklı haksız itiraz yükseliyor sürekli. Mesleği gereği bu işleyişi bilmesi gereken (ve aslında kesinlikle de bilen) bazı sporcu ya da teknik adamlar bile, halkın bilgisizliğinden yararlanarak mesela taçtan gol yeme itirazında bulunuyor, VAR’ın neden devreye girmediğini sorgulayabiliyorlar.

VAR’ın öncelikli amacı çok ciddi bir hata varsa devreye girmesiydi. Yani maçlardaki kısmen yoruma açık hakem hatalarında müdahalesi amaçlanmıyordu. Sadece bariz hatalarda hakeme yardımcı olması amaçlanıyordu. Maalesef özellikle ülkemizde bu uygulama iyice sulandırılmış halde. Tümüyle yoruma açık pozisyonlarda dahi hakem ile VAR odası arasında dakikalarca süren görüşmeler gerçekleştiğine şahit oluyoruz.

VAR’ın bakacağı konular da sınırlı. Gol pozisyonları, penaltı, direkt kırmızı kart ve ofsayt dışında kullanılamıyor. Yani VAR taç atışına, faule ya da sarı kartlık bir duruma karışamıyor.

Bu kadar yalın ve uygulamasının aslında çok kolay olması gereken bir teknolojiye rağmen bariz hatalar yapan bazı hakemlerin (maç hakemi ya da VAR hakemi) hiçbir yaptırıma uğramadan birkaç gün sonra yeniden atanmaları girişte bahsettiğim “akrabalık” ya da “ahbap çavuş” ilişkileri nedeniyle gerçekleşiyor.” diye konuştu.

KULÜPLER BİRLİĞİ VAKFI’NIN BİLDİRİSİ

Spor yorumcusu Üstün, böyle olunca da haklı haksız herkes bağırmaya başladığını söyleyerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Hakemlerden memnun olan bir tek kulüp kalmadı ülkede. Kulüplerin hakemler hakkındaki açıklamalarına, bildirilerine alışkındık, ama geçen hafta, bu kez Kulüpler Birliği bir bildiri yayınladı.

Açıklama şöyle: ‘Kulüpler Birliği Vakfı olarak TFF’den beklentimiz, Merkez Hakem Kurulu yapısının Avrupa örneklerindeki standartlara çekilmesi, hakemlerin atamalarından puanlama yöntemlerine kadar şeffaf ve hesap verilebilir bir yapıya kavuşturulması ve hakemlerin eğitim seviyelerinin iyileştirilmesi yönündedir. Hakemlik organizasyonu, hakem seçimlerinin yetenek ve bireysel üstünlüklere bakılarak yapıldığı, her zaman daha bilgili ve yetenekli kişilerin seçildiği, ilerleme ve yükselmelerinin liyakata göre yapıldığı, gruplaşmalara engel olunan üst düzey bir organizasyon haline getirilmesi ile gelişecektir.’ Aynen bizimde daha önceden söylediğimiz şeyler.

Tüm masrafların kulüplerce karşılandığına da atıfta bulunulan metinde bir anlamda ‘paramızla rezil oluyoruz’a geliyor bildirinin bir kısmı.

Önemli bir kısmı da sonuç bölümünde belirtilmiş:

‘Hâl böyleyken maç sonuçlarını etkileyecek hatalar yapan hakemlerin hiçbir şekilde karşılık görmemesi, standart olması gereken kararların maçlara göre değişkenlik göstermesi, eğitim masraflarına kadar tüm giderleri tarafımızdan ödenen VAR`ın birçok şüpheyi barındıran yanlış uygulamaları, hakemlerimizin eğitimlerini, bilgilerini ve tarafsızlıklarını tartışılır hale getirmiştir. Bu doğrultuda Federasyonumuzun bu çözümsüzlüğü sürdürmesi halinde kulüplerin hak ve hukuklarını eşit bir şekilde savunma kararlılığı içinde olan Kulüpler Birliği, bu konunun alternatifli çözüm önerileri ile takipçisi olacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.’

Alternatif çözüm dedikleri yabancı hakem konusu sanıyorum ki, pratikte uygulanabilirliği yok. ‘Demokles Kılıcı’ gibi sallıyorlar arada sırada. Bu pandemi koşularında o kadar yabancı hakemi nerede bulacak ve nasıl organize edeceksiniz. Süper Lig için buldunuz, diyelim alt ligler en olacak? Bu sefer onlar bağırmaya başlayacak. Yani bu yabancı hakem konusu biraz boş bir konuşma. ‘Çok zor bir operasyon’ öyle demek gerekiyor. Dolayısı ile hakem kalitesini artırmak ve VAR’ın kullanımını doğru bir hale getirmek gerekir. Bundan başka bir çözüm önümüzde gözükmüyor.”