Yalanlar eriyince geriye çıplak gerçekler kalacak

Yalanlar eriyince geriye çıplak gerçekler kalacak

Futbolcu Mesut Özil'in sosyal medya üzerinden Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi politikalarını eleştirmesinin ardından kimi ünlüler de modayı izleyerek sosyal medyada Xinjiang üzerinde baskı kurmaya çalıştılar.

Bazı sosyal medya kullanıcıları ise Çin'in mesleki eğitim kamplarındaki tüm kişilerin mezun olduklarını belirtmesinden sonra ise harekete "kayıp ilanı" vermeye başladılar. Birçoğunun yaptıkları ucuz numaraları geçmedi.

MESUT ÖZİL GELİP KENDİNİ GÖRMELİ

İki farklı olayın kimi Çin karşıtı güçler tarafından planladığı ve teşvik edildiği açık. İlk olayda harekete geçen spor ya da kültürel alanda ün kazanmış ünlülerin çoğu İslam dünyasına mensup olmasına rağmen Batı'da yaşamakta ve onların fikirlerinden etkilenmektedir. Batı'nın sosyal medya araçlarını kullanarak onların dilinden yazılan mesajların İslam dünyası ile ilgisi bulunmuyor. Tam da bu yüzden Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü Mesut Özil'i Çin'in Xinjiang bölgesini ziyaret etmeye çağırdı.

Batı kamuoyu Xinjiang'da hiç bulunmamalarına karşın bölgenin yönetimini basmakalıp şekilde eleştiriyor ve yaftalıyorken diğerleri de bu suçlamaları kör biçimde takip ediyor.  Bu kişilerin Xinjiang'a ziyaretleri teşvik edilmeli ve camiler yıkılıyor mu ya da Müslüman kadınlar Hanlar ile evlenmeye zorlanıyor mu kendileri görmeli.

İnsan gördüğüne inanmalıdır. Özil ya da diğerleri Xinjiang hakkında yaptıkları açıklamaların sorumluluğunu almalıdır. Bu isimlerin Müslümanların Xinjiang'daki iletişim ağlarını görmeleri ya da kaotik coğrafyadaki diğer ülkelere oranla daha iyi yaşayıp yaşamadıklarını görmeleri için bölgeye gelmeleri gerekmektedir.

OLMAYAN KİŞİYE "KAYIP" İLANI

Sosyal medyadaki "kayıp ilanları" hakkında ise üç türlü sınıflandırma yapmak mümkün. Bunlardan ilki "kayıp ilanına" bahis edilen kişilerden birçoğunun zaten Xinjiang'da bulunmadığı. İkincisi kimi eğitim alan kişilerin bu bölgede gerçekten yaşadığı ve eğitim merkezlerinden mezun olduğundur. Üçüncüsü ise "kayıp ilanı" verilen kişilerden bazılarının öğrenci değil suçlu olduğu ve hapishanede bulundukları gerçeğidir.

Aslında herkesin bildiği gibi sosyal medya mantıklı açıklamaların değil aksine sloganların atıldığı sorunlu bir platform haline geldi. "Kayıp kişiler" söylemi de gerçeğin kendisinden bağımsız olarak Batı'nın karalama kampanyasının arenası haline geldi.

GERİYE ÇIPLAK GERÇEKLER KALACAK

Xinjiang'da uzun zaman boyunca saldırı ve terör eylemleri gerçekleşti. Doğal olarak bu suçluların adalet önüne çıkarılması gerekli. Hapishanedeki suçlular ile radikalizmle mücadele amacıyla eğitim merkezlerinde bulunan kişiler arasında keskin bir ayrım vardır. Kimi güçler bilerek bu ayrımı silikleştirmeye çalışıyor ve sosyal medya üzerinden yazdıkları ile adaletin değil ama kirli bilgi savaşının parçası haline geliyorlar.

Günün sonunda, Xinjiang'da yaşananlar bir değerler tartışması değil aksine barışı ve istikrarı tesis etmenin, binlerce kişinin hayatını kurtarma ve savunmanın adıdır. İnsan hakları sloganları her etnik gruptan 20 milyon insanın birlikte yaşama gayretinin yerini alamaz. Bölgeye dair yanlış algılar eriyecektir, yalanlar sönümlenecek ve geriye çıplak gerçekler kalacaktır.

Kaynak: Global Times