“Topuk dikenine karşı topuklu ayakkabı giyin”

“Topuk dikenine karşı topuklu ayakkabı giyin”

Ayak tabanı ve topuk bölgesinde yer alan ağrıların içinde en sık rastlanan topuk dikeni, hastanın günlük yaşamını ciddi şekilde etkiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Turhan Özler, topuk dikeninin başlı başına bir sorun olabilmekle beraber altta yatan farklı sağlık sorunlarını gösterebildiğini de söyledi. Günlük yaşam içinde yapılan bazı hataların ağrıların şiddetinin artmasına neden olabileceğine işaret etti.

Ayaklarımız, yürüme fonksiyonda en önemli rolü oynayan, kemikler, eklemler, bağlar ve yumuşak dokulardan oluşan çok kompleks yapılardır. Dolayısıyla birçok farklı neden bu yapının bozulmasına etki ederek sorunların oluşmasına neden olabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Turhan Özler, bedenimizin tüm ağırlığını taşıyan ayaklarımızın fazla yüklenmeyi bir süre sonra kaldıramayarak dayanılmaz ağrılarla alarm verebildiğini söyledi. Üstelik ağrı ile kendini gösteren bu sorunlar her yaş grubunda hareketsizlikle sonuçlanan ve kişiyi yaşamdan kopartan birer mutsuzluk kaynağı olabiliyor. Yani ayak sağlığı yaşamı derinden etkileyebiliyor.

Ayak ağrılarının en önemli nedeninin aşırı kilo olduğuna işaret eden Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Turhan Özler, bunun nedeniyle ilgili şunları anlattı:

"Aşırı kilo ve aşırı yağ birikimi bacaklara baskı yapar. Bu da yürüme bozuklukları ile birlikte ayak ağrılarını beraberinde getirir. Ayrıca bazı insanların ayak yapıları doğuştan sorunlu olduğu için kilolu olmasalar da ayakları ağrılı bir hal alabilir. Bu insanlar kilo aldıklarında haliyle var olan ayak ağrıları daha da artar."

"AĞRININ TEK BİR NEDENİ YOK"

Ayak ağrılarının sebeplerine bağlı olarak çeşitli şekillerde görülebildiğini belirten Doç. Dr. Özer sözlerine şöyle devam etti:

"Yavaş yavaş gelişen ağrılar bir noktadan sonra bardağın taşması misali artık dayanılmaz bir hal alabiliyor ya da bir anda ortaya çıkan ayak ağrıları hastaları korkutarak hekime hemen başvurmalarına neden olabiliyor. Kişi o güne kadar ayağında hiç ağrı hissetmediği halde bir sabah yatağından kalkıp ayağına bastığı anda şiddetli ağrı hissedebiliyor ve çoğu zaman biraz yürüyünce bu ağrı kayboluyor. Kimi zaman da uzun süre oturmanın ardından ilk yürümede ayak ağrısı görülebiliyor. Bazen de ağrısız başlayan bir yürüyüş ağrı nedeniyle bir işkenceye dönüşebiliyor. Dolayısıyla sürekli olan ağrılar olduğu gibi, yürüdükçe azalan ya da tam tersi, yürüdükçe artan ağrılar da olabiliyor."

"TOPUK DİKENİNDE AĞRININ NEDENİ FARKLI"

Topuğun ayak tabanı kısmında görülen ağrı yetişkinlerde en sık karşılaşılan ayak ağrıları arasında yer alıyor. Bu ağrıların başında ise "topuk dikeni" olarak bilinen topuk kemiğinde gelişen sivri uçlu kemik büyümeleri geliyor. Genel olarak, ağrının nedeninin topuk dikeni değil, bununla ilişkili olan yumuşak doku ödemi ve yaralanması olduğunu söyleyen Doç. Dr. Turhan Özler, şu bilgileri verdi:

"Topuk dikenleri, topuk kemiğine (kalkaneus) bağlı sonradan gelişen küçük kemiksel çıkıntılardır. Topuk dikeni altta yatan bir sağlık sorununa bağlı olarak gelişebileceği gibi bağımsız olarak da görülebilir. Bu diken sanıldığı gibi aşağıya doğru batacak bir diken olmayıp öne doğru ayak tabanının altındaki ayağın yandan bakıldığında yay gibi durmasını sağlayan bantın içine doğru gelişir. Bu dikensi çıkıntılar Topuğun önünde ayak kemerinin hemen altında olabildiği gibi topuğun arkasında da bulunabilir. Topuğun arkasında gelişen dikensi görünüm sıklıkla aşil tendon sorunları ile ilişkilendirilir. Aşil tendiniti olarak bilinen bu durumda ayağın ön kısmına basınç uygulanması hassasiyet ve topuk ağrısında artışa neden olur. Hastalar bunu özellikle merdiven inip çıkarken veya yere çömeldiklerinde hissederler."

"TOPUK DİKENİNE KARŞI TOPUKLU AYAKKABI GİYİN"

Topuk dikeni olan hastaların topuklu ayakkabı giymemelerinin önerildiğini ancak bunun yanlış bir bilgi olduğunun altını çizen Doç. Dr. Turhan Özler, "Bu hastaların dümdüz ayakkabı giydiklerinde topuğa daha fazla yük aldığı için topuk ağrılarının arttığına işaret etti. Özler, "Bu nedenle hastaların evde ve dışarıda en az 3 parmak topuğu olan terlik ve ayakkabı giymeleri gerek. Topuk dikeni için germe egzersizleri, masaj ve soğuk uygulama çoğu hastada ödem ve ağrıyı azaltıyor. Darbe emici spor ayakkabı giymek de ayaktakiyumuşak dokulara uygulanan basıncı hafifletmeye ve ağrıyı azaltmaya yardımcı oluyor." dedi.

"DÜZTABANLIK SONRADAN DA OLUŞABİLİYOR"

Düztabanlık ya da diğer adıyla taban çökmesi de ayak ağrılarının nedeni olabiliyor. Taban çökmesi ayağın normalde olması gereken iç uzun kavisinin kaybolarak topuğun dışa doğru kayması ile karakterize bir ayak deformitesidir. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Turhan Özler, bu sorunun doğuştan olduğu gibi sonradan da gelişebileceğine dikkat çekerek, erişkin yaşa kadar normal bir ayağa sahip olan erişkinlerde 30'lu 40'lı yaşlardan sonra da düztabanlık gelişebileceğini söyledi. Bunun nedeni romatolojik hastalıklar, nörolojik problemler, kontrolsüz diyabete bağlı his kusurları veya kısa aşil ve hatta osteoporoz olabileceği gibi, altta yatan hiçbir hastalık olmaksızın da, aşırı kilo ve/veya aşırı kötü kullanım da (kötü ayakkabı, ağır spor vs.) olabiliyor.

"AYAĞI SIKAN AYAKKABI NASIR AĞRISI YAPIYOR"

Ayaklarda ve topuklarda görülen nasırlar da ayak ağrılarına yol açabiliyor. Doç. Dr. Turhan Özler, "Nasırın geçmesi için nasıra yol açan sürtünme ya da baskı nedeninin ortadan kaldırılması gerekiyor. Bu nedenle de ayağı sıkmayan ayakkabıların giyilmesi önem taşıyor. Uygun ayakkabı, ayağın içinde rahat edebildiği, tabanı darbe emici, yumuşak ve topuk kısmı ön kısmına göre hafif yüksek ayakkabıdır. Güzel ve bakımlı görünmek kadar rahat etmek de önemli. Bu yüzden özellikle işte giyilen dar şekilli ve çok yüksek topuklu ayakkabıların iş yerinde kullanılması, ancak işe gidip gelirken yollarda yürüyüş ayakkabılarının tercih edilmesi de ayrıca ayak sağlığı için son derece önemli. Unutmayalım ki, ayaklarımız yerle temas eden ve tüm vücut ağırlığımızı taşıyan hem çok dayanıklı hem de aslında çok hassas ve mucizevi kompleks yapılar. Onlar günlük yaşamda hareketimizin temel unsurları." dedi.