Kızamık nedir, belirtileri nelerdir?

Kızamık nedir, belirtileri nelerdir?

Aşı ile önlenebilen kızamık son yıllarda birçok ülkede salgın boyutunda görülüyor ve çok sayıda can alıyor. Aşı karşıtlığındaki artış yüzünden Türkiye'de de kızamık salgını riski var. Bu nedenle sık sorulan sorular arasında kızamık hastalığına dair bilinmeyenler öne çıkıyor.

Kızamık hastalığı Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa'dakiler de dâhil birçok ülkenin önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre 2016-2017 arasında küresel olarak %30 artan aşı reddi sonrasında 2017'de 110 bin kişi, 2018'de 140 bin kişi kızamıktan öldü. 2019'da ise en fazla vaka Madagaskar, Filipinler, Ukrayna, Nijerya, Kazakistan ve Hindistan'da görüldü, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde 4 bin, Nijerya'da 125, Ukrayna'da 17 kişi kızamık nedeniyle öldü.

İÜC Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker İnanç Balkan, kızamığı önlemenin tek yolunun aşı oranlarını %95 ve üzerinde tutmak olduğuna vurgu yaptı. Dünyada ölümlere neden olan kızamığın ülkemizde de salgın riski yarattığının altını çizen Doktor İlker İnanç Balkan, kızamık ile ilgili sık sorulan soruları şöyle yanıtladı: 

KIZAMIK NEDİR, NEDEN OLUR?

Kızamık; çocukluklarda daha sık olmak üzere her yaşta görülebilen, solunum yolu ile kolayca bulaşıp salgınlara yol açabilen, komplikasyonları ile ölümlere neden olabilen bir hastalıktır. Hastalığa kızamık virüsü neden olur, kızamık virüsü için bilinen tek kaynak insandır.

KIZAMIK HANGİ BELİRTİLERE YOL AÇAR VE KLİNİK SEYRİ NASILDIR?

Ateş, hâlsizlik, iştahsızlık, gözlerde kızarma ve öksürükle başlar. Henüz deride tipik kırmızı döküntülerin belirmediği ve 2-4 gün süren bu safhada yanağın iç yüzeyinde tuz atılmış görünümü veren beyaz-grimsi renkli Koplik lekeleri görülebilir. Kızamık teşhisinde özgül olan bu lekeler, deride döküntü başladıktan sonra kaybolur.

KIZAMIĞIN KLİNİK SEYRİ BEBEKLERDE VE YETİŞKİNLERDE AYNI MIDIR, FARKLILIKLAR GÖRÜLÜR MÜ?

Kızamık; bebeklerde ve ileri yaşlarda daha ağır seyredebilir. Komplikasyonlar yaştan bağımsız olarak, bağışıklık yetmezliği bulunanlarda, gebelerde, A vitamini eksikliği veya beslenme yetersizliği bulunanlarda daha sıktır. Bu gruplarda ağır seyirli zatürre, beyin iltihabı görülebilir. Gebelikte kızamık geçiren kadınların %60'ında en az bir komplikasyon görülür (düşük, bebeğin anne karnında ölmesi, prematür doğum gibi) ve annenin ölüm riski %12'lere çıkar.

KIZAMIK NASIL BULAŞIR?

Kızamık virüsüne maruz kalan kişi, aşısı yoksa veya daha önce kızamık geçirmediyse %90 oranında kızamığa yakalanır. Virüs solunum yoluna yerleşir ve hasta kişiden mikro damlacıklar halinde havaya saçıldığında iki saate yakın havada asılı kalarak bulaşmaya devam eder. Hasta kişiyle doğrudan temas edilmese bile, aynı ortamda bulunmak bulaşma için yeterlidir.

KIZAMIK AŞISI NE ZAMAN YAPTIRILMALI?

Kızamık aşısı, ülkemizde çocukluk dönemi aşı takviminde (kızamıkçık ve kabakulak ile aynı aşı içinde) 12. ayda ve 48. ayda (veya ana sınıfı veya ilköğretim 1. sınıfta) iki doz şeklinde ücretsiz olarak uygulanmaktadır. İki doz aşı yapılanlarda oluşan bağışıklık ömür boyu sürer. Çocukluğunda iki doz aşılanmamışlar risk grubundaysa erişkin aşı programı kapsamında aşılanır.

KIZAMIK AŞISININ YAN ETKİLERİ NELERDİR?

Kızamık aşısı canlı-zayıflatılmış bir aşıdır ve uygulanan kişilerin %10'unda aşı yerinde ağrı-şişlik-kızarıklık ve hafif ateş, %5'inde hafif döküntü dışında yan etki beklenmez. Kızamık aşısı ile otizm arasında herhangi bir ilişki yoktur. Ülkemizdeki kızamık aşılarının içinde vücuda zehirli etki edebilecek bir madde ve domuz jelatini bulunmaz. Aşı içeriklerine www.asi.saglik.gov.tr adresinden erişim mümkündür. 

KIZAMIK NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Kızamıklı hastanın tedavisinde kullanılan özel bir ilaç yoktur. Ateş düşürücüler ve sıvı takviyesi genellikle yeterlidir. Bazı çocukların tedavisinde A vitamini kullanılır. Kızamık seyri sırasında bakterilere bağlı bir komplikasyon (zatürre, kulak iltihabı gibi) gelişirse antibiyotik verilir.
 
KIZAMIK TEDAVİ EDİLMEZSE NE GİBİ SONUÇLARA YOL AÇAR?

Kızamık vakalarının %30'unda komplikasyon görülür. Orta kulak iltihabı, zatürre en sık görülenlerdir. Kalp ve beyin ile ilgili komplikasyonlar daha nadirdir.

KIZAMIKTAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR?

Kızamıktan korunmanın tek yolu aşılanmaktır. Aşılanma ile oluşan bağışıklık ömür boyu sürer. Aşısız birinin kızamıktan korunması oldukça zordur. Bu durumdaki kişinin kızamıklı bir hasta ile temas etmesi halinde kızamıktan koruyucu standart antiserum uygulanır. Kızamıklı bir hastanın takibinde, solunum izolasyonu önlemleri alınmalıdır. Kızamık teşhisi konulan kişi, döküntüler belirdikten sonraki 5 gün süre ile bulaştırıcıdır, zorunlu olmadıkça toplum içine çıkmaması, aşısız gebeler ve risk grubundaki kişilerle temas etmemesi önemlidir. Zorunlu hallerde evden çıktığında ise mutlaka maske takması önerilir. Kızamık vakalarının önlenmesi için ülke genelinde aşı kapsayıcılık oranının %95'in altına düşürülmemesi gerekir.

KIZAMIKTAN KORUNMAK İÇİN AŞI OLMAK YERİNE "KONTROLLÜ BİR ŞEKİLDE KIZAMIK GEÇİRMEK" ÖNERİLEBİLİR Mİ?

Kesinlikle hayır. Kızamık genellikle hafif geçirilmekle birlikte öldürücü olabilen bir hastalıktır. UNICEF verilerine göre, aşılamanın etkin şekilde yapılamadığı Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde 2019 yılının ilk 9 ayında gerçekleşen 4 bin ölümün çoğunluğunu beş yaş altındaki çocuklar oluşturmaktadır. Afrika'nın beslenme, hijyen ve sağlık hizmeti alt yapısı bu rakamda bir dereceye kadar etkili olabilir lakin kızamık virüsünün Avrupa'da son bir yılda 10682 kişide hastalığa yol açtığı ve 18 kişinin hayatını kaybettiği de not edilmelidir.

Kaynak: NTV / Tülay Karabağ