Kırmızı et kalp krizi riskini yüzde 57 artırıyor!

Kırmızı et kalp krizi riskini yüzde 57 artırıyor!

Kalp Damar Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Orhan Rodoplu, beslenme genetik mirastan daha önemli olduğunu anlatarak, "292 bin kişinin 10 yıl süre ile takip edildiği bir çalışma kırmızı ette bulunan demir molekülünün kalp krizi riskini yüzde 57 artırdığını gösterdi." dedi.

Op. Dr. Orhan Rodoplu, kalp damar tıkanıklığında sigara, tansiyon yüksekliği gibi risk faktörleri bile beslenmeden sonra geldiğini belirtti.

"Beslenmeye bu kadar önem verilmesinin nedeni insülin direnci, şeker hastalığı, kolesterol, tansiyon yüksekliği gibi diğer pek çok risk faktörünün asıl nedeni olmasıdır. Az yağlı bitkisel beslenme uygulayarak kalp krizi riskinizi sıfırlayabilir." diye konuşan Op. Dr. Rodoplu, sözlerine şunları ekledi:

"Başta kırmızı et olmak üzere hayvansal proteinler ise kolesterolü, şeker ve kan demir seviyesini yükselterek kalp krizi riskini artırır. 292 bin kişinin 10 yıl süre ile takip edildiği bir çalışma kırmızı ette bulunan demir molekülünün kalp krizi riskini yüzde 57 artırdığını gösterdi. Aslında demir yalnız kırmızı ette değil, bitkilerde de vardır. Ancak bitkisel demir, kalp krizini artırmaz. Kırmızı etten emilen demir, kolesterolün oksidasyonuyla damar çeperinde plakların oluşumuna katkıda bulunur. Sigara içmeyen fiziksel olarak aktif bir yaşam süren ve az yağlı bitkisel beslenen bir insanda şeker hastalığı da, damar tıkanıklığı da ortaya çıkmaz." 

"BESLENME, GENETİK MİRASTAN DAHA ÖNEMLİ"

Op. Dr. Rodoplu, beslenmenin genetik mirastan daha önemli olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Anne, baba ya da kardeşlerde kalp krizi olması, o kişinin mutlaka kalp hastası olacağı anlamına gelmez, Genetik yapıdan daha önemli olan kişinin nasıl beslendiğidir. Aynı şey kolesterol yüksekliği için de geçerlidir. Kolesterol 250 ml/dl olan birinin 'Doktor bey, benim kolesterol genetik, bizim ailede herkesin kolesterolü yüksek.' diyerek kaderine razı olmak yanlıştır. Bu tip vakaların çoğunda sorun genetik yapı değil, tüm ailenin aynı şekilde beslenmesidir. Hepimiz biliyoruz ki evden ayrılan gençler de anne-babaları gibi bir beslenme şekline devam ederler. Ailesel kolesterol yüksekliği (familyal hiperkolesterolemi) dediğimiz gerçek genetik kolesterol yüksekliği toplumun binde üç gibi çok küçük bir kesiminde görülür. Bu kişilerin kolesterol değerleri her zaman 310 mg/dl üzerinde olup 600 mg/dl'yi geçen değerler bile görülebilir. Diyet yapmak bu kişilerin kalp krizi geçirme riskini azaltmakla birlikte tam olarak sıfırlamaz, bu yüzden az yağlı vegan beslenme ile birlikte kolesterol ilacı almaları gerekir." 

Kaynak: Sözcü