Annelik hayali için yumurtalarını dondurdu

Annelik hayali için yumurtalarını dondurdu

Henüz 21 yaşındayken memesinde kitle fark edip doktora başvuran Elif Coşkun, yapılan tetkikler sonucunda meme kanseri tanısı kondu.

Coşkun'a önce memesinin yarısının alınacağı, ardından da 3 kür kemoterapi uygulanması gerektiği söylendi.

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Yeliz Emine Ersoy tarafından kemoterapinin yumurtalık dokusuna zarar verebileceği aktarılan Coşkun, yumurtalarını dondurma kararı aldı. 

Zorlu bir tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan Coşkun, yaklaşık 3 yılın ardından ikinci kez meme kanseriyle mücadele etmeye başladı.

Bu kez daha önce yarısı alınan memesini tamamen kaybeden Elif Coşkun, ikinci defa aldığı kemoterapiyle yeniden sağlığına kavuştu. 

Elif Coşkun, hastalığı nedeniyle hayallerinden vazgeçmeyerek "İyi ki bu kararı aldım." dediği yumurtalık dondurma işlemiyle gelecekte anne olmanın umudunu taşıyor.

"KANSERLE SAVAŞAN KÜÇÜK BİR BEDENİN AZMİ BENİ HASTALIKLA SAVAŞIR HALE GETİRDİ"

Yaşadığı zorlu süreci anlatan Elif Coşkun, ailesinde meme kanseri tanısı alan kimse olmadığını, bu yüzden de ilk teşhis aldığında korktuğunu ve umutsuzluğa kapıldığını anlattı.

Tüm bu süreçleri yaşarken tedavilerden etkilenerek ileride tatmak istediği annelik duygusundan mahrum olmamak için de araştırma yaptığını dile getiren Coşkun, sözlerine şöyle devam etti:

"İlk kez tanı aldığımda kemoterapinin yumurtalıklara zarar verebileceği, bu nedenle de yumurta dondurma işlemi yaptırabileceğim aktarıldı. Ben de tedavi öncesi işlemi yaptırdım. Böylece annelik hayalimden de vazgeçmemiş oldum. Kendimi çok rahat hissediyorum, ailemin tüm üyeleri bana her zaman destek ve yardımcı oluyor. Şimdi farklı farklı kursları araştırıyorum. Artık hayata dört elle sarıldım."

GENÇLERDE "KANSERE YAKALANMAM" DÜŞÜNCESİ TEŞHİSİ GECİKTİREBİLİYOR 

Prof. Dr. Yeliz Emine Ersoy da meme kanserinin kadınlarda en sık görülen tür olduğunu ve kadın kanserlerinin neden olduğu ölümler arasında ikinci sırada yer aldığını aktardı.

Gençlerde meme dokusunun ileri yaşlardakilere göre daha yoğun olması ve tarama programlarında mamografi çekimine de genellikle 40 yaşından itibaren başlanması nedeniyle meme kanserine tanı koymanın zor olduğunu, şüpheli bir kitlenin geç fark edilebileceğini vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:

"Ayrıca çoğu genç kadın bu yaşlarda kansere yakalanma ihtimalini düşünmediklerinden bulguları göz ardı edip doktora başvurmayabiliyor. Ancak bu yaşlardaki kanserler daha hızlı seyirli olabildikleri için erken tanı daha da önem kazanmaktadır. Bu nedenle, özellikle ailesinde meme kanseri bulunan ve diğer risk faktörlerine sahip kişilerin, şikâyetleri olmasa da daha erken yaşta doktora başvurması ve lüzum görülmesi halinde mamografi ve ilave incelemelerin yapılması gerekmektedir."

Yeliz Emine Ersoy, özellikle genç yaşlarda meme kanserine yakalanan kadınlara tedavi öncesinde, gelecekte anne olabilmeleri için başvuracakları yöntemleri aktardıklarını, toplumun bu konuda da bilinçlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: www.medimagazin.com.tr