“Yeni bir düzene gidiliyor”

“Yeni bir düzene gidiliyor”

Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta geçen hafta meydana gelen patlama, ülkede büyük bir yıkıma yol açtı. Uzun yıllardır siyasi ve ekonomik kriz içinde olan Lübnan'daki bu facianın ülkenin geleceğine ve Orta Doğu'daki dengelere etkisini önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Furkan Kaya, Beyrut'ta yaşanan patlamayı ve Doğu Akdeniz'de son dönemde yaşanan gerilimi CRI Türk'e değerlendirdi.

"YENİ BİR DÜZENE GİDİLİYOR"

Dr. Furkan Kaya, Beyrut'ta yaşanan büyük patlamanın Lübnan'ın 11 Eylül'ü olduğunu belirterek Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) 11 Eylül'de İkiz Kulelere yapılan saldırının ardından dünyanın yeni bir düzene geçtiğini kaydetti. Beyrut'taki patlamadaki bazı emarelerin terör saldırısı ya da provokasyon olarak gösterildiğine vurgu yapan Kaya, yeni bir düzene doğru gidildiğinin söylenebileceğini aktardı.

 "Lübnan'da ekonomik zorluklardan geçilen bir süreçte peş peşe siyasi krizlerin yaşanması, kırılgan siyasi ve dini sistemin de olması nedeniyle devletin düzeni dünyadaki düzenin mikro bir yansıması olarak da değerlendirilebilir." diyen Dr. Furkan Kaya, şöyle konuştu:

"Son saldırının özellikle İsrail ile Lübnan'ın temmuz ayındaki çatışmasından sonra gerçekleşmesi ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun gösterdiği haritada patlamanın yaşandığı depoyu işaret etmesi tüm dikkatleri İsrail'in üstünde topladı. Öncelikle DAEŞ bunu üstlendi. DAEŞ, dediğimizde arkasında İsrail'in olduğunu görüyoruz. Bunun bazı kanıtlarını biliyoruz. Örneğin, Suriye'deki savaşta yaralanan DAEŞ'lilerin Golan Tepeleri'nde MOSSAD tarafından tedavi edildiğinin kanıtları var. Dolayısıyla bunlar devlet eliyle güçlendirilen ve silahlandırılan örgütler."

"PARASAL OLARAK GÜCÜNÜZ YOKSA BÜYÜK GÜÇ SAYILMAZSINIZ"

Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Furkan Kaya, Türkiye'nin jeopolitik konumunun dış güçler tarafından (özelikle Fransa'nın başını çektiği Avrupa Birliği ülkeleri) bölgede hakimiyet kurmasına engel olarak gösterildiğinin altını çizerek, "Girdiğimiz yeni dünya düzeninde bir devletin denizlerde ve okyanuslarda egemenlik kurması küresel güç olmasında büyük rol oynayacak. 19. yüzyılda denizlerin hakimiyeti İngiltere'deydi, 20. yüzyılda ABD oldu, 21. yüzyılda denizleri kimin kontrol edeceği belirsiz. Çünkü ABD ekonomisini nereye doğru gideceği de belli değil. Koronavirüs salgınından sonra ülke ekonomileri, bu yeni mücadele alanlarında faaliyet gösterme konusunda kendilerine önlem alma hissiyatına girdiler. Siz ne kadar askeri olarak güçlü olursanız olun, parasal olarak gücünüz yoksa büyük güç sayılmazsınız." dedi.

Lübnan meselesinin büyük önem arz ettiğini anımsatan Kaya, şu anki tahminlere göre yaklaşık 7 milyar dolarlık zarar bulunduğunu ve ülkenin ayağa kaldırılabilmesi için yaklaşık 15 milyar dolarlık maliyet gerektiğini bildirdi.

"İKİ NATO ÜYESİ ÜLKE EGE SULARINDA KARŞI KARŞIYA GETİRİLİP NE PLANLANIYOR?"

Dr. Furkan Kaya, son olarak Doğu Akdeniz'de yaşanan gerginliğe de değinerek, "Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı bakışında arkasında onu destekleyen ilk ülke, Fransa, ikincisi ise Almanya. Almanya her ne kadar arabulucu olmaya çalışsa da aslında Almanya'nın Yunanistan'ın bu hamleleri yapmasında destekleyici olduğunu görüyoruz. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yaptığı açıklamada, 'Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hukuksuz faaliyetlerine karşı ağırlığımızı ortaya koyacağız ve bölgeyi daha çok silahlandıracağız.' dedi. İsrail de son olarak Fransa'ya destek verdi. Şu anda Oruç Reis sismik araştırma gemimiz Türk donanması ile bölgede faaliyetlerine devam ediyor. Yunanistan, Türkiye ile birebir savaşı göze alamaz ama arkasında bunu söyleten ve yaptıran güç kim? İki NATO üyesi ülke Ege sularında karşı karşıya getirilip ne planlanıyor? Macron çok net şekilde 'Yunanistan'ın tüm haklarını koruyacağız.' dedi. İki NATO üyesi ülkeyi savaş noktasına getirecek kadar ipleri germeye çalışıyorlar. Türkiye artık Asya minör devletten Avrasya majör devlete doğru evriliyor." ifadelerini kullandı.

Haber: Tuğçe Akkaş