“Virüsler, bakteriler terörist ise bağışıklık sistemi komandodur”

“Virüsler, bakteriler terörist ise bağışıklık sistemi komandodur”

CRI Türk Türkiye'de her hafta yayınlanan "Doktorla Randevu" programının bu haftaki konuğu Prof. Dr. Osman Erk bağışıklık sistemi ve kanser ilişkisi hakkında bilgiler verdi.

"Bağışıklık sistemi, vücudumuzun içinde yer alan en önemli savunma mekanizması ve sistemi. Yabancı maddeleri, virüsleri, bakterileri terörist olarak nitelersek bağışıklık sistemi de komandolardır." ifadelerini kullanan Prof. Dr. Osman Erk, bağışıklık sisteminin mide-bağırsak sisteminde lokalize olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Osman Erk, "Bağışıklık sisteminin asıl elemanları kan damarlarının içindedir. Akyuvarlar, alyuvarlar, beyaz hücreler, kırmızı hücreler. Beyaz hücreler vücudu savunur. Aşılar, beyaz hücreler açısından son derece önemli. Aşı karşıtları hem kendi çocuklarını hem diğer bireylerin sağlığını tehlikeye atıyor. En basit yöntem 'aşılanmak'. Aşıdan daha ucuz ve daha yararlı bir uygulama yok. Aşıların yanında vitaminler de önemli. Örneğin; D vitamini. Enfeksiyon hastalıklarının kışın fazla olmasının nedeni güneşin yani D vitamininin olmaması. Günlük beslenmemiz sebzeler, meyveler, kuru baklagiller, baharatlardan oluşması." diyerek doğal olmayan besinlere dikkat çekti.

ŞİLİ'DEN KIŞ MEVİSİMİNDE NEDEN ÜZÜM GELİYOR?

Prof. Dr. Erk, "Şu anda can alıcı üzümler var. Üzümün mevsimi geçti. Ürünü incelediğinizde ürün Şili'den gelmiş. Bunun nasıl muhafaza edildiği, nasıl üretildiği muamma. Bizim bunları bilmemiz gerekir. Etiket okumayı alışkanlık haline getirmemiz lazım.  Ayrıca üzüme talep mi var da uzaklardan, Şili'den üzüm getirme ihtiyacı doğuyor? Kuruyemişlerin üzerinde, 'yüzde yüz doğal' yazıyor. Bakıyorsunuz menşei; Brezilya. Doğal ne demek? Zaten kuruyemiş doğaldır. Hangi vasıflara bakarak doğal diyorsunuz. Besinlerde yerelselliği önemsemek lazım. Bu ülkede ne yetişiyorsa onu tüketmek lazım. Bu mevsimde domates, patlıcan yememin anlamı yok. Eğer yerseniz seralarda yetiştirilen bu ürünlerle birlikte bol miktarda kimyasal gübre ve tarım ilacını almış olursunuz. Bunları aldığınızda da vücutta en fazla etkilenen sistem bağışıklık sistemidir." diye konuştu.

KANSERİN TEK NEDENİ ZAYIF BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ!

Kanserin tek nedeninin bağışıklık sistemi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Osman Erk, "Bağışıklık sistemi kuvvetliyse dejenere olan hücreleri tanır ve ortadan kaldırır. Bağışıklık sisteminiz çok yüksek performans gösterdiği zaman mikrobik, alerjenik hastalıklara ve kansere karşı savunma mekanizması geliştirir. Güçlü bir bağışıklık sistemi için toksinler önemli. Toksinler nedir?  Sigara, hava kirliliği, radyasyon, kimyasal gübreler, gıda katkı maddeleri, stres, uykusuzluk, hareketsizlik." açıklamasında bulundu.

"MUCİZE BİR DETOKS YOK"

Vücuttan toksinleri atmak için mucize bir detoks olmadığını ifade eden Prof. Dr. Erk, detoks için vücudun vitamin ve minerallere ihtiyaç duyduğunun altını çizerek, şunları söyledi:

"Tükettiğimiz gıdalarda vitamin, mineral çok az. Bol yağ, tuz, kalori alıyoruz. Vitaminlerde de hapın çok az bölümünde vitamin var. Vitaminlerde aroma vericiler, renklendiriciler, koruyucular, kayganlaştırıcı, hacim arttırıcılar var. Yani vitaminlerin içinde de çok sayıda toksik sayılabilecek unsur var. Olabildiğince doğal yollardan vitamin almak gerekir. Hayvansal gıdaları da çok fazla tüketmememiz gerekir. Çünkü günümüzde hayvanlara bakılma koşulları çok kötü; güneş görmüyor, nasıl kesildiklerini bilmiyoruz, nasıl ve neyle beslendiklerini bilmiyoruz. Aslına biz bu hayvanların besinlerini tüketerek onlardaki toksik maddeleri kendi vücudumuza almış oluyoruz."

"NEDEN ERKEN TEŞHİS İLE UĞRAŞALIM Kİ?"

"Erken teşhis hayat kurtarır" ifadesine de vurgu yapan Prof. Dr. Osman Erk, bu ifadenin de çok doğru olmadığını belirterek, "Çok da doğru değil. Bizim amacımız kanserin ortaya çıkmaması. Biz neden erken teşhisle uğraşalım ki? Mesela meme kanseri için mamografi deniyor ama meme kanserinin mamografide saptanabilmesi, bunun için de kitlenin gerekli hacme ulaşabilmesi için belirli bir süre geçmesi gerekiyor. Başka nedenlerle ölen kadınların otopsilerinde hiç belirti vermeyen meme kanseri oranının yüzde 20 olduğu belirlenmiş. Dolayısıyla erken teşhis her zaman teşhis edilemeyebiliyor." ifadelerini kullandı.

Haber: Tülin Tonkuş

Video Link: https://www.youtube.com/embed//NpM9l6dRMr4