Türkiye'nin Baltık vetosu ne anlama geliyor?

Türkiye'nin Baltık vetosu ne anlama geliyor?

Soğuk Savaş döneminden bugüne değin sayısız askeri müdahalenin merkezinde yer alan NATO 70. yılına tartışmaların gölgesinde giriyor. İngiltere'nin başkenti Londra'da yapılacak liderler zirvesi öncesinde ittifakın üç ana aktörü olan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Türkiye ve Avrupa'nın güvenlik önceliklerinde yaşanan değişim örgütü giderek işlevsiz hale getiriyor.

ABD'nin YPG'yi terör örgütü olarak kabul eden NATO desteğini iptal etmesi sonrası harekete geçen Ankara, talepleri yerine gelene kadar ittifakın planlarını onaylamayacağını duyurdu. Uluslararası ajanslara konuşan Türk diplomatlar, "Eğer bizim savunma planımız yayınlanmadığı takdirde, diğer planların (Baltık ülkeleri ve Polonya) yayınlanmasına izin vermeyeceğimizi söylüyoruz." dedi.

Washington ile Ankara hattında yaşanan gerilimin NATO'ya izdüşümünü değerlendiren gazeteci yazar Onur Sinan Güzaltan, CRI Türk Türkiye'ye yaptığı açıklamada "NATO, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki güvenlik endişelerini ve terör örgütlerine karşı mücadelesini desteklemiyor. Türkiye'nin de NATO'nun Rusya'yı hedef alan Baltık planına imza atmayacağını öğreniyoruz. Bu durum artık NATO ile Türkiye arasındaki krizin ilanı olarak yorumlanabilir." diye konuştu.

TEK KRİZİ SURİYE DEĞİL

Türkiye ve NATO arasındaki tek krizin Suriye'nin kuzeyine dair olmadığını belirten Güzaltan, Doğu Akdeniz'de çıkar çatışması yaşandığını aktardı. Güzaltan bu kapsamda şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye ile NATO arasındaki ikinci başlıca sorun Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelerdir. Yunanistan, İtalya gibi Avrupa Birliği üyelerinin Doğu Akdeniz'de Amerika ve İsrail'in başını çektiği Türkiye karşıtı cephe içinde yer aldığını görüyoruz. Dolayısıyla Doğu Akdeniz de Türkiye ve NATO arasındaki uzlaşmazlık alanlarının başında geliyor."

NATO İÇİNDEN KALARAK NATO İLE MÜCADELE

Türkiye'nin hayati çıkarları ile NATO'nun eylemleri arasındaki makasın açılması krizin bir yol ayrımına varıp varmayacağı yönündeki tartışmaları da tetikledi. Türkiye'de iki farklı görüş olduğunu belirten Aydınlık yazarı Güzaltan bunlardan ilkinin NATO'dan ayrılık ikincisinin ise NATO içinde kalarak mücadele olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin veto kozunu kullanmasının ikinci görüşe uygun bir hamle olduğunu belirten Onur Sinan Güzaltan, orta vadede kesin ayrılık seçeneğinin daha fazla gündeme geleceği öngörüsünde bulundu. Güzaltan şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye ile ABD'nin başını çektiği NATO'nun çıkarlarının hiçbir şekilde ortak olmadığını görüyoruz. Türkiye için hayati konularda NATO'yu karşısında buluyor. Benzer şekilde Türkiye'nin Rusya ve İran'la askeri ve diplomatik ilişkilerinin derecesi ve NATO'dan bağımsız hareketi kopuşun başladığını gösteriyor. Bu kopuşun kolay olmayacağı gerçek çünkü 1952'den beri Türkiye'ye NATO'ya entegre şekilde faaliyet yürütüyor."

"DEĞİL 70 BEŞ YIL DAHA YAŞAMASI MUCİZE"

Türkiye'nin NATO içindeki rolünün Avrupa tarafından da sorgulandığının altını çizen Güzaltan, Merkel önderliğindeki Almanya'nın Türkiye'nin önemine atıf yaparken Macron liderliğindeki Fransa'nın ise Ankara'yı suçladığını söyledi.  Onur Sinan Güzaltan bu bağlamda Macron'un Economist dergisine verdiği röportajda NATO'nun beyin ölümünün sorumlusu olarak Türkiye'yi işaret ettiğini aktardı.

NATO içinde bir başka ayrılığın Avrupa ve Amerika arasında yaşandığının altını çizen Güzaltan, bu atmosfer içinde ittifakın beş yıl daha ayakta kalmasının "mucize" olacağı tahmininde bulunarak sözlerini şöyle noktaladı:

"Fransa Cumhurbaşkanı Macron'dan beyin ölümü vurgusu ve NATO'nun Avrupa'nın çıkarlarına hizmet etmediği yönünde açıklamalar geldi. Merkel ise bunun tersi olarak NATO'ya ihtiyaç olacağında ısrarcı. İşin gerçeği şu ki Trump'ın liderliğindeki Amerika Birleşik Devletleri NATO'ya yüzde 26'lık mali desteği azaltmayı planlıyor. Avrupa içinde ise Trump Amerika'sına karşın bağımsız bir Avrupa ordusu fikri gündeme geliyor, Macron işaret ettiği nokta da burası. 

Öte yandan Rusya'nın değerlendirilme biçiminde de büyük değişiklik var. Örneğin Fransa içinde Rusya'yı stratejik ortak olarak tanımlayan arasında Cumhurbaşkanı Macron da bulunuyor. Dolayısıyla bir bütün olarak baktığımız zaman NATO içinde şu tartışmayı görüyoruz: Bir yanda yükselen Çin ve Rusya diğer yanda var olmak isteyen bir Avrupa var. Bu şartlar altında bırakalım 70 yılı NATO'nun beş sene daha devam etmesi büyük bir mucize olacak."

Haber: Gökhun Göçmen