“Türkiye'deki reel enflasyon yüzde 30'dur”

“Türkiye'deki reel enflasyon yüzde 30'dur”

ANKA Haber Ajansı Ekonomi Müdürü gazeteci Bora Erdin, CRI Türk Türkiye'de Tuğçe Akkaş'ın hazırlayıp sunduğu Manşet programına konuk oldu.

Bora Erdin, 2020 için belirlenen asgari ücret tutarı hakkında değerlendirmelerde bulundu.

2019 yılının Mayıs ayından itibaren ekonomi medyası ve iktisatçılar olarak, ekonomik şartların çok kötü olduğunu, alım gücünün hızla düştüğünü söylediklerini belirten Erdin, 2019'un Mayıs ayında asgari ücret 2 bin 20 TL olarak uygulanırken açlık sınırının 2 bin 47 TL olduğu bilgisini verdi.

Kasım ayında ise açlık sınırının 2 bin 103 TL'ye tekabül ettiğini bildiren gazeteci Bora Erdin, aralık ayı rakamlarının açıklanmadığını ancak açlık sınırının 2 bin 500 TL seviyelerine geldiğini aktardı.

"TÜRKİYE'DEKİ ASGARİ ÜCRET HÂLÂ AÇLIK SINIRININ ÜSTÜNE ÇIKMADI"

Türkiye'deki asgari ücretin hâlâ açlık sınırının üstüne çıkmadığını anlatan Boran Erdin, şunları kaydetti:

"Açlık sınırını, bir kişinin 3 öğün boyunca sadece karnını doyurmasının aylık tutarı olarak açıklayabiliriz. Bunun içerisine kira vb. giderler dâhil değildir. Sadece beslenmeden bahsediyoruz. Yoksulluk sınır ise 7 bin TL'nin üzerinde ki 2020 yılında bu 8-9 bin TL seviyelerine ulaşacak. Ayrıca 2 bin 943 TL brüt olarak verilen asgari ücret üzerinden ciddi bir vergi kesintisi de yapılıyor. Aslında burada sendikaların masada oturması bile oldukça garip bir durumdu çünkü talep ettikleri rakamın çok çok altında bir asgari ücret ile karşılaştılar. Türk-İş'in bu konuda bir tepkisi oldu ancak bu tepki sonucu değiştirmeyecek. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu duruma sonradan müdahale edip bunu bir PR (Public Relations - Tanırım) çalışması olarak da adlandırabilir ve asgari ücrette değişiklik yapabilir. Geçen birkaç yılda bunun gibi örnekler yaşandı. Son Motorlu Taşıtlar Vergisi'nde (MTV) Erdoğan yetkisini kullanıp, yüzde 22-23 oranında artması gereken vergiyi, yüzde 12 seviyesinde tuttu. Benim vatandaş olarak şöyle bir tahminim var; Erdoğan'ın bir açıklama yapıp, bu artışı yeterli bulmadığını ve yükseltilmesi gerektiğini söyleyeceğini düşünüyorum."

"Eğer asgari ücret daha da yükselseydi vergi dilimi ile ilgili bir düzenleme yapılması gerekecekti." diyen ANKA Haber Ajansı Ekonomi Müdürü gazeteci Bora Erdin, "Tabii onu da meclis yapacaktı. Zira bu karar hızlı alınabilecek bir karar değil. Bu durumun da altını çizmek gerekir." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın asgari ücrete müdahale etmesi sonucu 2 bin 324 TL olan net ücretin 2 bin 500 TL gibi bir seviyeye çekilebileceğini dile getiren Bora Erdin, varsayımlara dayalı olarak konuştuğunu sözlerine ekledi.

"TÜRKİYE'DEKİ REEL ENFLASYON YÜZDE 30'DUR"

Asgari ücrete sadece 304 TL zam yapıldığına dikkat çeken Erdin, "Asgari ücreti enflasyona ezdirmedik." gibi söylemlerin var olduğunu hatırlatarak, "Ne yazık ki Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) paylaştığı veriler ile vatandaşın sokakta karşılaştığı enflasyon çok farklı. Bazı marketlerde peynirlerin üzerine alarm takılmış durumda. Peynir fiyatları yılbaşından bu yana 3 kata yakın arttı. Peynir gibi her evde her gün tüketilen bir ürün, alarm takılacak seviyeye geldi. Türkiye'deki reel enflasyon yüzde 30'dur. Yapılan bu zam da yeterli değildir." ifadelerini kullandı.

"HÜKÜMET DE BU DURUMUN FARKINDA"

İnsanların üzerinde ülkede yüzde 15'lik bir enflasyon olduğu algısı yaratılamayacağını kaydeden ANKA Haber Ajansı Ekonomi Müdürü gazeteci Bora Erdin, sözlerine şunları ekledi:

"Geçen yıl bugünlerde, tanzim satış mağazalarını konuşuyorduk. İnsanlar ucuz patates, domates, soğan alabilmek için sokaklarda sıraya girmişlerdi. O rakamlar da bu yılın içerisinde, bunu unutmayalım! Hükümet ve ekonomi kurmaylarının vücut dillerinden ve anlattıklarından yola çıkarak, onların da bu durumun farkında olduklarını söyleyebilirim."

"ZAM ARTIŞLARI DİYANET'İN BELİRLEDİĞİ GÜNLÜK FİTRE MİKTARINA GÖRE YAPILSIN"

Sendikaların asgari ücret için istediği zam oranını da değerlendiren Bora Erdin, sendikaların istemiş olduğu zam oranlarının bile ülke şartları için yeterli olmadığına işaret ederek, şöyle konuştu:

"Diyanet İşleri Başkanlığı her yıl Ramazan ayında günlük bir fitre miktarı açıklar. Oruç tutamayanlar belirlenen rakamı ihtiyacı olan bir kişiye verirler. Geçen Ramazan bu rakam 23 TL idi. Bunu 4 ile çarptığımızda 92 TL ediyor. Aylık rakama bakacak olursak 2 bin 760 TL'lik bir rakama denk geliyor. Enflasyon rakamı belirlenecek ise, komisyon belirleme yapmasın, Diyanet İşleri Başkanlığının açıkladığı fitre üzerinden belirleme yapılsın. Bu verilere göre, sendikaların verdiği rakamlar hayali değil gerçektir. Asgari ücretin o ücretlere ulaşması gerekir ancak şunu da mutlaka belirtelim; İstanbul'da yaşamak ile başka bir şehirde yaşamak arasında çok büyük fark var. İstanbul, Ankara, İzmir gibi kira oranı yüksek büyük metropoller için kesinlikle dinamik, yani çeşitli değişkenlere göre ayarlama yapılan bir asgari ücret belirlenmeli. Daha pahalı şehirlerde yaşayanlar, daha yüksek asgari ücret almalı."