“Türkiye'de sağlık sistemi çok başarılı”

“Türkiye'de sağlık sistemi çok başarılı”

Türkiye, koronavirüs ile mücadele kapsamında ilk dönemi tamamladı ve ikinci döneme "kontrollü sosyal hayat" adı verildi. Alınan tedbirlerin bir miktar gevşetilmesi "yeni normaller" adı verilen başka bir süreci karşımıza çıkardı. Peki, bu "Yeni normal" nasıl olacak?, "Tedbirler ne kadar sürecek?", "Normalleşmeyi doğru anladık mı?"… Zira, havaların ısınması ve vaka sayısındaki düşüş bazılarında koronavirüs salgınının tümüyle ortadan kalktığı gibi yanlış bir algıya neden oldu. Oysa, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıklamalarında altını çizerek birkaç kez ifade ettiği gibi "salgın başlangıç ve tırmanış günlerindeki önemini koruyor". Henüz ilk dönem tamamlandı. Şu an koronavirüs ile mücadelenin ikinci döneminde yani yeni dönemin ilk günlerindeyiz ve tehdit sürüyor. Sonuç itibarıyla evlerimiz virüse karşı en güvenli ortam olmaya devam ediyor.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasemin Çağ, "kontrollü sosyal hayat" ve "yeni normal" diye tabir edilen koronavirüs ile mücadeledeki yeni süreci CRI Türk Türkiye'ye değerlendirdi.

"İKİNCİ DÖNEME GEÇİLDİ"

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasemin Çağ, Türkiye'deki vaka saylılarına bakıldığında pik dönemindeki vaka sayılarının neredeyse 3/1'i kadar vaka görüldüğünü ve bu nedenle ikinci döneme geçildiğini söyledi.

"Bir şekilde sosyal hayatın başlaması gerekiyor" diyen Doç. Dr. Yasemin Çağ, sözlerine şöyle devam etti:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ve Sağlık Bakanımızın koordinasyonunda bilim kurulu üyelerinin de tavsiyeleri ile bu karara varıldı. Berberler, kuaförler ve alışveriş merkezleri (AVM) için belli kurallar açıklandı. Bu kurallara uyulması durumunda umuyoruz ki, ikinci bir dalga olmaz. Uyulmadığını gördüğümüz yerde vatandaş olarak bizim de uyarmamamız gerekiyor. Gerekiyorsa gerekli yerlere ihlali bildirmek gerekiyor. Kurallara uyulacak fakat AVM'ler konusunda ben de çok rahat olamıyorum, sonuçta tartışmalar devam ediyor. AVM'ye gitmemiz gerektiğinde belli kurallara kendimizin de dikkat etmesi gerek. Örneğin tırabzanlar, herkesin tuttuğu yerler. Herkesin elinin değdiği yelere dokunmamaya çalışmalıyız. Dokunsak da hemen el dezenfektanımızı kullanmalıyız ya da ellerimizi yıkamalıyız. Bu yerler ne kadar iyi havalandırılmış ve havalandırma için belli kurallar getirilmiş olsa da bu alanlar 'kapalı alanlar' dolayısıyla mümkün olduğunca az süre geçirmeliyiz. İşimiz bitince hemen çıkmalıyız."

"KONTROLLÜ SOSYAL HAYAT"A ERKEN Mİ GEÇİLİYOR?

"Kontrollü sosyal hayat"a erken geçiliyor yorumlarını da değerlendiren Doç. Dr. Çağ, "Bekleyip göreceğiz, 'kontrollü sosyal hayat'a erken mi geçiyoruz? Bunu bize zaman gösterecek. Kısa sürede dönüş olacaktır." diye konuştu.

Son günlerde dikkat çeken Almanya örneğinden bahseden Yasemin Çağ, Almanya'da sosyal izolasyon biraz gevşetildiği anda vaka sayısında artış olduğunu kaydederek, Türkiye'de de olmamasını ümit ettiklerini eğer olursa tekrar gerekli tedbirlerin alınacağını dile getirdi.

"ÇİN BU İŞİ TAMAMEN BİTİRMİŞKEN 11 YENİ VAKA ÇIKTI"

Çin'in kuzeydoğusundaki Jilin eyaletinin Shulan şehrinde toplam 11 vaka tespit edilmesi üzerine önceki gün kent "yüksek riskli bölge" ilan edildi. 10 Mayıs'tan itibaren Shulan şehrinde araç ve personele giriş ve çıkış kısıtlaması getirildi. Ayrıca köy ve mahallelerde karantina uygulanmaya başlandı. Shulan şehrinde ortaya çıkan vakalara ve kentin "yüksek riskli bölge" ilan edilmesine de değinen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasemin Çağ, "Her daim ikinci dalga riskimiz mevcut. Vaka sayısının düşmüş olması ve havaların ısınması ile bizim rehavete kapılmamamız gerekiyor. Çin bu işi tamamen bitirmişken 11 yeni vaka çıktı. Bizim de her zaman 'ikinci dalga riskimiz' mevcut. Sosyal mesafeye dikkat etmeliyiz. Dışarıda mutlaka maske takmalıyız, el dezenfektanı kullanımını ihmal etmemeliyiz. Mümkün olduğunca kalabalık ortamlara girmemeliyiz. Bizim için evlerimiz şu an koronavirüse karşı en güvenilir yerler, bunu unutmayalım. 'Kontrollü sosyal hayat'ta gerçekten kontrollü olmalıyız. Hızlı bir rahatlama ikinci dalgayı getirebilir." dedi.

"TÜRKİYE'DE SAĞLIK SİSTEMİ ÇOK BAŞARILI"

"Türkiye, koronavirüs ile mücadelede çok başarılı bir sınav verdi, umuyoruz ki aynı şekilde devam eder." açıklamasını yapan Doç. Dr. Yasemin Çağ, şu bilgileri aktardı:

"Burada erken alınan tedbirler etkili. Vatandaşların uyumu ve filyasyon konusu yine bu konuda çok etkili oldu. Avrupa, ilk etapta sosyal izolasyon yapmadı ve sonra vakalar hızla arttı, izolasyonda geri kaldılar. Başlangıçta hafif vakaları tedavi etmediler, evlerine gönderdiler. Bizde öyle olmadı, hafif vakalar da tedavi edildi, tüm hastalarımızı erken tedavi ettik. Avrupa'ya oranla bu süreci daha başarılı götürmüş olmamızın bir diğer nedeni de özellikle Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile kıyasladığımızda sağlık sistemimizin çok başarılı olması. Bizde herkesin sosyal güvencesi var, sosyal güvencesi olmayanlar da ücretsiz şekilde tedavi edildi. Avrupa'ya oranla yoğun bakım kapasitemiz ve yatak kapasitemiz çok yüksekti, bunlar da başarılı olmamızda etkili. Bir de benim kişisel görüşüm, koronavirüs bildiğiniz gibi yaşlılarda daha mortal '65 yaş üzeri' diyoruz ama '75 yaş ve üzeri' özellikle çok daha riskli. Avrupa'da çoğunlukla 'nursing home'lar yani bizdeki karşılığı huzurevleri çok fazla. Orada aile yapıları bize göre biraz farklı. Bizde huzurevi olayı daha az olduğu için mortalitenın daha az olmasının bir sebebini de buna bağlıyorum. Çünkü virüs huzurevine girdiğinde tüm hastaları enfekte etmeden çıkmıyor ve oralarda mortalite oranları çok çok daha yüksek oluyor."

Haber: Tuğçe Akkaş