“Türkiye İsraf Ekonomisinden Çıkmalı”

“Türkiye İsraf Ekonomisinden Çıkmalı”

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Türkiye'nin gerçek anlamda bir yargı reformuna ihtiyacı olduğunu söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, CRI TÜRK'te Tuğçe Akkaş'ın konuğu oldu. CRI Türk Özel'de yerel seçimler ve MHP'nin af teklifine ilişkin önemli açıklamalar yapan Emre "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak yıllardır Türkiye'deki yaygın olarak haksız tutuklamalar ve haksız mahkeme kararlarını protesto eden bir partiyiz. Türkiye'deki yargı mekanizmasının işleyişi, soruşturmanın  işleyiş mekanizması, yargının bağımsızlığı, hakkaniyetli karar verip verilmediği gibi birçok başlıkta ciddi eleştirilerimiz var. Biz Türkiye'nin gerçek anlamda bir yargı reformuna ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz" dedi.

"BUNUN BİR ANLAMDA ÖZEL AFFA GİRDİĞİ SÖYLENEBİLİR"

MHP'nin Meclis'e getirdiği af teklifine yönelik değerlendirmede bulunan Zeynel Emre, af konusunu sadece Milliyetçi Hareket Partisi'nin teklifi üzerinden ele almamak gerektiğini ve yakın zaman içinde meslekten 4 bin 600 civarında hakim ile savcının ihraç edildiğini belirtti.

"Bunların 2 bin 500 3 bin civarı şu anda içeride" diyen Emre şöyle devam etti:

"Ailelerde şöyle bir düşünce oluyor 'Madem devlet bunları zararlı gördü, terörist olarak tespit etti içeri attı, o zaman benim kararımı nasıl doğru verdiğini söyleyebilirsiniz?'. Bu başlık olarak haklı bir başlık, acaba yeniden yargılama olabilir mi, bunun maliyet zaman açısından bir imkânı var mıdır? Tüm bunlar ciddi şekilde irdelenmelidir. Af konusuna gelince Milliyetçi Hareket Partisi bunu bir infaz üzerinde iyileşme ya da infaz süresinin kısaltılması gibi bir kereye mahsus değişiklik olarak sunuyor ama tabii 160 bin kişiyi ilgilendiren bir mesele Türkiye'nin genelini ilgilendiriyor. Artık kelimelerle değil de işin manasına baktığımızda bunun bir anlamda özel bir affa girdiği söylenebilir. AK Parti'nin yargının ayrı bir kuvvet olduğunu ve demokraside olmazsa olmaz olduğunu bir mantalite olarak kabul etmesi gerekir."

"CUMHURİYET HALK PARTİSİ İTTİFAK YAPMAYACAK"

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, yerel seçimlerde ittifak yapmayacaklarını ancak kamuoyunda ittifak yapacakları yönünde bir algı yaratmaya çalışıldığını kaydetti. Yerel seçimde insanların oy verirken partiler ya da ideolojilerin ötesinde hangi beldede, hangi ilde, hangi ilçede yaşıyorsa orayı en iyi yönetecek ismi aradıklarının altını çizen Emre "Yerel seçimler, genel seçim atmosferi gibi olmuyor. Biz bunun çok örneğini gördük, bizce ittifakın bir mantığı yok dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi ittifak yapmayacak bu net. Bize soruyorlar, ittifak yapmayacağız 'gerekçelerimiz bunlar' diyoruz ama ısrarla bizi adeta bir partiyle ittifak yapmaya zorluyorlar böyle bir algı yaratmaya çalışıyorlar. Ne yapmaya çalıştıklarını biz biliyoruz"diye konuştu.

"İstanbul özelinde baktığımızda da İstanbul'un ilçelerinde ve büyükşehir adayı dâhil olmak üzere çıkaracağımız adaylar o ilçede yaşayan her kesimin hassasiyetini gözetecek adaylar olmalı" diyen Emre, sözlerine şöyle devam etti:

"Bir MHP'li de AK Partili de HDP'li de İYİ Partili de tüm bunlar Cumhuriyet Halk Partisi'nin çıkardığı adaya oy verebilecek durumda olmalı. Son iki yerel seçimde iddialı adaylarla çıktık, yüksek oy oranları aldık ve dört olan belediye sayımız bugün İstanbul'da 14. Böyle bakıldığında Cumhuriyet Halk Partisi'nin yükselen bir ivmesi olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki seçimde de belediye başkanından meclis üyesine kadar büyük bir titizlikle adaylarımız açıklayacağız ve halktan bu şekilde onay almaya çalışacağız."

"TÜRKİYE İSRAF EKONOMİSİNDEN ÇIKMALI"

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, ekonomi ile ilgili yaptığı açıklamada son günlerin sıcak başlıklarından McKinsey tartışmalarına ilişkin görüşlerini de aktardı.

Türkiye'nin pastör Brunson krizi yaşadığını dile getiren Emre "Kötü yönetimin verdiği sonuçlar var, madde madde gerekçesiyle de anlattık, yapılması gerekenleri söyledik, orada şu cevabı verdiler. 'Bu bir ekonomik saldırıdır, bu bizim bayrağımıza, ezanımıza yapılan saldırıdır' dediler. Sonra ABD'ye gittiler, ABD'li firma ile anlaştılar. 'IMF'ye gitmedik' diyorlar, IMF'ye gidemediğinden böyle bir şeye gittin sonuçta. Ekonomik bağımsızlık inşa ettiğini söyleyen bir partinin geldiği nokta itibarıyla doğru değil. Ekonominin yönetimini Türkiye'de yapabilecek oluşturabilecek çok kıymetli bilim insanları ve bu alanda çalışabilecek insanlar var. Türkiye'de kaynak sorunu yok, kaynakların yönetim sorunu var. Türkiye'de kaynakları kullanamayan iktidar yabancılardan destek istiyor, Türkiye nasıl samanı ve tohumları ithal ediyorsa kâğıdı dahi ithal ediyorsa artık ekonomi yönetimini de ithal eder hale geldi, bizim itirazımız temel olarak buna, Türkiye kendisini yönetebilmelidir." değerlendirmesinde bulundu.

 "Kısa vadede Türkiye artık belli başlıkları ele almalı" diyen Emre, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye'de ballı ihaleler dönemi bitmeli, geçiş garantili yapılan dolar garantili verilen ihaleler… Yapılan köprüler, hava limanları ile ilgili fiyat revize edilmeli, fahiş gelirler elde edilmemeli, onlara hâlâ dolar üzerinden ödeme yapılıyor. Türkiye israf ekonomisinden çıkmalı, tasarruf tedbirlerine girmeli, üretim ekonomisine geçebilmenin temel yapı taşlarını döşemeli, bugünden yarına olmaz ama siz eğer katma değeri yüksek ürün üretmek istiyorsanız eğitime yatırım yapmanız lazım, bilimsel eğitime önem vermeniz lazım, ara meslek kollarını yaratmanız lazım, dünyayı yakalayacak o teknolojik gelişmeyi transfer edecek bir anlayış ortaya koymanız lazım. Bu adımları atmak gerek kısa sürede de hukuk güvenliği gibi, kuvvetler ayrılığı gibi, özerk üniversiteler gibi, medya özgürlüğü gibi, sayıştayın etkin denetimi gibi, her kuruşun hesabının verilebildiği bir anlayışa geçmek lazım. Eğer Türkiye'de 16 yılda AK Parti döneminde 180 küsur kez kamu ihale yasası değişiyorsa demek ki adrese teslim ihale dönemi var, demek ki kamu menfaati düşünülmüyor şahıslara yönelik bir para transferi var, bir yandaş oluşturma anlayışı var. Türkiye kaynaklarını sadece betona gömdü yani halbuki üretim ekonomisine geçmek lazımdı. Tüm bunları biz hep söyledik. Yapılması gerekenlerle yapılanlar farklı."

Röportaj / Haber: Tuğçe Akkaş