Teknik direktörler maçları izleyebilmeli

Teknik direktörler maçları izleyebilmeli

Spor Hikâyeleri'nin bu haftaki konuğu, teknik direktör Dr. Kamil Erdem'di. Kendine ait besteleri de bulunan Kamil Erdem, pandemi sürecinden, sanat ve müziğe, Pendikspor'u çalıştırdığı dönemde Fenerbahçe'yi Türkiye Kupası'ndan elediği dönemden bugüne pek çok konudan söz etti.

TEKNİK DİREKTÖRLER MAÇLARI İZLEYEBİLMELİ

Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde Öğretim Üyesi olan Erdem, pandemi sürecinde maçların seyircisiz oynandığını ve isteyen teknik direktörün maçları statta izleyebilecekleri bir düzenlemenin getirilmesi gerektiğini belirterek, "Takımları izlemek istiyoruz, oyuncu izliyoruz. İşin içinde kalmamız lazım. Özellikle boşta olan teknik direktörler için bu önemli." ifadelerini kullandı.

SPOR AKADEMİSİNE BELLİ KRİTERLERE SAHİP KİŞİLER GİREBİLİR

Spor akademileriyle ilgili yanlış bir algının olduğunu vurgulayan Dr. Kamil Erdem, "Okuduğu bölümün branşında spor yapmamış bir kişi, o bölüme giremez. Örneğin futbol bölümünde okuyan bir öğrenci için şartımız var. En az 3 yıl lisanslı oynamış olmalı. Yani belli kriterlerimiz var, yoldan geçeni almıyoruz spor akademilerine." dedi.

SPOR AKADEMİSİNDE UZAKTAN EĞİTİM

Geçen eğitim dönemine pandemi nedeniyle hazırlıksız yakalandıklarını belirten Erdem, başta zorluk yaşadıklarını ancak sonradan sistemin oturduğunu söyleyerek, "Biliyorsunuz bazı dersler teorik, bazı dersler uygulamalı. Yeni eğitim döneminde teorik dersleri işleyeceğiz. Futboldaki teorik dersleri. Tabii insanlar düşünebilir, futbolda teorik ne olabilir diye. Hâlbuki öyle değil. Birçok taktik yöntemi vardır. Antrenman programı nasıl yapılır,  önce kuvvet mi, çalışacaksın sürat mi, Oyunculara öğrenme ortamı nasıl yaratılır, antrenman ortamı nasıl oluşturulur, oyuncularla nasıl iletişim kurulur, oyuncuları nasıl gözlemlersin? Taktikleri simülasyon şeklinde görüntülü gösteriyoruz. Bunun gibi yüzlerce teorik konu var. Bahar döneminde de şartlar uygun olursa bunların uygulamalarını yapacağız." diye konuştu. 

FUTBOLCU OLMASAM MÜZİSYEN OLURDUM

Futbolcu olmasaydı, müzisyen olabileceğini aktaran Kamil Erdem, "Müzik sevgisi bana aileden geliyor. Futbolculuğu tercih ettiğim için müzik hobi oldu. Amatörce yapmaya devam ediyorum." açıklamasını yaptı.

Sanatın estetik bir duygu olduğunu vurgulayan Erdem, "Estetik duygu iyi olursa her şeye olumlu yansır, her şeye daha olumlu bakarsın. Futbolu oynamak da oynatmak da bir sanat aslında. Herkes futbolcu olamıyor, herkes iyi teknik direktör olamıyor. Entelektüel olmanın yararlarından biri de özellikle antrenörler için, bence daha yaratıcı olabiliyor. Daha sosyal bir yapıda oluyorsun. İlerleyen yıllarda birçok meslek kalmayacak belki de, robotlar yapacak çok şeyi. Oraya doğru gidiyor. Müziği robotlara yaptıramazsın, bir robota şiir, roman yazdıramazsın. Spor, sanat, edebiyat, bunlar ölmeyecek şeyler."  dedi.

SPORCU YETENEKLERİNİN ÜZERİNE KOYAMIYORSA SORUMLULUK HOCASINDADIR

İyi bir teknik direktörün sporcunun gelişimine katkısına atıfta bulunan Kamil Erdem, "İyi bir teknik adam, sporcusuyla duygusal bir bağ kurar, güvenini ve sevgisini kazanır. Bu bağlamda entelektüel hocalar, sporcularıyla daha iyi iletişim kurabiliyor. Diğer türlü feodal kalıyor hoca. Babadan kalma yöntemler, sporcunun performansının düşmesine yol açabiliyor. Kötü davranıyor öğrencisine, sporcusunun iyi yaptığı şeyleri bile beğenmiyor, şımarmasın diye beğenmiyor. Bu tür hatalara düşmemek için pedagoji bilgisi önemli, metodoloji önemli." değerlendirmesinde bulundu.

FENERBAHÇE'Yİ ELEMENİN KARİYERİME HİÇBİR KATKISI OLMADI

Pendikspor'un teknik direktörüyken, Fenerbahçe'yi 1999'da Türkiye Kupası 4. Turunda elemelerinin kariyeri açısından hiçbir katkısı olmadığını kaydeden Erdem, o maçın kendisi için sadece güzel bir anı olarak kaldığını dile getirdi. 

FENERBAHÇE GALİBİYETİ TESADÜF DEĞİLDİ

Futbolu bıraktıktan sonra 1989'da Pendikspor alt yapısında antrenörlüğe başladığını ve 10 yıl görev yaptığını hatırlatan Kamil Erdem, o dönem alt yapıda 10-11 yaşlarında olan 3-4 futbolcusunun 10 yıl sonra Fenerbahçe karşısındaki kadroda yer aldığını hatırlattı.

"Çocuklara hep 'İyi bir takım olacaksınız' diyordum." ifadesini kullanan Erdem, sözlerine şöyle devam etti:

"Çünkü üzerine koya koya ilerliyorduk. Hatta o maçtan 5 yıl önce bir gün, 'Fenerbahçe'yi bile yeneceğiz.' dedim. Gelelim o günkü maça. Kuralar çekildikten sonraki ilk antrenmanda çocuklar bana 'Hoca beklediğimiz gün geldi.' dediler. Takıma kamp yaptırmadım. 'Çocuklar dedim kamp yok, 2 saat öncesinde her kes soyunma odasında olsun.' dedim. Herkes evinden geldi. Bunu bilerek yaptım. Olayı büyütmedim çocukların gözünde." diye konuştu.

TAKIMIN KADERİNİ DEĞİŞTİREN OYUNCU MAÇA GELİRKEN YOLDA KAZA YAPTI

Fenerbahçe'ye ilk golü atan Seçkin adlı futbolcusunun maça gelirken yolda kaza yaptığını anmsatan Erdem, "Seçkin beni aradı ve 'Hocam kaza yaptım, ne yapayım?' dedi. Ben de 'Atla bir taksiye gel. Seni kadroya yazıyorum. Gelir gelmez üstünü giy, yedek kulübesine geç.' dedim. Seçkin maç başladıktan 15 dakika sonra gelebildi. 2. yarıda oyuna aldım zaten. İlk yarıda da gol atabilirdik aslında, bir topumuz direkten döndü. Fizik gücümüz çok iyiydi çünkü." açıklamasını yaptı.

FENERBAHÇE MAÇI ÖNCESİ BAŞKANA TARİHİ CEVAP

O dönem kendi sahalarında 36 maçlık yenilmezlik serisi yakaladıklarını hatırlatan tecrübeli teknik adam, "Başkanımız Erol Kaya, aynı zamanda Pendik Belediye Başkanıydı, bir gün beni çağırdı makamına ve 'Hocam Fenerbahçe'den aradılar. Maçı Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda oynamak istiyorlar. 100 milyar lira teklif ettiler, maddi açıdan rahatlarız.' dedi. Ben de kendisine '100 milyarı mı istersin, Fenerbahçe'yi eleyen başkan olmayı mı?' dedim." ifadelerini kullandı.

MÜTEAHHİT YÖNETİCİDEN "MAÇI ALIRSANIZ HERKESE BİR DAİRE" SÖZÜ

"Başkan yardımcımız Mahmut Bey, müteahhitti." diyen Kamil Erdem, şöyle konuştu:

"Normalde soyunma odasına girmez yöneticiler, ne maç öncesi ne sonrası, ne de devre arasında. Prensiplerime saygılı yöneticilerdi. Ancak o gün maç arasında malzeme sorumlusu arkadaşımız, soyunma odasına gelerek 'Başkan bir şey söylemek istiyor.' dedi. Çıktım. 'Hocam, müsaade et, bir şey söylemek istiyoruz çocuklara.' dedi. Müteahhit yöneticimiz Mahmut Bey, 'Çocuklar maçı alın, hepinize birer daire.' dedi. Bizim takım çok eğlenceli bir takımdı. Bu söz üzerine kalecimiz 'Uçan daire mi?' diye espri yaptı hatta. Başkanımız da 'Ben garanti ediyorum, çıkın alın maçı.' dedi. İyi oynamaya devam ettik ve maçı kazandık. Maç sonrası Mahmut Bey, yanımıza gelerek 'Kazanacağınızı düşünmüyordum ama ağzımdan laf bir kere çıktı,' dedi. 5-6 yıl sürse de sözünü tuttu ve herkese dairelerini teslim etti.

BİR FARKLI MAĞLUBİYETE PRİM TEKLİFİ

Pendikspor'un başındayken yaşadığı ilginç bir anısını da paylaşan Erdem, "Gebzespor, sezona çok iyi başlamıştı bir sezonda. İlk 6 maçında 32 gol atıp sadece 1 gol yemişlerdi. Gebzespor maçı öncesi beni yönetim kurulu toplantısına çağırdılar. '1-0 yenilirseniz size (o zamanın parasıyla) 1 milyar lira prim vereceğiz.' dediler. Rezil olmayalım, diye sanırım bana bunu teklif ettiler. Biz de sadece 2 maçımızı kazanabilmişiz. Bu teklif karşısında çok şaşırmıştım. Dedim 'Mağlubiyete prim mi verilir, siz bana galibiyet primini söyleyin.'  O maçın 10. dakikasında geriye düşsek de 2. yarıda 5 gol birden attık ve sahadan 5-2 galip ayrıldık. Yönetim de 5'er milyar maç primi ödedi futbolculara." diye konuştu.