Taiwan Adası'nın ABD tarafından tanınmadığını biliyor muydunuz?

Taiwan Adası'nın ABD tarafından tanınmadığını biliyor muydunuz?

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Mike Pompeo 19 Mayıs'ta Twitter üzerinden Tsai Ing-wen'i ikinci döneme başlangıcı için tebrik etti. Ada yönetiminde olan Tsai için "Başkan" söyleminde bulunarak söz konusu paylaşımla aslında Beijing'i hedefledi.

Ayrılıkçı gündemlerini sürdürme konusundaki istekliliği sürdüren ada yönetimindeki Demokratik İlerleme Partisi (DPP), en son Covid-19 bahanesi ile gündem oluşturmak istemişti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından tanınmalarını istemişti. Adanın sağlık yetkilisi Chen Shih-chung, Taiwan'ın DSÖ'ye doğrudan erişimi olmadığı için "ikinci el bilgiler" ile süreci yönettiğini iddia etmişti. Bu yüzden Dünya Sağlık Asamblesi'ne (DSA) katılma taleplerini dile getirdiler.

BMGK 2758 SAYILI KANUN VE 1992 KONSENSÜSÜ

DSÖ'ye üye ülkelerin büyük çoğunluğunun "Tek Çin" ilkesini izleyerek, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun 2758 sayılı kararını ve DSA'nın 25/1 sayılı kararını korumasını nedeniyle Taiwan'ın bu toplantıya katılması beklenemezdi. 2009-2016 yılları arasında Taiwan, "Tek Çin" prensibini somutlaştıran 1992 Konsensüsüne karşılık olarak DSÖ bir gözlemci olarak katılabildi. Ayrıca olaylar Taiwan'daki ayrılıkçı iktidarın öne sürdüğünden farklıydı. Taiwan, egemen devlet olmadığı için DSÖ'nün bağımsız bir üyesi olmaya uygun değildir. Bununla birlikte, Taiwan ile DSÖ arasında teknik iş birliğinin için herhangi bir engel bulunmamaktadır. Sağlık uzmanları, Beijing ile Birleşmiş Milletler arasında kararlaştırılan özel düzenlemeler kapsamında ilgili yerlere bilgi aktarmakla mükelleftir. Bu yüzden Taiwan salgın konusunda Beijing tarafından sürekli olarak bilgilendirildi.

"GAZETECİLİK" ADI ALTINDA PROVOKASYON

Hong Konglu bir gazetecinin, DSÖ'de görevli Epidemiyolog Dr. Bruce Aylward ile koronavirüs pandemisi hakkında yaptığı röportaj çoğu akademisyen ve uzmanın tepkisi çekmişti. Gazeteci kadının aniden ağlamaklı bir ses tonuna bürünüp, "BM Taiwan'ı üye ülke konumuna almayı değerlendirecek mi?" sorusunu yöneltmesi Bruce Aylward'ı şaşırtmıştı. Böyle bir soru karşısında işlerin provoke edilmek istendiği anlayan Alyward bağlantıyı sonlandırmıştı. Bruce Aylward'ın soruya vereceği herhangi bir cevap uluslararası camiada farklı yerlere çekilebilirdi. Sonuçta kendisi yetkili bir diplomat ya da politikacı değil, tarafsızlığını koruması gereken bir doktor. İnsan hayatının söz konusu olduğu küresel bir krizde, böyle provokatif çıkışlar olayların ne yönde saptırılmak istediğini ortaya koymuştu.

TSAI YÖNETİMİ KANDIRILDILAN MI YOKSA KAYBEDEN Mİ OLDU?

Tsai yönetimi artık kullanıldığını fark etmeli ve "Tek Çin" ilkesi altında Beijing ile ilişkilerine yeni bir yön vermelidir. ABD'nin kendilerini sadece bölgesel huzursuzlukta bir araç olarak kullanarak sıfır toplamlı bir oyunun içine sürüklediğini anlamalı. ABD'nin kendilerine yakın görünmesinin altında neler yattığını iyi biliyorlar. ABD Temsilciler Meclisi'nin "2019 Taiwan Müttefikleri Uluslararası Koruma ve Geliştirme Girişimi" ya da "TAIPEI Yasası" olarak adlandırılan hamlesi ile Taiwan adasına silah satışını hızlandırmaya ve adanın uluslararası örgütlere katılımını sağlamaya çalıştığı öne sürülmüştü.

ABD tarafından uluslararası örgütlere kazandırılmak istenen Taiwan, ABD tarafından dâhi egemen devlet olarak görülmüyor. BM üyesi devletler Ekim 1971'de düzenlenen, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) 26. Oturumunun 2758 sayılı karına uyma zorunluluğuna sahip. Tsai'nin hayalinde ise, kimsenin anlaşma kurallarına uymayıp kendilerini "egemen devlet" olarak tanımlayacağı bir kuruluşa üye olma isteği yatıyor.

ABD'nin "TAIPEI Yasası" ile garanti altına aldığı tek şey "silah satmaktı" öyle de oldu. Temmuz ayında apar topar Temsilciler Meclisi'nden geçen kanun ile 2,2 milyar dolarlık silah satışı yapıldı ve ABD hegemonyasının göz bebeği silah sermayesi para kazandı.

Taiwan yönetimi Covid-19 suçlama oyununda DSÖ'nün itibarsızlaştırma sürecine katkıda bulunarak DSÖ üzerinden "bağımsızlık" kazanabileceği umuduna kapıldı. Fakat DSA toplantısına katılması için akıl hocası ABD'den hiçbir resmi çağrı gelmedi.

Kazandıkları tek şey, Pompeo'nun tebrik mesajı ve "Başkan" ifadesi oldu. Sanal dünyada Pompeo tarafından "başkan" ilan edilmek Tsai için büyük sevinç uyandırmış olabilir ancak "Tek Çin" ilkesinden hiçbir zaman olmadığı gibi bugünde taviz verilmedi.

Mehmet Emre Öztürk