Sosyal medyada yaratılan “aşı” algısı

Sosyal medyada yaratılan “aşı” algısı

Haber: Mehmet Emre Öztürk

Covid-19 pandemisi ile büyük bir sınavdan geçen sistemler sorgulanmaya devam ediyor. Tüm bu sorgulama ardından aşı tartışmaları ve yeni yılda nasıl bir ekonominin nasıl geri toplanacağı ise yeni tartışma konularının başında geliyor.

Lizbon Üniversitesinden Profesör Sofia Vale ekonomi ve halk sağlığı arasındaki hassas dengeyi şöyle açıklıyor:

"Ekonomi ve sağlık arasındaki denge hassas bir dengedir, sağlam bir sağlık sektörü güçlü bir ekonomi gerektirir. Mevcut kriz, ülke çapındaki bir sorunla başa çıkabilecek ekonomi ve sağlık arasında bir seçim yapmanın gerekli olduğu fikrine odaklanan siyasi bir söylemin ön plana çıktığı güçlü bir Ulusal Sağlık Sistemi üzerine bahis oynamanın önemini göstermiştir."

Bu ifadelerden yola çıkarak üretim ve hizmet odaklı ekonomilerde, salgının kontrol altına alınmasının önemi vurgulanıyor. Konuyla ilgili hükümetler gerekli önlemleri alırken "bulaş kontrolünü" artıracak önlemlerin başında ise aşılama geliyor.

SOSYAL MEDYADA "AŞI UZMANI" GERÇEKTE KİM?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, geçen hafta Çin aşısı CoronaVac ile ilgili 50 milyon dozluk bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Fakat sosyal medya üzerinde bir anda "aşı uzmanına" dönüşen çok sayıda hesap, 2020 Nisan ayında olduğu gibi dezenformasyon yaratmaya devam ediyor. Aşının fiyatına kadar sorgulama yapan çok sayıda yönlendirilmiş hesabın viroloji, enfeksiyon hastalıkları hatta biyoloji alanlarında dahi uzmanlıklarının bulunmaması kimseler tarafından sorgulanmıyor.

Akıl tutulmaları öyle boyutlara gelmiş durumdaki Twitter üzerinde gerçek isimle hesap açamayacak kadar cesur bir o kadar da sofistike hesaplar, "Covid-19 diye bir hastalığın olmadığını", "bunun bir oyun olduğu", "aşının içinde çipler olduğu" gibi yalanlar ile kamuoyunu zehirlemeye devam ediyor.

YALANLAR VİRÜSTEN DAHA HIZLI YAYILIYOR

Dünyaca ünlü tıp dergisi Lancet'te yayınlanan bir makale aşının güvenli olduğunu ve iki doz CoronaVac aşısının 18-59 yaş aralığındaki yetişkinlerde iyi tolere edildiği ve orta derecede bağışıklık oluşturduğu ifadelerine yer verildi.

Bilim dünyası hâlihazırda üretilen aşılara kimlik veya ırk tanımlamadan hareket ediyor. Covid-19 pandemisi ile ortaya çıkan "Çin uzmanlarının" son süreçte nasıl "aşı uzmanına" evirildiğini görmek korkutucu. Akademik çevrelerin Covid-19 pandemisi ile canlanan "gazetecilik" merakı ise adeta tek kişilik bir haber ajansı ayarında sosyal medyada popülarite yakalamalarına yardımcı olmaya devam ediyor.

"Türkler salgından etkilenmez", "Maske işe yaramaz" diyerek birçok vatandaşı yanlış yönlendirenler bugün ekranlarda görünmese de yarattıkları dezenformasyonun etkileri hâlâ görülüyor. Aşı ile ilgili yalanlar üreten "uzmanların" içinde bulundukları ideolojik çıkarları bir kenara koyup artık insanlık adına işledikleri ayıbı görmeleri gerekiyor.