Sahte raporların kaynağından ABD doları çıktı

Sahte raporların kaynağından ABD doları çıktı

Tüm dünya basınında (istisnaları saymazsak) Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'ne dair çıkan olumsuz haberlerin hepsi daha önce yayımlanan bir rapor üzerinden hazırlanıyor. Bu sözde raporları hazırlayan kurumların isimi ise ya haberde kullanılmıyor ya da bir kez referans verildiği için okuyucunun dikkatini çekmiyor. Oysa kendinden menkul bir tanımlama ile "tarafsız ve bağımsız" olduklarını iddia eden bu düşünce kuruluşlarına yakından bakış raporların ne derece güvenilir olduğu dair net bir resim sunması açısından önem taşımakta.

Batı ana akım medyasının bilimsellik atfettiği bu kurumların başında Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü (ASPI) geliyor. ASPI, kendini bağımsız olarak nitelemesine karşın 2001 yılında Avustralya hükümeti tarafından kuruldu ve Savunma Bakanlığı tarafından fonlandı.

ASPI kurumunun sponsorları arasında ise ünlü silah üreticisi Lockheed Martin, Fransız, İngiliz ve İtalyan şirketlerin bir araya gelerek kurduğu MBDA füze sistemleri gibi şirketler yer alıyor. Avustralya'nın Yabancı Etkiler Şeması içinde bu kurumun kaynakları arasında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ABD Dışişleri Bakanlığı, İngiliz Dış İlişkiler Ofisi, Japonya hükümeti ve NATO yer alıyor. ASPI destekçileri arasında ABD Dışişleri Bakanlığı'na bağlı ve eski CIA yöneticisi Lea Gabriel'in liderliğindeki Küresel Katılım Merkezi'nin olduğu not edilmeli.

AMERİKA'DAN 450 BİN DOLAR ALAN BAĞIMSIZ KURULUŞ!

Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü kamuoyunda Çin histerisi yarattığı gerekçesiyle Avustralyalı çevreler tarafından dahi eleştirilmekte. The Grayzone sitesinin hazırladığı habere göre; Eski Avustralya Dışişleri Bakanlı Bob Carr, ASPI'nin tek taraflı olarak sadece dünyaya Amerikan görüşünü sunduğu belirmiş, yine bu ülkenin Çin Büyükelçisi lan Geoff Rabby ise kurumun Avustralya'daki Çin karşıtlığının mimarı olduğunu duyurmuştu. Avustralyalı Senatör Kim Carr ise 2020 parlamento açılış konuşması sırasında Avustralya güvenlik birimlerini ASPI hakkında uyarmış ve kurumun sadece 2019-2020 yılı için ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan 450 bin dolar ödenek aldığını aktarmıştı.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying de yaptığı basın toplantısında kurumun Amerikan silah tüccarları ile ilişkisini gündeme taşıyarak ASPI'nın Çin karşıtı dezenformasyon kampanyasında başı çektiğini duyurmuştu. Hua somut bir delile dayanmayan, yalan ve manipülatif bilgiler içeren ASPI raporların "gülünç" olarak tanımıştı.

Öte yandan kurumun 2012 senesinden bu yana yöneticiliği yapan Eski Avustralya Savunma Bakanı Peter Jennings de katıksız Amerikancılığı ile ön plana çıkıyor. Jennings, uçuk biçimde "Leninist otokrasinin" kendilerini tehdit ettiğini savunurken bugüne değin Irak işgalinden Suriye ve Ukrayna'daki rejim değişikliği çabalarının hepsine en yüksek perdeden destek verdi.  Jennings son günlerde dünyadaki 5G inşa sürecine Çin'in Huawei firmasının katılımını engellemek için hummalı bir çalışma yürütüyor.

TÜRKİYE'Yİ DE KUŞATMAK İSTİYORLAR

Çin'e karşı söz konusu iddiaların ikincil kaynağı olan Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin de (CSIS) ASPI isimli kurumdan aşağı kalır yanı yok. ABD hükümeti tarafından kurulan CSIS aynı zamanda silah tüccarları ve bankalar destek veriyor. 2019 yılında Grayzone editörü Max Blumenthal kurumun ABD'li ve Latin Amerikalı resmi yetkilileri ağırlayarak Venuzuela'ya askeri operasyonu tartıştıklarını ortaya çıkarmıştı. CSIS benzer bir etkinliği de Suriye'deki petrol sahalarına el koyulması ve ülkenin yeniden inşasının engellemesi senaryosu üzerine gerçekleştirmişti.

Amerikan siyasetine yön veren düşünce kuruluşlarından Centre for Strategic & International Studies (CSIS), yayımladığı "ABD`nin Doğu Akdeniz`deki stratejik demirleyişini restore etmek" başlıklı raporla Türkiye'yi de hedef almıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı Yakın Doğu Masası`ndan eski diplomat Jon. B. Alterman, Dışişleri Bakanlığı Avrasya Masası`ndan eski diplomat Heather A.Conley ve CSIS uzmanları Haim Malka ile Donatienne Ruy`un kaleme aldığı 78 sayfalık raporda, "Türkiye`nin hizadan çıktığı" belirtilerek bölgede yeni askeri alternatifler aranması gerektiği kaydedilmişti.

Kaynak: CRI TÜRK Dış Haberler Servisi