Prof. Dr. Başar Cander'den Covid-19 ile ilgili önemli açıklamalar

Prof. Dr. Başar Cander'den Covid-19 ile ilgili önemli açıklamalar

Türkiye genelinde Kurban Bayramı sonrası koronavirüs vakalarında ciddi bir artış gözleniyor. 1 Haziran'dan itibaren başlayan normalleşme süreci ile özellikle şehirler arası geçişlerin serbest bırakılması ülke genelinde vaka sayısında artış yaşanmasına neden oldu.

Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, Türkiye'de artan yeni tip koronavirüs (Covid-19) vakaları ve alınması gereken tedbirlere ilişkin açıklamada bulundu.

Prof. Dr. Başar Cander, koronavirüs vakalarında yaz aylarında düşüş beklediklerini aslında genel beklentinin de bu yönde olmasına rağmen bunun gerçekleştirilemediğini söyledi.

"YAZ AYLARINDA ŞEHİRLER ARASI TRANSFERİ KONTROL ALTINA ALMALIYDIK"

Düşüşün gerçekleştirilememesinin bazı nedenleri olduğunu vurgulayan Cander, 1 Haziran'dan itibaren normalleşme sürecinin hızlı şekilde başladığını, yaz aylarında daha çok hareketli ortamların olduğunu örneğin tatile gidip gelenlerin arttığını ve iletişimin de yüksek seyrettiğini dile getirdi.

"Buna kuralları uymamayı da ekleyince maalesef istediğimiz düzeyde vaka sayısına ulaşamadık." açıklamasını yapan Prof. Dr. Cander, şöyle konuştu:

"31 Ağustos'tan önce 200-300 vaka sayısına düşebilseydik normal bir eğitim sürecine güçlü bir şekilde girebilirdik ancak bırakın bu rakamlara düşmeyi neredeyse bin 200-bin 300'lü rakamları göreceğiz. Burada ciddi bir istikrar var ve azalma olmuyor. En önemli faktör, bizim kurallara uymamamız. Biz normalleşmek zorundaydık fakat burada özellikle Bilim Kurulu'na bizim tavsiyelerimiz oldu. Bence konuda biraz geri kaldılar. Yaz aylarında şehirler arası transferin çok fazla olacağını öngörüyorduk. Bunun kontrol altına alınması çok önemliydi. Doğu'ya ve Anadolu'ya İstanbul'dan yayılmalar oldu. Yaz aylarında şehirler arası transferi kontrol altına almalıydık, bu konuda eksik kalındı. Bunun yansımalarını görüyoruz. Eğer tedbirler ile kurallara uyarak yaşamayı öğrenmezsek korona gündemimizde kalmaya devam edecek. Ancak şunun da altını çizmek gerekir, bir şekilde öğrencilerin eğitim hayatını devam ettirmesi lazım, normal hayatın sürdürülebilmesini sağlamak gerekiyor. Burada problem, kurallara uymak ve böyle yaşamayı öğrenmek. Çünkü sürekli 'yasak koyalım, eve kapanalım' demeyi hiçbir ülke kaldıramaz. Mutlaka kurallara uyulacak ve uymayanlar hakkında daha ciddi denetimler yapılacak, başka yolu yok."

"KURALLARA UYMA VE VAKALARIN DÜŞMESİ KONUSUNDA DAHA BAŞARILI OLMALIYDIK"

ATUDER Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, özellikle bahar aylarında ciddi kısıtlamalar bulunduğunu ve bu kısıtlamalar serbest bırakılınca toplumda korona ile mücadele bitmiş ya da kazanılmış gibi bir hava oluştuğunu aktardı. İkinci faktörün de kısıtlamalar zorunlu yapıldıkça öngörülemeyen kitle olduğunu hatırlatan Cander, "Bu kitle, 'bana bir şey olmaz, ben kurallara uymam' diyenler. Burada kesinlikle eğitim modelimizi sorgulamamız gerekiyor yani insanlar neden kurallara uymuyor, niye bilinçli davranmıyor? Bu konuda Avrupa'daki ülkelerden geride kaldık. Kurallara uyma ve vakaların düşmesi konusunda daha başarılı olmalıydık. Burada faktör, insanımızın davranış modeli oldu. Özellikle gençlerin kurallara uymadan, 'buna inanmıyorum, bana bir şey olmaz demesi.' gibi… Korona varken halay çekiliyor, askere uğurlama törenler yapılıyor, bunun psikolojisini araştırmak lazım. İnsanlar ya buna inanmıyor ya da gerçekten davranış modeli çok problemli bir kitle yetişmiş durumda. Bizim ülke olarak bunu da sorgulamamamız şart." ifadelerini kullandı.

"ABD KORONAVİRÜS KONUSUNDA KÖTÜ BİR ÖRNEK"

Prof. Dr. Başar Cander, vaka sayısının düşürülemediği Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Güney Amerika'daki durumu da değerlendirdi.

Güney Amerika'da kış mevsiminin yaşandığı bir dönem olduğuna dikkat çeken Cander, buradaki sürecin Türkiye'de kış dönemi hazırlığı için örnek olacağını kaydetti.

"Oradaki ciddi ve kötü tablo tedbir almak açısından bize bazı ipuçları ve dersler verecektir." diyen Prof. Dr. Cander, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ancak ABD'deki sistemin hem sağlık hem insanlar bakımından çok iyi irdelenmesi gerekir. ABD, bu konuda tedbirleri almadı, bizim gibi kısıtlamalar yapmadı ve onlar da kurallara uyma konusunda gevşek davrandılar. Hatta ABD'nin durumu bizden daha kötü çünkü biz en azından 65 yaş üstü konusunda tedbirler aldık. Uzun sokağa çıkma yasakları yaptık. Bunlar ABD'de yaşanmadı ve bu nedenle ABD ciddi bedeller ödüyor. Orada başka faktörler de var, mesela sağlık sistemi. Sağlık sisteminin çok pahalı olması ve herkese ulaşılır olmaması gibi… ABD, koronavirüs konusunda kötü bir örnek. Bizim Avrupa'dan çok daha iyi günlerimiz oldu fakat bugün bizden kötü olan ülkelerin günlük vaka sayısı bizim çok altımıza düşmüş durumda. Biz bu normalleşmede onlardan geri kaldık, iyi yönetemedik. Şehirler arası transferler hiç kontrol edilemedi ve özellikle de vatandaşlarımızın bilinçli davranmaması etkili oldu. Bizden çok kötü tablosu olup şu anda Avrupa'da 200-300 vakayı fazla gören ülkeler var, maalesef biz onlara göre kötü durumdayız."

"SAĞLIK PERSONELİ İÇİN İYİLEŞTİRMELERİN YENİDEN GÜNDEME GELMESİ GEREK"

ATUDER Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, belli bir dönemde hastaneye yatan vakalarda azalma olduğunu ama son dönemde vaka sayısı artınca bu vakaların belli kısmının hastaneye yatmasının ve ağırlaşmasının kaçınılmaz duruma geldiğini bildirdi. Türkiye'deki hemen hemen pek çok yer için bunun söylenebileceğini ancak özellikle İstanbul'da, Ankara'da ve Doğu illerinde bu durumun daha belirgin olduğu bilgisini paylaşan Cander, şunları aktardı:

"Özellikle sağlık personeli mart ayından itibaren ciddi bir mücadelenin içindeydi. Bu mücadele uzadıkça yorgunluk, bıkkınlık, normal şartlara dönememek, sürekli risk ve stresin önünüzde durması sorun oluyor. Böyle devam edecek gibi. Daha önce defalarca ifade ettik, bir personel stratejisi oluşturulmalı. Covid ile mücadele eden gruplar, değişim ve dönüşümle çalıştırılmalı. Normalleşme sürecinde bazı temiz hastaneler var. Onlar, Covid ile uğraşmıyor ama Covid kabul eden hastanelerdeki sağlık personeli farklı bir psikolojide çünkü aylar oldu. Özellikle bunların pozitif ayrımcılığa tabii tutulması şart. Şu anda bu konuda motivasyonun çok düştüğü bir aşamaya geldik. Sağlık Bakanı'nın da açıklamaları var fakat iyileştirmelerin yeniden gündeme gelmesi gerek. Üç ay stres ve risk taşımak ayrı bir şey, dokuz ay stres ve risk taşımak ayrı bir şey. İlk üç aydaki iyileştirmeler olmadı. Bir de bizi en çok üzen tarafı, yaz aylarında Covid ile ilgili şiddet olaylarının da devam etmesi yani bu kadar fedakârlığa rağmen üzerine şiddet uygulayan halk modeli karşınıza çıkınca gerçekten mücadelenizde çok yılgınlık yaşıyorsunuz."

Haber: Tuğçe Akkaş