Orta Koridor'da önemli bir istasyon “Türkiye”

Orta Koridor'da önemli bir istasyon “Türkiye”

Jeostratejik önemi ve küresel ulaşım ağlarında merkez olma potansiyeli nedeniyle Türkiye "Kuşak ve Yol İnisiyatifi" kapsamında önemli bir projenin gerçekleşmesinde yer aldı. Demir İpek Yolu kapsamında Çin'in Xi'an şehrinden yola çıkan China Railway Ekspress (Çin Demir Yolu Ekspresi) Bakü-Tiflis-Kars tren yolu hattı üzerinden Marmaray'ı kullanarak Avrupa'ya geçiş yaptı.

Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattı ile Çin ve Türkiye arasındaki kara ulaşımı süresi bir ay gibi süreden 12 güne, Avrupa'ya ise 18 güne düşürüldü. Çin ile Avrupa ülkeleri arasında 21 milyon dolarlık bir ticaret hacmi söz konusu. Kuşak ve Yol İnisiyatifi kapsamında oluşturulan bu yeni koridor bölgesel ve küresel ekonomide büyük kazanımların elde edilmesini sağlayacak.

NASIL BAŞLADI?

Kuşak ve Yol İnisiyatifi ilk kez, Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in 2013'ün Eylül ayında Kazakistan ziyaretinde tarihi İpek Yolu'nun yeniden faaliyete geçebileceği söylemi ile kamuoyuna arz edildi. Xi, benzer bir konuşmayı, deniz ticareti vurgusuyla Endonezya'da gerçekleştirmişti. Xi liderliğindeki dış politikanın temellerini oluşturan Kuşak ve Yol İnisiyatifi, Beijing'in hem bölgesel hem de Avrupa ile olan ilişkilerinde yeni bir dönemi başlattı. Kuşak ve Yol İnisiyatifi üzerinden yapılacak ticarette, kuzey, orta ve deniz koridorları ana rotalar olarak belirlendi.

ORTA KORİDOR VE TÜRKİYE

Tarihi İpek Yolu, Xi'an'dan İstanbul'a kadar uzanarak Asya ve Avrupa'yı birleştiren bir ticaret rotasına sahipti. 2007 yılında temelleri atılan Bakü-Tiflis-Kars demi r yolu hattı İran üzerinden geçen halihazırdaki Doğu-Battı Koridoruna alternatif bir güzergâh olup Orta Asya ülkelerini Hazar Denizi üzerinden Türkiye'ye bağlamayı hedefliyordu.

"Marmaray" projesinin tamamlanması Avrupa'ya demir yolu kapılarının açılmasını sağladı. Marmaray'ın Kuşak Yol İnisiyatifine entegrasyonu ile Xi'an'dan hareket eden tren Kuzey Koridoruna uğramadan Orta Koridor üzerinden direkt Avrupa'ya bağlanıyor. Bu hat sayesinde Çin-Türkiye arasında 11,483 kilometrelik (km) taşıma süresi bir aydan 12 güne düştü.

Buna ek olarak, yolcu taşımacılığı kapsamında Çin'den Londra'ya kesintisiz yolculuk hizmeti entegrasyon sürecinden sonra uygulamaya koyulacak. Manş Tüneli'nden geçerek Marmaray üzerinden Asya kıtasına giriş yapıp Çin'e ulaşacak. Proje İngiltere, Fransa, Belçika, Almanya, Avusturya, Macaristan, Sırbistan, Bulgaristan, Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan ve Çin'i raylarla birbirine bağlayacak. İlk aşamada bu hatla senede 1 milyon yolcu ve 6,5 milyon ton yük taşınabilecek olmasına ilaveten taşımacılık kapasitesinin 2034'te 3 milyon yolcu ve 17 milyon ton yüke yükseltilmesi öngörülmekte. Hattın tam aktif faaliyete geçmesiyle Avrupa ve Çin arasındaki demir yolu ulaşımı 7,000 km kısalmış olacak.

Bahsi geçen Kuzey Koridor demir yolu ağı beş yıldır aktif şekilde kullanılmakta. Avrupa'ya yapılan taşımada hattın önemli bir kısmını Kazakistan, Rusya, Belarus demir yolu ağı oluşturuyor. 4 yıl önce 5 bin konteyner olan taşıma kapasitesi şu an 350 bin konteynere yükseldi. Bu oran Çin'in Avrupa'ya yaptığı taşımanın yüzde 3'ü bile değil. Deniz taşımacılığının yüzde 90 oranında tercih edildiği Çin ihracat sektöründe bu oranın yeni demir yolu ağlarıyla yeniden şekillendirilmesi mümkün olacaktır. Bir bağlamda Asya'dan Avrupa'ya açılan kapı görevi üstlenen Türkiye, limanları ile olmasa da orta koridorda kritik öneme sahip "istasyonları" ile ön plana çıkacak.

ENTEGRASYON İÇİN 1,6 MİLYAR TL HARCANDI

Demir yolunun Türkiye topraklarındaki kesimi için 1,6 milyar lira harcandı. Gürcistan kesimini ise Azerbaycan finanse etti. Azerbaycan ve Gürcistan sınırları içerisinden geçen demiryolları Sovyetler döneminde inşa edildiği için ray açıklığı 1520 mm. Türkiye'de ise Uluslararası Demiryolu Standardı (UIC) geçerli ve bu nedenle ray açıklığı 1435 mm. Ray açıklıklarının farklı olması nedeniyle yük aktarması yapılmaması için Gürcistan'da boji değiştirme istasyonu kuruldu.

Orta koridor, mesafe ve zaman açısından Kuzey Koridordan daha büyük avantajlar barındırıyor. Bu sayede Çin-Türkiye ticaret hacminin kısa sürede tüm hatlarda en üst seviyeye çıkarılması amaçlanıyor. Türkiye demir yolu ağı iyileştirmeleri ve yeni hat yatırımları ile ekonomik anlamda büyük kazanımlar elde edebilecek. Tüm bu demir yolu iyileştirmeleri kapsamında Türkiye'nin kendi iç lojistik sektöründe de büyük atılımlar söz konusu olacaktır.

İki ülke arasında stratejik iş birliğine dayalı kazan kazan ilkesi temelinde ilişkilerin istikrarlı bir şekilde ilerletilmesi her iki tarafın çıkarınadır. Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Recep Tayyip Erdoğan'ın, 2 Temmuz'da Beijing'de bir araya gelerek Çin-Türkiye stratejik ilişkilerini geliştirmeye yönelik adımların atılması için ortak kararlar almıştı.

TÜRK İHRACATCASI BU FIRSATI DEĞERLENDİRMELİ

1980 ve 2018 yılları arasında Çin'in ortalama yüzde 10'luk büyüme rakamları artık yüzde 6 seviyelerine çekilmiş durumda. Bu hükümet tarafından bilinçli bir şekilde uygulanan yapısal dönüşümden kaynaklanıyor. Yani, Çin bilinçli olarak ekonomi modelini değiştiriyor. Çin yatırım ve ihracatına yönelik bir büyüme yaşarken, şimdi iç tüketim ile hizmet sektörüne dayalı bir büyüme modeline geçiyor. Tüketici gelirlerinde ciddi bir artış var. Gelir artışına bağlı olarak tüketici davranışlarında da değişim söz konusu.

Bu bağlamda Çin piyasa da ithal ürünlere geniş yer vermeyi ve yabancı yatırımcı çekmeyi planlıyor. İkinci Çin Uluslararası İthalat Fuarında (CIIE) konuşan Xi Jinping, "Ticaret ve yatırım serbestleştirilmeli ve kolaylaştırılmalı. Ekonomik küreselleşmenin daha açık, hoşgörülü, faydalı, dengeli ve ortak kazanca dayalı bir doğrultuda ilerlemesi hızlandırılmalı." ifadelerine yer verdi.

Çin tarafından geçen yıl duyurulan 10 trilyon dolarlık ithalat hedefi ve Xi'nin CIIE'de yaptığı açıklama ithalata verilecek önemi ortaya koydu. 

Bu yıl Türkiye'den 59 firma Çin piyasasına CIIE ile çıkarma yaptı. Oluşturulan bu lojistik ağın önemi göz önünde tutulursa Türkiye'den Çin'e yapılacak ithalat sadece 12 günlük bir yolculuk ile tekrar can bulabilir ve 18 milyar dolarlık ithalat-ihracat farkı bu sayede hızlıca kapanabilir.

Analiz: Mehmet Emre Öztürk