Mesele daha derinde

Mesele daha derinde

Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) salgın hastalık sonrası dönemde, son 7 haftada, işsiz sayısı yaklaşık 30 milyon arttı. Dünya ekonomisi için yüzde 3 küçülme bekleyen Uluslararası Para Fonu (IMF), Gelişmiş 20 (G 20) ülkeleri arasında sadece üç ülkenin 2020'de büyüyeceğini açıkladı. Bunlar Çin (yüzde 1,2), Hindistan (yüzde 1,9) ve Endonezya (yüzde 0,5). Nisan 2020 tarihli "Dünya Ekonomisinin Görünümü: Büyük Karantina"[1] başlıklı rapora göre; ABD yüzde 5,9, Japonya yüzde 5,2, Almanya yüzde 7, Birleşik Krallık yüzde 6,5, Fransa yüzde 7,2, İtalya yüzde 9,1, İspanya yüzde 8, Hollanda yüzde 7,5 ve Rusya yüzde 5,5 küçülecekler.

Peki, kendisi de batı emperyalizminin bir kurumu olan IMF'nin raporu neyi gösteriyor? Birlikte tartışalım.

Rapor; batıdaki ülkelerin çoğunun koronavirüs salgınıyla başlayan krizi yönetemediklerini gösteriyor. Kapitalizmin yaşadığı bunalımı gösteriyor. ABD'nin saldırganlığının, ABD Başkanı Donald Trump'ın öfkesinin ve yalanlarının nedenini gösteriyor. Dünya silah ihracatındaki payı yüzde 36 olan, dünyadaki silah harcamalarının üçte birini tek başına yapan ABD'nin, sağlık sistemindeki ve ekonomisindeki tablonun, bu ülkeyi yönetenleri ve yönetmeye talip olanları daha da hırçınlaştıracağını gösteriyor.

MESELE DAHA DERİNDE

ABD'nin saldırgan tavrını, küstahlığını, sorunu kendinde aramak yerine başkalarını suçlamasını, sadece salgın hastalığa bağlamak yanlış olur. Bu işin yalnızca bir boyutudur. ABD'nin sorunu dönemsel değildir, yapısaldır. Sağlıkla ilgili de değildir. ABD'nin emperyalist karakteriyle ilgilidir. Yani ideolojiktir, politiktir, ekonomiktir, diplomatiktir, askeridir ve kültüreldir.

Meseleyi açalım. Fransızların ünlü siyaset bilimcisi Maurice Duverger, imparatorlukları şöyle tanımlar: Güvenlik üretirler. İdeoloji, kültür, değer üretirler. Yayılmacıdırlar. ABD de, kendisini bir imparatorluk olarak gördüğü, emperyalist yüzünü saklamaya gerek duymadığı için, imparatorluk tanımına uygun hareket etmek istemektedir. Ama bunu, geçmişte olduğu gibi rahat yapamamaktadır.

Yapamamasının belli başlı üç sebebi vardır. Birincisi, dünya dengeleri değişmektedir. İkincisi, ABD'nin gücü aşınmaktadır. Üçüncüsü ABD'nin rakip güçler, hasım güçler olarak tanımladığı Çin ve Rusya'nın, dünya siyasetindeki ağırlığı artmaktadır. ABD – Almanya gerilimi daha belirgin hale gelmektedir. Siyasi ve iktisadi güç merkezinin Atlantik'ten Pasifik ve Avrasya'ya kaymasının önüne geçemeyen ABD ise bu durumu kabullenmekte zorlanmaktadır. ABD'nin esas sorunu budur.

Dünyanın sorunu ise emperyalizme karşı mücadele etmektir. Daha eşit, özgür, adil ve sağlıklı bir gelecek kurmanın; kuvveti değil, hakkı üstün tutmanın yolunu bulmaktır. Bunun için en uygun yöntemi izlemek ve araçları kullanmaktır.

Barış Doster