“Lübnan'daki sıkıntıların giderek büyümesinin bütün dünyaya etkisi olacaktır”

“Lübnan'daki sıkıntıların giderek büyümesinin bütün dünyaya etkisi olacaktır”

Akademisyen Altay Atlı, CRI TÜRK'te Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Güne Başlarken" programına konuk oldu. Atlı, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta meydana gelen büyük patlamayı değerlendirdi.

"Bir ülke daha fazla ne kadarını kaldırabilir?" Lübnan'ın durumunu anlatan en iyi cümlenin bu olduğunu ifade eden Altay Atlı, "Lübnan bu patlamadan önce siyasi, ekonomik ve sosyal açıdan çok zor bir dönemeçteydi. Bunun üstüne bir de koronavirüs pandemisi gelmişti. Şimdi de bu büyük patlama yaşandı. Açıklanan ilk rakamlara göre 135 ölü, 4 binden fazla yaralı ve yaklaşık 300 bin kişi de evsiz kaldı. Bu rakamlar ne yazık ki artacaktır. Görüntüleri hep birlikte izledik. Tramvatik, korkunç görüntülerdi. Zararın ölçeği zamanla ortaya çıkacaktır. Lübnan çok ciddi bir yara aldı." dedi.

Lübnan'ın yıllardır sıkıntılarla gündeme geldiğine dikkat çeken Atlı, "1975 ile 1990 yılları arasında yaşanan bir iç savaş vardı. O iç savaşın halen kapanamayan yaraları var. Ondan sonra toparlanmaya çalışıyor ama sıkıntılar bir türlü bitmiyor ve yenileri ekleniyor. Bu patlama neden oldu? Bu çok konuşuldu. Konuşulmaya da devam edecek. Ortada büyük bir ihmal, beceriksizlik, yetersizlik söz konusu. Bunun üzerine birçok senaryo da yazılabilir. Bunlar zaman içerisinde ortaya çıkacaktır ama sebep ne olursa olsun sorumlusu kim olursa olsun zaten zor ayakta duran Lübnan'a ciddi bir darbe vurdu. Aslında Lübnanlılar bu durumdan şikâyetlerini yüksek sesle dile getiriyorlardı. 2019 Ekim ayından beri Beyrut sokaklarında siyasete karşı, ülkeyi yönetenlere karşı, ekonomik duruma karşı ve yolsuzluklara karşı protestolar vardı. İnsanlar sokağa dökülmüştü ve o dönemin başbakanı Hariri istifa etmişti. Ondan sonra da sorunlar çözülmedi." diye konuştu.

Lübnan'da yaşanılan sorunun çözüm konusuna da değinen Altay Atlı, "Uluslararası toplumun yardımı desteği, katkısı çok önemli olacaktır, olmazsa olmaz. Bu noktadan sonra Lübnan'ın tek başına kendi ayakları üstüne kalkması çok zor. Uluslararası toplumun karşılık beklemeden desteği gerekecektir. Türkiye başta olmak üzere birçok ülkeden destek açıklamaları gelmeye başladı. Bu durum bir süreç alacağı için desteklerin devam etmesi gerekiyor. Öte yandan Lübnan'ın bir başka sorunu da evinde misafir ettikleri Suriyeli mülteciler. Türkiye ile birlikte Lübnan ve Ürdün en fazla yükü kaldıran ülkelerin başında geliyorlar. Lübnan bir de böyle bir durumla karşı karşıya. Bu duruma bütün insanlığın yardımcı olması gerekiyor. Lübnan bu durumda kaderi ile baş başa bırakılırsa, bir ülke daha fazla ne kadarını kaldırabilir açıkçası ben de bilmiyorum.  Lübnan'daki sıkıntıların giderek büyümesinin bölgeye ve bütün dünyaya etkisi olacaktır. Suriye'den sonra bu kadar derin bir krizin yaşanmasını önlemek uluslararası toplumun elinde ve buna göre hareket edilmesi gerekilmektedir. Gerçekten de Lübnan'ın da Lübnanlıların da daha fazlasını kaldıracak durumları kalmadı." ifadelerini kullandı.