“Kuzey Kore'yi saatli bomba olarak nitelendirmek çok da abartılı olmaz”

“Kuzey Kore'yi saatli bomba olarak nitelendirmek çok da abartılı olmaz”

Koç Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Altay Atlı, CRI Türk Türkiye'de Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Güne Başlarken" programına konuk oldu.

Dr. Altay Atlı, yakın zamanda Çin'in Sichuan eyaletinin Chengdu kentinde düzenlenen Çin-Japonya-Güney Kore 8. Liderler Zirvesi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Altay Atlı, zirvenin G20 Zirvesi gibi birçok ülkeyi değil sadece bu 3 ülkeyi bir araya getiren tek oluşum olduğu bilgisini vererek, zirvenin bu açıdan önemli bir görüşme olduğunu kaydetti.

Çin'de yapılan zirveye Japonya ve Çin'in başbakanları, Güney Kore'nin (Kore Cumhuriyeti) ise cumhurbaşkanının katıldığını aktaran Atlı, zirvenin ana konu başlığının Kuzey Kore (Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti) olduğunu dile getirdi.

"KUZEY KORE'Yİ SAATLİ BOMBA OLARAK NİTELENDİRMEK ÇOK DA ABARTILI OLMAZ"

Zirvede ticaret konularının da konuşulduğunu belirten Koç Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Altay Atlı, şu açıklamaları yaptı:

"Son dönemlerde Japonya ve Güney Kore arasındaki ticaret savaşlarından kaynaklanan gerilim de masaya yatırıldı. Ancak en önemli konu Kuzey Kore'ydi. Kuzey Kore'yi 'saatli bomba' olarak nitelendirmek çok da abartılı olmaz çünkü geriye doğru bir sayım var. Bu geriye doğru sayımda şu; Kuzey Kore Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) beklediği açılımları yapması için 31 Aralık'a kadar süre verdi. Süre dolunca ne olacak? Onu tam olarak bilmiyoruz ancak burada Kuzey Kore'nin daha öncekilere göre daha şiddetli birtakım nükleer denemeler yapabileceği konuşuluyor. Yılın sona ermesine sadece birkaç gün kaldığını düşünecek olursak, bu durumun sonuçlarını yakında görebileceğimizi düşünmek mümkün."

"KUZEY KORE İLE ABD ARASINDA ARA BULUCULUK YAPMAK GİBİ BİR VİZYON ORTAYA KONULDU"

Çin-Japonya-Güney Kore'nin zirvede, Kuzey Kore konusunda ne yapılabileceği ve ABD ile nasıl bir diyalog kurulması gerektiğini konuştuğunu anlatan Dr. Atlı, "Bir araya gelmelerinin sebebi, 'Amerika bu işi çözemedi dolayısıyla biz bunu ele alalım.' değil, 'Biz Amerikalılarla birlikte bu konuya nasıl bir çözüm getirebiliriz?' gibi bir yaklaşımdı. Bu zirvede doğrudan şu adımı atalım diye bir şey çıkmadı. Çıkan sonuç daha çok bir niyet bildirgesi ve ortaya bir vizyon koyma olayıydı. Kuzey Kore ile ABD arasında ara buluculuk yapmak gibi bir vizyon ortaya konuldu. İşe yarayacak mı? Göreceğiz. Bugüne kadar Kuzey Kore ile ilgili çok ekstrem şeyler konuştuk, bir gün olası bir nükleer savaştan bahsederken diğer gün Kim Jong-un ile Trump'ı el ele kol kola gördük. Dolayısıyla bu üç Asya ülkesinin girişimi sonrasında ne olacağını tahmin etmek pek kolay değil." diye konuştu.

"JAPONYA VE GÜNEY KORE'NİN ABD İLE OLAN İTTİFAKLARINI TAMAMEN SONLANDIRMALARI GİBİ BİR DURUM SÖZ KONUSU DEĞİL"

Bu zirvede Japonya ve Güney Kore'nin Çin ile bir araya gelip ABD'yi de ilgilendiren ortak güvenlik kararlar almasının önemli olduğunu vurgulayan Koç Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Altay Atlı, sözlerine şunları ekledi:

"Asya'daki güvenlik mimarisinin temel eksenini, Amerika'nın Japonya ve Güney Kore ile yapmış olduğu ittifaklar oluşturuyor. Donald Trump ile birlikte giderek bu ittifakların temeli sarsılmaya ve bir güvensizlik ortamı oluşmaya başladı. Trump bu ittifakları sorguluyor ve 'Bunlar çok pahalı, daha fazla para ödesinler, masrafları karşılasınlar.' diyor. Japonya ve Güney Kore, ABD ile olan ittifaklarını tamamen sonlandırmaları gibi bir durum kesinlikle söz konusu değil ancak bu ülkelerin Çin ile diyalog içerisinde olmalarını, bu güvensizliğin bir yansıması olarak görebiliriz. Şu an bütün dünyada ciddi bir belirsizlik ve güvensizlik dönemi hakim. Bu nedenle ülkelerin özellikle güvenlik anlamında tek bir ortağa bağlı kalmama, kartları daha farklı yayma, çeşitlendirme gibi yaklaşımları olacaktır. Ülkeler bunu yapmaya mecburlar. Bu çerçevede Çin-Japonya-Güney Kore arasında yakın gelecekte daha da artan bir diyalog göreceğimizi düşünüyorum.