“Koronavirüsü eskiden beri bildiğimiz soğuk algınlığı virüsü”

“Koronavirüsü eskiden beri bildiğimiz soğuk algınlığı virüsü”

Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Arman, CRI Türk Türkiye'de Tuğçe Akkaş'ın hazırlayıp sunduğu Manşet programına konuk oldu.

Prof. Dr. Dilek Arman, Çin'in Wuhan kentinde 2019 Aralık ayında ortaya çıkan yeni tip koronavirüsünün (nCoV) nasıl bir virüs olduğu, hangi durumlarda bulaştığı ve Çin'de alınan önlemler konusunda değerlendirmede bulundu.

"KORONAVİRÜSÜ ESKİDEN BERİ BİLDİĞİMİZ SOĞUK ALGINLIĞI VİRÜSÜ"

Koronavirüsünün eskiden beri bildiğimiz soğuk algınlığı virüsü olduğunu belirten Arman, bu virüsün 200'den fazla cinsi bulunduğunu ancak genellikle insanlarda bunun hastalık yapan özellikle beş tanesinin olduğunu kaydetti.

Koronavirüsünün, grip virüsü ile en önemli farkının grip virüsünün yıl içindeki değişimi olduğuna vurgu yapan Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Arman, "Ayrıca grip virüsünde uzun aralıklarla olmak üzere kendi içinde birtakım alt tiplerinin birbirine karışması sonucu yeni virüsler gelişerek tüm dünyayı etkileyen salgınlar yapabiliyor. Koronavirüsleri tarihi açıdan baktığımızda 'böyle salgınlar yapmamış' diye düşünürken ilk kez 2003 yılında SARS CoV ile birlikte farklı bir durumla karşılaştık. Bu tarihten 10 yıl sonra MERS CoV ile karşılaştık. Oluşturdukları hastalıklar açısından da farklılıkları var ama özelikle SARS CoV ile MERS CoV ve arkasından da bu yeni Wuhan koronavirüsü nedeniyle sanki grip virüsünün özelliklerine yaklaşmış gibi bir durum ortaya çıkıyor." dedi.

NASIL BULAŞIR?

Prof. Dr. Dilek Arman, koronavirüslerin genel olarak damlacık yoluyla bulaştığının altını çizerek 'damlacık yolu' denilenin aslında hasta kişilerin solunum salgıları içinde bulunan virüslerin karşıdaki kişiye bulaşması olduğunu kaydetti. Bunun yüz yüze ve bir metreden yakın temas sonucu oluşabileceği bilgisini paylaşan Arman, "Solunum salgılarının dış ortama teması ve kişilerin de bununla temas ederek alması yoluyla olur. Muhtemelen bu yeni koronavirüste de benzer bir durum söz konusu diye düşünmek gerekli." diye konuştu.

BELİRTİLERİ NELER?

"Bugün gördüğümüz hastaların yüzde 90'ında ateş var." açıklamasında bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Arman, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hastalıkların yüzde 80'inde halsizlik ve kuru öksürük şeklinde görülen belirtiler var. Solunum sıkıntısı yüzde 20 ve ciddi bir solunum yetmezliği şeklinde de yüzde 15 kadar bulgu tanımlanıyor. Şu anda tedavisi yok, SARS CoV'un da yoktu. MERS CoV'un da hâlâ kanıtlanmış tedavisi yok. Bu yepyeni bir virüs. Virüsün kaynağı için henüz spekülatif olmakla birlikte birtakım yeni bilgiler var. Hangi ilaçların etkili olduğunu bilmiyoruz. Bazı ilaçlar var tabii antiviral diğer virüs hastalıklarında kullandığımız ama bu virüs için etkili olup olmadığı bilinmiyor."

NE YAPILMALI?

Prof. Dr. Dilek Arman, koronavirüsünden korunmak için yapılması gerekenler konusunda diğer tüm solunum yoluyla bulaşan virüsler gibi düşünmek gerektiğini söyledi. Yüz yüze yakın temaslardan kaçınmak gerektiğini bildiren Arman, "Kucaklaşmaktan ve öpüşmekten kaçınmak gerek, el yıkamak özellikle tokalaştıktan sonra el hijyenine dikkat etmek lazım. Hasta kişilerle veya hasta kişilerin temasta olduğu yüzeylerle temasın ardından eller yıkanmalı, hasta kişiler maske takmalı, öksürürken veya hapşırırken ağzı ve burnu kapatmalı böylece virüsün yayılması engellenebilir. Şu an Türkiye'de devamlı maske takılacak bir durum söz konusu değil." ifadelerini kullandı.

"KENTİN BİR ANLAMDA KARANTİNAYA ALINMASI ÇOK HÜMANİSTİK BİR YAKLAŞIM"

Son olarak Çin'in Wuhan kentinde alınan önlemlere de vurgu yapan Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Arman, "Kentin bir anlamda karantinaya alınması çok hümanistik bir yaklaşım, virüsün dünyaya yayılmasını engellemeye yönelik bir durum. Toplu taşıma araçlarının durdurulması ve yapılmıyor olması da virüsün yakın temas sonucu insandan insana bulaşabileceğini düşünürsek yerinde bir karar." dedi.