“Kore Yarımadası'nda hâlâ ABD-Çin savaşı var”

“Kore Yarımadası'nda hâlâ ABD-Çin savaşı var”

Gazeteci-Yazar Mehmet Ali Güller, CRI TÜRK'te Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Güne Başlarken" programına konuk oldu ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Saldırganlığına Karşı Direnme ve Kore'ye Yardım Savaşının 70. yılını değerlendirdi.

Kore Savaşı'nın Türkiye içinde istenmeyen bir tablo olduğunu belirten Güller, "Türkiye, o dönem NATO'ya katılabilmesinin bir bedeli olarak maalesef Kore Savaşı'na dâhil edilmişti. Çin açısından ise işin bir coğrafi nitelemenin ötesinde siyasi yanı olduğu bu isimlendirme ile (ABD Saldırganlığına Karşı Direnme ve Kore'ye Yardım Savaşı) çok net ortaya konuluyor, gerçekte de öyle zaten. Çin, bu savaş başladıktan üç-dört ay sonra 25 Ekim 1950'de dâhil oldu. Çünkü ABD'nin doğrudan müdahalesinin Çin sınırlarına dayandığı bir tablo oluştu. Kore Yarımadası'nın Çin açısından önemi şu; Kore Yarımadası ilki 1905'te Japonya tarafından, ikincisi de 1950'de ABD tarafından Çin'e bir baskı oluşturabilmenin coğrafyasına dönüştürülmesine çalışıldı." dedi.

"BUGÜNE BAKARAK 70 YIL ÖNCESİNİ DAHA İYİ ANLAYABİLİRİZ"

"Bugüne bakarak 70 yıl öncesini daha iyi anlayabiliriz." diyen Mehmet Ali Güller, sözlerine şöyle devam etti:

"Aslında bu boyutu ile Kore Savaşı sürüyor. İki Kore arasında 2009'da yapılan anlaşma ile mesele bitti ama ABD'nin pozisyonu itibarıyla Çin açısından sürüyor. Kore Savaşı sadece Kore'nin kuzeyi ile güneyindeki iki halkın maalesef bir savaşı değil onun ötesinde çok daha boyutlu 70 yıldır süren Çin-ABD Savaşı. ABD'nin Çin'i baskılamaya çalıştığı 1950'dek tablo halen geçerli.  ABD, bir pasifik yüzyılı belirleyerek strateji oluşturuyor. Bu stratejiye Hindistan'ı da ekleyerek Hint-Pasifik strateji yaparak Çin'i dengeleme ittifakı oluşturmayı hedefliyor. Zaten bu nedenle ABD-Avustralya-Hindistan ve Japonya'dan oluşan dörtlü bir ittifak kuruldu. Yine Çin'i dışarıda bırakmak adına G7'yi G11 yapıp, G20'nin etkisini yeniden G7'nin genişletilmiş haline çekmeyi ve Çin'i küresel politikaları yönlendirme kabiliyetinden sınırlandırmayı arzulamakta. Fakat Rusya buna itiraz etti. 'G20 dünyanın meseleleri çözmek için uygun bir platformdur, bununla devam edelim.' dedi. Bu da Trump'ın hamlesini boşa çıkarmış oldu." diye konuştu

PASİFİK MERKEZLİ YENİ BİR DÜNYA KURULUYOR

ABD'nin Kore Yarımadası'nda bulunarak Çin'i ve Asya'yı tehdit ettiğine dikkati çeken Güller, "Kore Yarımadası'nda hâlâ ABD-Çin savaşı var. ABD, Kore Yarımadası'nda askeri, siyasi ve kültürel varlık bulundurarak, Çin ile Asya'yı o coğrafyada tehdit ediyor, o coğrafyada Çin'i baskılamaya çalışıyor. Dolayısıyla bu aslında Çin açısından Kore savunması aynı zamanda Asya savunması. Sadece kendisine değil oradan hareketle Orta Asya'ya, Rusya'ya ve Sibirya'ya doğru bir Amerikan basıncını dengelemiş oluyor. Umarız, Kore meselesi bu perspektif içerisinde 21. yüzyılın 'Asya yüzyılı' olmaya başladığı bu süreçte Asya'nın ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran bir perspektifle çözülür. Güney Kore'nin ABD'nin etkisinden ve emperyalist baskısından kurtulması Güney Kore halkı için de çok önemli ve değerli. Tahmin ediyorum ki, önümüzdeki süreçte ABD'nin oradaki askeri varlığı sorgulanacaktır. Bu Güney Kore açısından bir iç mesele fakat bir de dış mesele var. ABD'nin saydığımız hamleleri ve Hint-Pasifik bölgesinde bazı ülkeleri yan yana getirerek Çin'i baskı altına tutmaya çalışması bana kalırsa nafile çabalar. Hiçbir şekilde ABD'nin pasifik yüzyılını kendi yüzyılı yapmasına yetmeyecek. Artık 500 yıllık batı hegemonyasının zayıflamaya başladığı ve pasifik merkezli yeni bir dünyanın kurulduğunu görüyoruz. Bunu zaten bazı batılı kapitalist ülkeler de artık görüyor." değerlendirmesinde bulundu.