“Kadınlar en güvendikleri kişiler tarafından öldürülüyor”

“Kadınlar en güvendikleri kişiler tarafından öldürülüyor”

Gazeteci - yazar Büşra Sanay, CRI Türk Türkiye'de Tuğçe Akkaş'ın hazırlayıp sunduğu manşet programına konuk oldu.

Büşra Sanay, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü"ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sanay, kadına yönelik şiddetin, Türkiye'nin değişmeyen gündem maddelerinden biri olduğunu vurgulayarak, cinayetlere konu olan kadınların en güvendikleri kişiler tarafından öldürüldüğünü üzülerek dile getirdi.

"Son yıllarda bu cinayetler çok mu arttı yoksa biz bunları sosyal medya vesilesi ile mi duyar olduk?" diye zaman zaman düşündüğünü belirten Büşra Sanay, kadınların sesinin sosyal medyada çok çıkıyor oluşunu güzel bir şey olarak nitelendirdi.

Sosyal medyadaki tepkiler sonucu mahkeme heyetlerinin kararlarını değiştirmesine, "Neden böyle bir duruma ihtiyaç duyuyoruz ki?" yorumunda bulunan Sanay, "Bu çok acı bir durum. Biz burada yasaları değil uygulamaları konuşmak zorundayız. Önemli ve altı çizilmesi gereken nokta bu." ifadelerini kullandı.

"HİÇBİR KADININ HAYATI, KÖPRÜLERDE SATILAN 5 LİRALIK KRAVATLARA İNDİRGENEMEZ"

Büşra Sanay, sözlerine şöyle devam etti:

"Kadına yönelik bir şiddet olayında mahkeme heyetindeki bazı insanlar, iyi hal indirimi uygularken, diğer bir mahkeme heyeti aynı dava hakkında çok farklı kararlar verebiliyor. Hukuk tektir ve uygulaması aynı olmalıdır. Bu kişiye kalmış bir şey değildir. Yasalar uygulanmaları içindir. Hiçbir kadının hayatı, köprülerde satılan 5 liralık kravatlara indirgenemez."

"KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİNİN BİREYLERE ANLATILMASI GEREKİYOR"

Kadın cinayetlerini işleyenleri yetiştiren kişilerin de kadınlar olduğuna dikkat çeken Sanay, "Bu bireyleri eğitirken nelere dikkat etmeli, nerede hata yapılıyor?" sorusunu ise, şöyle yanıtladı:

"Konu tam olarak burada toplumsal cinsiyet eşitliğine geliyor. Nitelikli toplumlar yetiştirilmesi için yapılması gereken; toplumsal cinsiyet eşitliğinin insanların aklında yer edinmesini sağlamaktır. Kadın-erkek eşitliğinin bireylere anlatılması gerekiyor. Örneğin bizim toplumumuzda, bir kız bir de erkek çocuğa sahip bir ailede, erkek olan taraf sürekli kayırılır. Bunu hepimiz yaşamışızdır. Bu durum ilerleyen dönemlerde çok büyük sorunlara yol açıyor. Başa dönecek olursak; kadın cinayetlerini rakamlar ile ifade ediyoruz ancak ölen bu kadınların arkalarında bırakmış oldukları başka insanlar da var. Bu insanlar hukuk ve adaletten beklediklerini bulamadıkları için, sosyal medya aracılığı ile halktan destek bekliyorlar. O kadar acısı olmasına rağmen bu insanlar, bir de annelerinin, kardeşlerinin öldürüldüğünü kanıtlamak zorunda kalıyorlar. Kadın-erkek ilişkilerinde kadının beyanı esas alınarak uzaklaştırma kararı verilmek zorunda. 2011 yılında 'İstanbul Sözleşmesi'ni ilk imzalayan taraftık. Uygulanıyor mu? Hayır. Bütün bu eksiklikler sonucunda biz sadece konuştuğumuzla kalıyoruz ancak son zamanlarda kadına şiddet olaylarına dair farkındalık çok fazla arttı. Eskiden bu sorunlar sadece kadınların sorunlarıymış gibi görünüyordu fakat öyle olmadığı algılandı. Bu çok güzel bir şey." 

Kadın dayanışmalarının artığına işaret eden Büşra Sanay, toplumsal dayanışmanın artması sonucu hep birlikte çıkarılan seslerin "çok güzel ve özel şeyler" olduğunu kaydetti.

"Hiçbirimizin ne zaman, ne yaşayacağı belli değil." ifadesini kullanan Sanay, "Kısa süre önce bu dayanışma içerisinde aktif bir rol oynayan ve çok sevilen bir kadın öldürüldü. Bunlar çok acı tablolar." diye konuştu.

"25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü"nün sembolik olduğunu bildiren Büşra Sanay, Türkiye'deki kadınların bu durumu her gün yaşadıklarını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu sorun sadece Türkiye'nin değil bütün dünyanın sorunu. İnsanın olduğu her yerde şiddet oluyor maalesef ve dünyanın her yerinde bunu görüyoruz. Konu ile ilgili alan çalışmaları yapan insanların fikirlerinin alınıp, insanlık adına bir şeyler yapılması gerekiyor. Bu sadece sosyal medya ile olabilecek bir şey değil, tamamen insanlıkla alakalı. Burada 'yaşamak mücadelesi' veriliyor. Bunlar çok uç kavramlar. Neden yaşamanın mücadelesini veresin ki?"

Şiddet uygulama yönünde duygudurumları içerisinde bulunan kişilerin destek alması çağrısını yapan Büşra Sanay, karşılıklı iletişim kurmanın önemine dikkat çekerek, "Çocuk yetiştirirken ve evlenme kararı alırken dikkatli olalım." mesajını verdi.