İzmir'de Çin'e ilgi büyük

İzmir'de Çin'e ilgi büyük

Kuşak ve Yol İnisiyatifi, 2013 yılında Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından duyuruldu. Bu girişim, küresel ekonomiye ivme kazandıracak dönüşümün tarihi bir adımı olarak nitelendiriliyor. 21. yüzyılın en büyük kalkınma projelerinden biri olarak tanımlanan girişimin karadan ve denizden olmak üzere iki önemli uluslararası ticaret koridoru mevcut. İpek Yolu Ekonomik Kuşağı; kara yolu, demir yolu, enerji nakil hatları ve diğer altyapı projelerinin yer aldığı kara ulaştırma ağından oluşuyor. Deniz İpek Yolu ise, Asya'dan Afrika ve Akdeniz'e kadar uzanan bölgede planlanmış liman ve diğer kıyı yapılarını kapsıyor. Türkiye, Kuşak ve Yol güzergâhının "Orta Koridor" olarak adlandırılan Çin-Merkez ile Batı Asya Koridoru üzerinde bulunuyor ve imza attığı büyük projelerle Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nin stratejik bir ortağı konumunda yer alıyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi Uluslararası İşletmecilik ve Ticaret Bölümü Başkanı Prof. Dr. Berna Kırkulak Uludağ, CRI Türk'te Tuğçe Akkaş'ın hazırlayıp sunduğu "Manşet" programına konuk oldu.

Kuşak ve Yol İnisiyatifi hakkında önemli bilgiler veren Prof. Dr. Berna Kırkulak Uludağ, projenin ulaştırma, ticaret ve yatırım bağlantısı kurmak amacıyla ilk kez 2013 yılında duyurulduğunu belirtti. Projenin üzerinden yedi yıl geçtiğini ve şu an itibarıyla 78 ülkeyi doğrudan ilgilendirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Uludağ, amacın sadece ticaret değil, finans, yatırım ve kültürel iş birliği olduğunu da söyledi.

KUŞAK VE YOL İNİSİYATİFİ DÜNYANIN EN BÜYÜK KÜRESELLEŞME HAREKETİ

"Kuşak ve Yol İnisiyatifi, dünyanın en büyük küreselleşme hareketi" ifadesini kullanan Uludağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tarih kitaplarında bize anlatılan 'İpek Yolu' diğer ismiyle 'Kuşak ve Yol Projesi' daha önceki haliyle sadece karadan olan ticaret yollarının bağlanarak ülkelerin daha rahat iletişimde olması ve ticaretin geliştirilmesiydi. Bu kez 'mavi yol' ile yani deniz yoluyla da bağlanarak yalnızca Asya-Avrupa arasında değil Asya, Avrupa ve Afrika'yı da kapsayan bir iş birliği, ticari, kültürel, finansal ve yatırımı kapsayan bir oluşum halinde. Dünya nüfusunun şu anki haliyle tasarlanan biçimde yüzde 60'ını kapsayan bir projeden bahsediyoruz. O nedenle gelmiş geçmiş en büyük küreselleşme hareketi. Sadece nüfusu kapsaması önemli değil, aynı zamanda ticaretin minimum düzeyde yüzde 35'ini, bilinen enerji kaynaklarının ise yüzde 75'ini kapsayan bir projeden bahsediyoruz."

ÇİNLİ YATIRIMCILAR TÜRKİYE'YE GELİYOR

Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berna Kırkulak Uludağ, Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nde Türkiye'nin konumundan da söz etti.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından 2013 yılında tanıtılan projeye, Türkiye'nin 2015 yılında katıldığına dikkati çeken Prof. Dr. Uludağ, "Türkiye karşılıklı iyi niyet anlaşmasıyla Kuşak Yol Projesi'nin orta kuşak kısmında. Bu proje altı tane koridordan oluşuyor. Türkiye, Çin'in batısı ile merkez batı Avrupa'yı bağlıyor. Haritadaki konumumuz gereği hem Avrupalıyız hem Asyalıyız. Burada ilginç bir nokta var. Dünyadaki tüm gelişmişliklere baktığımızda gelişmişlik doğu batı yönünde gider. Dünyanın genelinde gelişmişlik hep batı tarafından gelir batılılaşma da buradan gelir. Çin'e baktığımızda Çin'in doğusunun geliştiğini görüyoruz. (Özellikle Shanghai kısmına baktığımızda). Batı kısmında ise daha az gelişme olduğunu görüyoruz çünkü Orta Asya'ya doğru geliyor. O nedenle Türkiye aksı özellikle Çin'in batı kısmıyla merkez ve doğu Avrupa'nın buluşması anlamına geliyor." diye konuştu.

"Çinli yatırımcıların Türkiye'ye geldiğini görüyoruz." açıklamasını yapan Prof. Dr. Berna Kırkulak Uludağ, şunları kaydetti:

"Örneğin İstanbul'da Ambarlı Kumportu'nun yaklaşık 1 milyar dolara yüzde 65'inin alınması. Dünyanın en büyük bankalarından olan ICBC'nin Tekstilbank'ı alarak Türk pazarına girmesi. Alibaba'nın Trendyol'u alması. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne Çinli yatırımcıların yatırım yapması. Türkiye'de Tuz Gölü'nün altına doğal gaz depolama faaliyetlerinde yine bugün Çinliler var. Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nin en önemli hattı; Kars'tan başlayan Bakü-Tiflis-Kars demir yoludur. Maalesef deniz kısmında yokuz. Türkiye'ye proje karadan giriyor. Kars, Erzurum, Erzincan, Sivas, Kayseri, Ankara, Eskişehir, Kocaeli ve İstanbul'a geliyor. Kapıkule'den Avrupa'ya geçiyor. Deniz kısmında ise, Pire Limanı'nda yani Yunanistan'da. Dolayısıyla biz deniz kısmında o kadar yer almıyoruz."

İZMİR'DE ÇİN'E İLGİ BÜYÜK

Prof. Dr. Berna Kırkulak Uludağ, son yıllarda İzmir'de Çin'e büyük ilgi olduğundan söz ederek, iki ülke arasındaki özel ilişkiye değindi.

Geçen yıl Çin'in İzmir Enternasyonal Fuarı'nda onur konuğu olduğunu anımsatan Uludağ, "Çin gibi ülkeler devasa ülkeler yani tarihi, coğrafyası, teknolojisi, icatları, yazısı ve kültürüyle… Uzak Doğu'yu etkilemelerini ve bunun yanında İpek Yolu ile küresel bir oyuncu olmalarını konuşuyoruz aslında. Kültürel olarak ülkelerin birbirleriyle etkileşimini destekleyen bir projeden bahsediyoruz. 2012'de Türkiye'de Çin yılıydı. 2018 yılında Çin'de 'Türk Turizm' yılıydı. 2019 yılında Beijing'de önemli bir fuar gösterimi vardı. Orada Türk Ulusal Günü olarak bir etkinlik düzenledik. 2019'da aynı zamanda İzmir 88. Uluslararası Enternasyonal Fuarına Çin'i onur konuğu olarak aldık. İzmir olarak Çin'e özel bir ilgi duyuyoruz. Dolayısıyla bu anlamda Çinli turistlerden bahsedersek mesela, Çinli turistler Avrupalı turistlerden çok farklıdır. Antalya'ya gittiğinizde bir Alman turisti sahilde güneşlenirken görürsünüz ama herhangi bir Çinliyi güneşlenirken göremezsiniz. Çinli turistlerin tarihi mekânlara daha fazla merakı var." dedi.

ÇANDARLI LİMANI TÜRKİYE AÇISINDAN ÇOK STRATEJİK BİR LİMAN

Prof. Dr. Berna Kırkulak Uludağ, son olarak Çandarlı Limanı'nın konumuna da değinerek, "İzmir'den hem Yunanistan'a hem Çin'e hem de Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) komşuyuz. ABD'ye Suriye, Irak ve İncirlik Üssü nedeniyle komşuyuz. Peki, Çin'e neden komşuyuz? Pire Limanı'ndan ötürü komşuyuz. Çin'in devlet liman işletmesi olan COSCO Pire Limanı'n 30 yıllık kullanım hakkını almış konumda. Diğer taraftan da Doğu Akdeniz'de yaşananlardan ötürü Girit Limanı'na ABD askeri gemisini süresiz konuşlandırmış durumda. Böyle baktığımızda Çandarlı Limanı, Türkiye açısından çok stratejik bir liman." değerlendirmesinde bulundu.