İsveç stratejisinde haklı mı?

İsveç stratejisinde haklı mı?

Tüm dünyanın seferber olduğu pandemiye karşı İsveç'in izlediği strateji ilk günden itibaren tartışmalara neden oldu. Çünkü ülkede sağlık otoriteleri "sürü bağışıklığı" yöntemini tercih etti. Peki, İngiltere'de başarılı olmayan ve vazgeçilen bu yöntem İsveç'te nasıl sonuç veriyor?

İsveç hükümeti net şekilde tanımlamasa da İsveç'in "sürü bağışıklığı" stratejisi izlediğini düşünenlerin sayısı çok fazla. Ülkedeki teknik alt yapının uzaktan çalışmaya uygun olması nedeniyle hükümet kendisine bir strateji belirledi ve halktan kendi tedbirlerini almasını istedi.

Hatırlayalım sadece iki ay önce, Birleşik Krallık da tıpkı İsveç gibi karantinayı reddetmiş ve "sürü bağışıklığı"nı tercih etmişti. Devamında yaşananlar ise malumunuz. Başbakan Boris Johnson'ın ısrarla savunduğu "sürü bağışıklığı" stratejisinin ardından koronavirüs testi pozitif çıktı. Johnson kendini karantinaya aldı ancak semptomlar artınca hastaneye kaldırıldı ve tedavisinin ardından taburcu edildi.

İsveç'in uyguladığı yöntemi savunan Boris Johnson, bir U dönüşü yaparak bu konuda İsveç'i yalnız bıraktı.

KORONAVİRÜS İLE MÜCADELEDE "İSVEÇ MODELİ"

İsveçli uzmanların pandemiye bakışı farklı. Karantinanın hastalığın yayılmasını geciktirmenin dışında bir işe yaramayacağını ve önlemlerdeki en küçük gevşemede ikinci bir dalganın gelebileceğini belirtiyorlar.

Büyük tartışmalara neden olan İsveç modeli Epidemiyolojist Anders Tegnell tarafından ortaya atıldı. Tegnell, "Sınırların kapatılması çok saçma. Koronavirüs engellenebilecek bir hastalık değil. En azından aşı bulunana kadar. Uzun vadeli çözümler bulmamız gerekiyor." açıklaması ile okları üzerine çekmişti.

İsveç modeli çerçevesinde salgın önlemlerine bakarsak, 50'den fazla kişinin aynı alanda olması yasaklandı. Fakat İsveç halkı restoranlara, alışverişe veya kuaförlere gidiyor hatta halkın çok azı maske takıyor. Yapılan anketlerde, İsveç halkının Tegnell'in bu stratejisine destek verdiği görülüyor. Oysa Tegnell bile bu stratejiyi başarılı kabul etmek için daha erken olduğu görüşünde!

Ekonomistler ise bu stratejinin riskli olabileceğini savunuyor zira ekonominin, 2020 yılında %5,6 oranıyla küçülebileceği öngörülüyor.

"SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞINA ULAŞMAK İÇİN YAŞLI İNSANLAR FEDA EDİLİYOR"

Gelinen noktada, İsveç'teki can kaybı komşularından en az 3 kat fazla. Bir süre önce 22 İsveçli bilim insanı, hükümete çağrıda bulunarak uygulanan stratejinin gözden geçirilmesini talep ettiler. Bilindiği üzere kısa süre önce İsveç'te hükümet koronavirüs salgınıyla ilgili yaptığı itiraf ile hayli tepki toplamıştı. Hükümet, yaşlı bakımevlerinde bulunan kişilere yeterli yardımın yapamadıklarını açıklamıştı. Sağlık ve Sosyal İşler Bakanı Lena Hallengren, "Yaşlı vatandaşlarımızı korumayı başaramadık. Bu gerçekten çok vahim ve bütün toplum genelinde büyük bir başarısızlık. Salgınla mücadelemiz henüz sona ermedi. Hatalarımızdan dersler çıkarmalıyız." ifadeleri ile yalnızca kendi ülkesinde değil, pek çok ülke tarafından da eleştirilmişti.

Oysa salgının görülmesinin akabinde hükümet 70 yaş üzeri kişilerin salgından korunmasının en büyük öncelik olduğunu bildirmişti. Ancak 28 Nisan'dan itibaren İsveç'te Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirenlerin yüzde 90'ının 70 yaş üzeri kişiler olduğu görüldü. Bu kişilerin yarısı bakımevlerinde yaşamlarını idame ettirirken, dörtte biri ise evlerinden sağlık yardımı alıyordu.

Stratejinin mimarı Epidemiyolojist Anders Tegnell ise ölümlerin yarısının yaşlıların kaldığı bakımevlerinde gerçekleştiğini, bir yıl sonra ülkesindeki ölüm oranının diğer ülkelerle aynı seviyede olacağını savundu.

İsveç hükümetine yapılan eleştirilerde "Sürü bağışıklığına ulaşmak için yaşlı insanlar feda ediliyor" diyenler bile oldu.

İSVEÇ STRATEJİSİNDE HAKLI MI?

Peki, bugün Avrupa'da büyük ölçüde devam eden karamsar tabloyu göz önünde bulundurursak, İsveç stratejisinde haklı mıydı?

Kimi uzmanlar karantina uygulayan ve uygulamayan ülkeler arasında büyük fark olmadığını düşünüyor. Birkaç gün önce basına yansıyan haberlerde iki uzmanın bu görüşü oldukça dikkat çekti.

ABD'nin Bakersfield bölgesinde acil bakım bölümünde görevli Dr. Dan Erickson ile Dr. Artin Massihi karantina uygulanan Norveç'teki ve karantina uygulanmayan İsveç'teki koronavirüs kaynaklı vaka ile ölüm oranlarını değerlendirdi.

Uzmanlar, "Karantina uygulanan ve uygulanmayan ülkelerdeki vaka durumuna bakıldığında fazla bir fark olmadığını ve bu durumda 'Karantina uygulamasına gerek var mı?' diye düşünülmesi gerektiğini söylediler. Hatta bir adım daha ileri giderek koronavirüsün gripten daha kötü olmadığını, ölüm oranları düşük seyrettiği için herkesin işine dönmesi gerektiğini ve evde kalmanın bağışıklık sistemini olumsuz etkilediği için uzun süre dışarı sonra çıkıldığında bazı hastalıkların olacağını ifade ettiler. Bu iki uzmanın iddiaları, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) yayınladığı rehber ile örtüşmüyor. Dolayısıyla pek çok bilim insanı tarafından bu görüşe tepki geldi. Savunulan tezde bilimsel açıdan itiraz edilecek çok şey olduğu vurgulandı.

İsveç, tıp alanında dünya çapındaki başarıları ile her zaman örnek bir ülke oldu. Fakat, Covid-19 salgını konusundaki tutumunda adeta yalnız kaldı. Elbette her ülke ve birey pandemiye kendi açısından yaklaşıyor. Ancak, salgınla mücadelede hangi önlemlerin başarılı olduğunu şüphesiz zaman bize gösterecek.

Tuğçe Akkaş