“İnsanlar öle öle ölmemeyi öğrenecek”

“İnsanlar öle öle ölmemeyi öğrenecek”

Usta gazeteci ve yazar Mine G. Kırıkkanat'ın yeni kitabı "Kaf Dağı'nın Ardı Belki" Kırmızı Kedi Yayınevinden çıktı. Kırıkkanat, yeni kitabını CRI Türk'te Irmak Hekimoğlu'nun hazırlayıp sunduğu Pano'da anlattı.

"YARALI PSİKOLOJİLERE BİR MERHEM OLSUN İSTEDİM"

Mine Kırıkkanat, "pandemi çocuğum" olarak adlandırdığı "Kaf Dağı'nın Ardı Belki"deki hikâyelerin hepsinin gerçek hikâyeler olduğunun altını çizerek şunları söyledi:

"Ağustos ayında pandeminin ortasında insanları pandemiden uzaklaştıracak ve umut verecek şekilde yazmak istedim. Hüzünlü bir hikâyenin sonunda dahi umut vermek istedim. Pandemi ve getirdiği sorunların ardından yaralı psikolojilere bir merhem olmasını istedim."

"Kaf Dağı'nın Ardı Belki" de soyadının hikâyesini de anlatan Kırıkkanat, bu hikâyenin aslında hem kendi ailesinin hem de Türkiye'nin tarihini anlatacağı üç ciltlik bir romanın da ayak sesi olduğunu ifade etti.

"KÜRESELLEŞME KAVRAMI KENDİNİ SORGULATIYOR"

Usta gazeteci, CRI Türk'te gündeme dair de açıklamalar da bulundu. Kırıkkanat, Covid-19 pandemisi ile ilgili alınan tedbirler ile Türkiye'deki ekonomik gidişata ilişkin görüşlerini şöyle anlattı:

"Dünya tarihinde ilk kez tüm insanlar aynı anda aynı salgınla ekonomik çöküşün ortasında. Şu an tüm insanlık aynı kaderi paylaşıyor. Önceki salgınlar bölgesel ya da kıtasal olarak kalmıştı fakat bu öyle olmadı. Bu pandemiyle birlikte 'küreselleşme' kavramı da kendini sorgulattı. Kendi kendine yetebilen devlet modeli tartışılmaya başlandı. Bu pandemide insanları uzun süre kapatamazlardı. Çünkü iş hayatı durduğunda ekonomi dönmez. Bu yüzden de insanları feda etmek zorundalardı."

"İNSANLAR ÖLE ÖLE ÖLMEMEYİ ÖĞRENECEK"

Mine Kırıkkanat, pandemi tedbirlerinin erken kaldırıldığı tartışmaları hakkında da değerlendirmede bulunarak aslında Türkiye'nin tedbirleri erken kaldırmaktan ziyade tedbirleri erken almadığına vurgu yaptı. "Türkiye en başta ilk 14 gün her şeyi durdursaydı durum böyle olmazdı." diyen Kırıkkanat, şunları kaydetti:

"Tedbirle olacak iş değil. Eninde sonunda insanları feda etmek zorunda kalacaklardı ve insanlar da kendi tedbirlerini almayı öğrenmeli. Düğünler, halaylar, törenler bunlar bu dönemde aptalca şeyler. Bu hastalığı cahilce yayan insanlar Türkiye'nin şu anda çok önemli, birikimli insanlarının, sağlık çalışanlarının ölümlerine neden oluyor. Ben şu an doktor olmak ya da hastanede çalışıyor olmak istemezdim. Doktorları, sağlık çalışanları mutlaka koruma altına almalıyız. İnsanlar da kendi tedbirlerini almayı öğrenmeli, 'nasıl öğrenecekler?' derseniz de insanlar öle öle ölmemeyi öğrenecek."

Haber:  Irmak Hekimoğlu