İmparator Kangxi'nin sevincinden Mao Zedung'un şiirine

İmparator Kangxi'nin sevincinden Mao Zedung'un şiirine

Mao Zedung 1958'de Çin'in güney bölgelerini kasıp kavuran salgın hastalıkla mücadele başarıya ulaştıktan sonra yazdığı "Veba Tanrısını Yüzgeri Ederek" şiirinin girişine şöyle bir not düşmüştür:

"Yöneticilerin şistozomiyaz tehlikesini bütünüyle yok ettiklerini bildiren 30 Temmuz 1958 tarihli Renmin Ribao'yu okuduktan sonra kafama bir sürü düşünce toplandı, uyuyamadım. Ilık sabah rüzgârında, doğan güneş penceremi çiçeklendirirken, gözlerimi Güney'in uzak maviliğine çevirip şu dizeleri yazdım…"

Mao'nun, küçücük bir hayvancığa karşı elden bir şey gelmemesinden, insanların ölüp gittiği on binlerce köyden, veba tanrısından haber soran sığırtmaçtan ve "Bütün Yao'lar… Bütün Şuan'lar…"dan söz ettiği şiiri "Nereye koşmak niyetindesin, ey vebalı tanrı? / Mum ve kâğıttan kayık ateşi yaktılar gökte" dizeleriyle son bulur.

Şiirde adları geçen Yao ve Şuan, bilgelikleriyle ve eğitime verdikleri önemle tanınan iki kadim Çin imparatorudur ve Mao, Çin'in salgın hastalıklarla mücadele tarihine gönderme yapmaktadır.

DENEYİMİ VE BAŞARIYI PAYLAŞMAK

Daha 2. yüzyılda, güneyinden başlayarak tüm ülkeyi esir alan çiçek hastalığına karşı geliştirilen koruyucu önlemler ve tedavi yöntemlerinden "Değişimler Kitabı"ndaki sağlık uyarılarına, Çinli hekimlerin "Zehre karşı zehir" uygulamalarından "Sarı İmparator'un İç Hastalıklar" kitabına ve insanın bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine dek uzanan, yüzlerce yıllık bir tarihtir bu. Ve tıpkı günümüzde, başındaki koronavirüs belasını kovmak üzere olan Çin'in, İtalya, Sırbistan, Türkiye, Kamboçya gibi ülkelere yardım elini uzatmasında olduğu gibi yine dünyayla paylaşılan deneyimler ve başarılar içeren uzun bir geçmiş söz konusudur.

Bir zamanlar dünyaya felaket saçan çiçek hastalığı, Çinlilerin 16. yüzyıla dayanan immünoloji-bağışıklıkbilim çalışmaları sayesinde tümüyle yok edilmiş, Dünya Sağlık Örgütü 1979'da bu ölümcül hastalığın kökünün kazandığını ilan etmişti. İnsanlığın önünü açan "Dört Büyük Buluş"u, yani kâğıt, matbaa, barut ve pusulayı dünyaya armağan eden Çinlilerin, 16. yüzyılda Ming Hanedanlığı (1368-1644) döneminde uyguladıkları çiçek aşısını da yalnızca kendilerine saklamadıkları biliniyor. Qing Hanedanlığı (1644-1911) imparatorlarından Kangxi'nin çiçek aşısını halk arasında yaygınlaştırması, 1681'de güneydeki Jiangxi eyaletine yolladığı doktorlarla yaygın aşı uygulamaları gerçekleştirmesi, ardından kuzey bölgelerinde de aynı çalışmaya devam etmesi, çiçek hastalığıyla mücadelede çok önemli adımlar atılmasıyla sonuçlanmıştı.

ÇİÇEK AŞISI DA ÇİN İCADI

Kuzeydeki Mançu ve Moğol bölgelerine gönderdiği doktor Zhu Chungu'nun başarıları, İmparator Kangxi'yi de tıpkı yüzyıllar sonraki Mao Zedung gibi çok sevindirmişti: "İlk aşılamanın yapılmasının ardından yaşlıların nasıl hayret içinde kaldıklarını hâlâ hatırlarım. Aşılama konusunda ısrar ederek on binlerce insanın hayatını kurtarmış oldum."

Kayıtlarda, Zhu Chungu'nun 9 bin insanı aşıladığı, sadece 20-30 kadarında başarısızlık yaşandığı belirtiliyor. 

Çiçek hastalığının yayılması Çin'de önlendikten sonra aşı çalışmaları ülke sınırlarının dışına taştı. 17. yüzyılda Çin'de eğitim gören Rus doktorlar sayesinde Rusya'da, devamında 18. yüzyılda Japonya, Kore, İngiltere, Amerika'da geliştirilerek kullanılan aşı, tarihe bir "Çin icadı" olarak geçmiş durumda.

Görünen o ki benzer bir durum, Covid-19/Koronavirüs aşısı için de söz konusu olacak.

Tunca Arslan